"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Babalık en çok Tarkan’a yakışıyor

Bunu ben demiyorum, hafta sonu Babalar Günü nedeniyle Poltio üzerinden anket düzenleyen GittiGidiyor e-ticaret sitesi söylüyor..


“Son bir yıl içinde baba olanlar arasında babalığı en çok yakıştırdığınız ünlü isim kim” sorusunu 6.536 kişi oylamış...
Ankete katılanların neredeyse yarısı (yüzde 46) Tarkan demiş...
Yüzde 15’le Burak Özçivit ikinci, yüzde 13’le Yetkin Dikinciler üçüncü olmuş...
Ben internet üzerinden yapılan oylamalara güvenmem, geçen ay Hande Erçel dünyanın en güzel kadını seçildi biliyorsunuz...
Ama bu ankette Tarkan’ın birinciliğine itirazımız olmaz...
Çünkü hayranları ona her şeyi yakıştırıyor, kaldı ki babalığın ona fazlasıyla yakıştığını ben de düşünüyorum...
Bu vesileyle şimdiden bütün babaların, Babalar Günü’nü kutlarım.

İzlanda fırçası

2 saat havali-manında bekletilmeyi, bulaşık fırçası uzatılmasını o kadar büyük bir olaya dönüştürdük ki hep birlikte...
Hatta Şenol Güneş bile maç öncesinde konuşmasının büyük bölümünü bu olaylara ayırdı...
Futbolcular da karşılaşmayı, rakibi, maçı falan unuttular...
Unuttukları 90 dakika boyunca o kadar belliydi ki, Milli Takım futbol bile oynamadı.
Bu krizi doğru ve aklıselim yönetmesi gereken Şenol Güneş de bize ayak uydurunca futbolcuları maça hazırlayamadı.
Oysa Şenol Güneş’in yapması gereken futbolcuları maça konsantre etmekti...
Fransa maçındaki Milli Takım’la İzlanda maçındaki Milli Takım arasındaki uçurum başka türlü açıklanamaz...

Hakkı Devrim olsaydı

Rahmetli Hakkı Devrim yaşasaydı, Hazal Filiz Küçükköse’yi Dil Yaresi’ne konuk eder, “Bak hanım kızım ona ‘miladı doldu’ denmez, ‘miadı doldu’ denir” diye uyarırdı...
Eski eşi için “Miladı doldu” lafını kameralar önünde defalarca geçiren Hazal Filiz Küçükköse de kelimenin doğrusunu öğrenmiş olurdu...
Rahmetle anıyorum kendisini...

Sermiyan Midyat ve Nev

Biri ülkenin bilinen, tanınan sinemacısı, diğeri ülkenin tanınan bilinen müzisyeni...
Bir akşam Büyükada’da aynı mekanda yolları kesişiyor...
Biri diğerinden Ahmet Kaya şarkısı istediği, diğeri söylemediği için aralarında kavga çıkıyor...
İddiaya göre sandalyeler, yumruklar havada uçuşuyor...
Sermiyan Midyat’la Nev...
Olay Sermiyan’ın alkolü fazla kaçırmasından çıkmış, Nev’in olayda bir kusuru yok...
Ama bu ülkenin iki sanatçısı keyifli bir akşam sofrasında konuşarak anlaşamıyorsa biz neyi konuşuyoruz ki hâlâ...
Benim itirazım bu ülkenin sanatçılarının bile çözümü bulamamasına...
Yan yana bile gelmemesi gereken “şiddet ve sanatçı” kavramlarını bu kadar kolay hayatımıza sokmalarına... Sermiyan son yıllarda bu tür haberlerle sık anılmaya başladı ki, dikkat diyorum...

Yine başıma iş alır mıyım acaba?

Merak ediyorum Bodrum’da gece davetine mayo üzerine kaftanla katılan Ece Sükan’ı eleştirsem...
Kadınların giyim kuşamına neden karışıyorsun diye fırça yer miyim acaba?
Ama yine de duramayıp yazıyorum işte...
Onur Baştürk tarzını beğenmiş ama Bodrum da olsa ben Ece’nin bu ‘kıyafetini’ yersiz buldum...
Beach’ten odaya çıkıp üzerine değiştirmeye vakit bulamadan akşam davetine katılmış gibi...

Babalık en çok Tarkan’a yakışıyor

X