"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Akdeniz müziğinin iki güzel kadını Açıkhava’da buluşacak

25 Eylül’de Akdeniz müziğinin iki güzel kadını Açıkhava’da düet yapacak: Biri şarkılarıyla dünya çapında şöhret olan Yunan sanatçı Despina Vandi, diğeri Ziynet Sali... Despina’nın ilk Türkiye, Ziynet’in ise ilk Açıkhava konseri olacak bu. Geçtiğimiz hafta ilk provalarını Atina’da yaptılar. İkiliyle prova sonrasında bir araya geldik.

Siz sadece müzikal değil, fiziksel olarak da benziyorsunuz birbirinize...
Despina: Evet, biz de birbirimize benzediğimizi fark ettik ve aynı şeyi konuştuk aramızda dün.
Ziynet: Belki de havamız andırıyor, o yüzden herkes benzediğimizi söylüyor.
Ziynet sen bir Despina Vandi şarkısı olan “A Pa Pa”yla meşhur oldun, şimdi Despina’yla Açıkhava konseri vereceksin.
Ziynet: Çok heyecanlıyım, hem de çooook... Ölüyorum heyecandan. Ayrıca bu benim ilk Açıkhava konserim olacak.
Despina: Benim de Türkiye’de vereceğim ilk konser olacak.
Türkiye’de şarkılarının ve senin ne kadar popüler olduğunu biliyor musun?
Despina: Öyle olduğunu Ziynet’ten öğrendim.
Buna rağmen neden bunca yıldır konser vermedin Türkiye’de?
Despina: Fırsat olmadı. Şimdi Ziynet’in teklifiyle iyi bir fırsat çıktı önüme. Bu teklif Ziynet’ten gelince ve konser alanını görünce hiç düşünmeden kabul ettim. Çok güzel bir konser olacak.

ZİYNET’İN ENERJİSİ DE GÜZEL, SESİ DE
Ziynet nasıl keşfetmiştin “A Pa Pa” şarkısını?
Ziynet: Kıbrıs’a gittiğimde Rum radyolarını dinler, beğendiğim şarkıları kasetlere kaydeder, İstanbul’daki öğrenci evimde dinlerdim. “A Pa Pa” da kaydettiğim şarkılardan biriydi. Sonra bu şarkının Türkçesini yapıp single çıkaralım dedik. “A Pa Pa”, Yunanistan’da patlamıştı ama Türkiye’de bilinmiyordu henüz. Dikkat çekici bir şarkıydı. Benim albüm çıkarmam, Yunanca şarkılar söylemem, profesyonel hayata başlamam “A Pa Pa” ile oldu. Türkiye’de tanınmamı sağlayan şarkıdır o...
Despina: Beni de çocuklar ve bebekler bile tanıdı bu şarkıyla. Çünkü çok kolay ve dile dolanan bir şarkı.
Siz dün tanıştınız. Despina, nedir Ziynet’le ilgili ilk izlenimin?
Despina: Çok güzel bir kadın, çok hoşuma gidiyor. Enerjisi de güzel, sesi de. Dün ilk kez canlı olarak dinledim, çok beğendim.
Daha önce dinlemiş miydin şarkılarını?
Despina: Evet, CD’lerini vermişlerdi bana. Ama dün canlı dinleyince sesinin çok iyi olduğunu daha iyi anladım.
Ziynet senin ilk izlenimin neydi?
Ziynet: Şarkılarından ve sesinden bir sıcaklık alıyordum, kendime yakın hissediyordum Despina’yı. İlk Açıkhava konserimde düet yapmak istediğim ilk isim de oydu. Dün stüdyodaki enerjisini ve samimiyetini görünce yanılmadığımı anladım.
Ya kan uyuşmazlığı olsaydı aranızda, ne olurdu?
Despina: Ne olacak, bugün burada olmayacaktık.

Akdeniz müziğinin iki güzel kadını Açıkhava’da buluşacak

AŞKA YÜREK GEREK’İ MUSTAFA’YA KAPTIRDIM

Ziynet Yunanca biliyor musun?
Ziynet: Biraz öğrendim... Kıbrıs’ta yaşarken anneannem Rumca biliyordu ve kulak dolgunluğu vardı. Sonra Rumca öğrendim. Hatta Rumca söylediğim şarkılardan dolayı çoğu kişi beni Yunan zannetti.
Ziynet bize yıllardır Yunanca şarkılar söylüyor ama belki de bizi kandırıyor. Nasıl Yunancası?
Despina: Hayır hayır, kandırmıyor. Ben duyduğumda çok şaşırdım, bu kadar iyi Yunanca şarkı söylemesini beklemiyordum açıkçası. Çok çok iyi söylüyor.
“A Pa Pa” gibi söylediğin başka Despina Vandi şarkısı var mıydı?
Ziynet: Sahnede “Anaveis Foties”i söylüyordum, o da çok güzeldi ama maalesef o dönem maddi imkanımız olmadığı için şarkının hakkını alamadık. Mustafa Sandal aldı. “Aşka Yürek Gerek” diye bildiğimiz şarkı o işte. Mustafa Sandal alınca ben çok üzülmüştüm. Çünkü şarkıyı çok seviyor, her gece Zorba’da söylüyordum.
Parasızlıktan mı kaptırdın şarkıyı gerçekten?
Ziynet: Gerçekten şarkıyı alacak paramız yoktu. Ben o dönem bütün Yunanca şarkıları önceden keşfedip sahnede söylüyordum ama dönemin popüler sanatçılarının şarkıları alıp Türkçesini yapmasına çok üzülüyordum.
“Aşka Yürek Gerek” dışında elinden kaçırdığın şarkı var mı?
Ziynet: Bir de Serdar Ortaç’ın söylediği “Beni Unut” var. Despina Vandi’nin değildi ama o da benim sahnede Yunanca söylediğim şarkılardan biriydi. Bu iki şarkıya çok üzülmüştüm.

MÜZİK VE KÜLTÜRLERİMİZ BİRBİRİNE BENZİYOR
Mustafa Sandal ve Ziynet senin şarkılarını Türkçe söyledi. Onların yorumlarını dinledin mi daha önce?
Despina: İki-üç yıl önce o şarkıların bestesini yapan arkadaşım dinletmişti bana. İnsanın kendi şarkısını başka bir dilde dinlemesi güzel bir duygu. Sizinle zaten müziklerimiz ve kültürlerimiz benziyor birbirine, bu nedenle o yorumlar daha çok hoşuma gitmişti.
Türk müziğini takip ediyor musun?
Despina: Ben bütün Türk müziklerini çok seviyorum, çok dinliyorum. Şu an isim sorarsan söyleyemem ama Türk melodileri aynı Yunan şarkıları gibi kalp acısını hissettiriyor, o nedenle çok seviyor ve yakın buluyorum.
Şarkılarını bilemeyebilirsin ama Türkiye’den bildiğin sanatçılar yok mu?
Despina: İsim olarak şu an söyleyemem ama Türkiye’deki müziği tanıyorum.

Akdeniz müziğinin iki güzel kadını Açıkhava’da buluşacak

TÜRKÇE ŞARKILARDA KOPYA ÇEKECEĞİM

Despina’yla nasıl bir araya geldiniz?
Ziynet: BKM’den Harbiye Açıkhava’da konser teklifi geldiği zaman ne yaparız diye düşündüm. Bir önceki Küçükçiftlik Park konserinde Angelina Dimitriou ile “Akdeniz Rüyası” diye bir konsept yapmıştık. Ben hep müziğin dili, dini, ırkı yoktur, müzik birleştirir diye düşünürüm. Bu kez de “Dance and Romance” diye bir konsept koyalım dedim. Tek başıma yapmak istemedim o konsepti. İki kadın daha kuvvetli olur diye Despina Vandi’ye teklif götürdük, hemen kabul etti.
Türkçe şarkılar söyleyecek misin bize İstanbul’da?
Despina: Söylemeye çalışacağım. Kopya çekerek okuyacağım, hepsini ezberleyemem ama...
Repertuvar nasıl olacak?
Despina: Benim önemli şarkılarımı Ziynet’le beraber söyleyeceğiz. Düetlerimiz olacak, en popüler ve Türkiye’de bilinen şarkılarımı söyleyeceğim. Özellikle onları seçtim ki, daha eğlenceli bir gece yaşayalım.
Ziynet: Açılışı ben yapacağım, sonra o devam edecek. İkinci bölümü ise düetle açıp düetle kapatacağız.
Sahnede özel bir gösteri olacak mı?
Despina: Şimdi bu sürprizi açıklayamayız, kartlarımızı göstermeyiz, İstanbul’da açacağız.

İLK BULUŞMADA YILLARDIR TANIŞIYOR GİBİYDİK
Müzikal olarak benziyor mu tarzlarınız?
Despina: Seslerimiz, tonlarımız hepsi birbirine benziyor.
Ziynet: Aynı tondan okuyroz zaten.
İlk provada senin gördüklerin neler oldu Ziynet?
Ziynet: Ben de düne kadar çok merak içindeydim, stüdyonun kapısına kadar merak ediyordum nasıl olacağını. Umduğumdan çok daha yüksek, daha pozitif bir enerjiyle karşılaştım. Büyük bir misafirperverlikle karşıladı beni. Sanki yıllardır tanışıyor gibiydik. Çok uyumluydu. Şarkılara Türkçe eşlik etmek istediğini söyledi. Benim Yunanca söylediğimi duyunca da çok şaşırdı...
Türk dizilerini izliyor musun?
Despina: Yaklaşık beş yıldır hiç televizyon izlemiyorum ama Türk dizileri Yunanistan’da çok izleniyor.
Ziynet, senin söylemeyi en çok sevdiğin Despina şarkısı hangisi?
Ziynet: “A Pa Pa” dersem yalan olur. Slow şarkılarını söylemeyi daha çok severdim. “Thelo Na Se Do”yu mesela. Bizde Yaşar’ın söylediği “Seni Severdim”i.
Despina: Benim favori şarkım da o.

Açıkhava’da Tarkan’ın rekoru değil şarkı söylemek önemli

Açıkhava’yı gördün mü?
Despina: Fotoğraflarını ve videosunu gördüm, çok beğendim. Orada konser vereceğim için seviniyorum.
5 bin kişilik bir alan ve Tarkan 8 konserinin her birinde oraya 7 bin kişi doldurarak bir rekora imza attı. Bu rekoru kırabilir misiniz?
Despina: Benim Harbiye’deki ilk konserim bu. Rekor ve sayılardan çok orada konser vermem önemli.
Ziynet: Rekor peşinde değiliz ama 25 Eylül’de oranın dolacağından eminim.
Despina: Şunun sözünü verebilirim; tek ve çok özel, insanların çok eğleneceği bir konser olacak. Bunu not et bir yere.

Sevgilin golcü olsa kesin evlenirdin

İki çocuğun var değil mi?
Despina: Evet, 7 ve 10 yaşlarınalar. Biri kız, diğeri erkek.
Zor değil mi hem sahnelere, hem albüm çalışmalarına hem de iki çocuğa yetişmek?
Despina: Her çalışan kadın gibi ben de zorluklar yaşıyorum. Her zaman konserde, albümde bir gerilim, bir heyecan oluyor. Ama sonraki zamanlarda aileme zaman ayırarak işten kaynaklanan gerilimi azaltıyorum. Her boş zamanımda ailemle birlikte kaliteli zaman geçiriyorum.
Ziynet’e bu konuda bir tavsiyede bulunmak ister misin?
Despina: Aşkta kaybeden işte kazanır. Onun için çok güzel şarkı söylüyor Ziynet...
Ama sen de iyi şarkı söylüyorsun, hem aşkta da kazandın. Bunu nasıl açıklayacağız?
Despina: Şimdi her şeyi burada açık etmeyelim. Benim içimde de başka paylaşamadığım şeyler var. Türkiye’ye her geldiğimde, her röportaj yaptığımızda bir şey açıklayacağım hayatımla ilgili.
Bu ilk konserin ve ilk röportajın. Öyleyse ilk açıklamayı şimdi yapabilirsin.
Despina: Bunu önümüzdeki sefere bırakalım.

BU KADAR GÜZEL BİR KADINI NASIL BOŞ BIRAKIYORLAR?
Eşinle nasıl tanıştın ve nasıl evlendin?
Despina: AEK gibi büyük bir kulübün çok önemli futbolcusuydu. Tanıştık, birbirimizden hoşlandık ve dört sene sonra evlendik.
Ziynet’in de bir futbolcu sevgisi vardı ama o evlenemedi, ayrıldılar...
Ziynet: Yapmaaa Cengiz...
Despina: İyi bir futbolcu muydu?
Cengiz: Fena değildi.
Despina: Ama demek ki yeteri kadar iyi bir futbolcu değilmiş, onun için evlenememiş. Benimki süper bir futbolcuydu. Sevgilin yok mu Ziynet?
Ziynet: Hayır.
Despina: Bu kadar güzel bir kadını Türkiye’de nasıl boş bırakıyorlar, inanamıyorum. Erkek kıtlığı mı var Türkiye’de, bir gazeteci olarak söyleyebilir misin?
Ziynet kendini işe vermiş, o yüzden...
Despina: Merak ettim, futbolcu golcü müydü?
Hayır, orta saha.
Despina: Hah bak gördün mü Ziynet, o yüzden olmaz. Golcü olsaydı kesin evlenirdiniz. Bak benimki Yunanistan’ın en büyük golcüsüydü, evlendik.

Barış sanatçılara kalsa savaşlar hiç olmazdı

Türk ve Yunan ilişkileri son 10 yılda çok gelişti. Bu konuda sanatçılara düşen bir sorumluluk var mı?
Despina: Müzik, insanları birleştirir. Geçmişte olan tarihtir ve geçmişte kalmıştır. Bu olaylardan daima öğrenecek bir şeylerimizin olması lazım. Bugün Ziynet’le benim sırtımızda taşıdığımız sorumluluk, bu ilişkileri daha ileriye götürmek. Barış sanatçıların işi olsaydı, hiçbir zaman savaşlar olmazdı.

X