"Can Aydoğmuş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Can Aydoğmuş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Can Aydoğmuş

İdama karşıyım: Öldürmek o bilinci yok etmez...

Sevginin tüm güzelliklerinden hepinize merhaba...

Uzun zamandır sosyal medyada pek çok sayıda kişinin idamın gelmesini istediklerini görüyorum.

Bir çok korkunç suç işleyen, kendi hayvani bilincinin etkisi ile yaşayan insanların, insani değerlerin ötesinde suçlar işleyen kişilerin idam edilmesini isteyen çok kişi var.

Düşünüldüğü zaman cezalar elbette caydırıcı olabilir, başkalarının bir daha yapmaması için bir etki yaratabilir.

Toplumun ve mağdur olan kişilerin bu idam cezası ile öfkelerinin hafiflemesi, bir anlamda rahatlamaları sağlanabilir. Bazen gerçekten çocuklara, hayvanlara tecavüz eden kişilerin artık insan olmadığını hepimiz düşünüyoruzdur.

Bunun yanında terör suçu işleyen, pek çok insanın ölümüne neden olan veya olabilecek insanlara karşı da söylenecek bir söz kalmıyor...

Kendi eşine, çocuğuna işkence yapan veya ensest tecavüzlerin olduğuna dair haberleri hepimiz görüyor ve şoktan şoka giriyoruz.

Benim burada sayamadığım ve saymak ta istemediğim sayısız korkunç, hayvanların bile birbirine yapmayacakları durumlar var.

Lakin ben İdama karşıyım...

Neden diye soracak olursanız?

Metafizik uzmanlarının ve tüm morfogenetik alanında çalışan, aile dizimi gibi çalışmaların içinden geçen kişilerin de bildiği ve söylediği üzere bilinç ölmüyor. Ailelerin ve toplumların gen hafızaları, enerji alanlarındaki bilgi alanları ile beraber yaşamaya devam ediyor.

En son her bir kişinin 14 nesile kadar dayanan tüm bilgileri taşıdığı bilim adamları tarafından kanıtlandı.

Bunun yanında kolektif bilinç ve toplum bilinci denilen bir şey de var. Bu kavramdan zaten ben doğmadan önce bile bilinen, üstlerine sayısız araştırmaların yapıldığı, bütün dünyaca artık kabul gören kavramlar.

Birbirine yakın bir kaç adaya farklı maymunlar ve aynı makine konuluyor. İçlerinden bir tanesi makinayı kullanmayı anladığı an, diğer hepsi o kadar uğraşmadan makinayı kullanmaya başlıyorlar.

Sonuç olarak tüm canlıların ve varoluşun arasında bir bilgi akışı var.

Elbette bu korkunç eylemlerde bulunan insanlar alınmalı, hapse atılmalı. Ama neden böyle olmuşlar, bu kişilerin aileleri bu insanlara ne yapmış? Aile geçmişlerinden ne geliyor ki bunu yapıyorlar?

Belki onların ailesinden başka birisine dışarıdan birisi tecavüz etti veya kendi ataları böyle bir mağduriyetle karşılaştı ve bunu tekrar ediyorlar..

Bu insanları öldürdüğünüz zaman, onların bilinç halleri ve o düşünce biçimi ölmüyor.

Bu insanların böyle olmasına ve bu noktaya gelmelerine neden olan inançlar, yargılar, bakış açıları, cümleler, yaşam biçimi, anne ve babalarının davranışları nelerdir?

Bunların hepsi araştırılmalı, bu insanlar incelenmeli ve ona göre aileleri de tedavi sürecine alınmalıdır.

Bazılarınız diyeceksiniz ki bu çok uzun bir iş ve kim yapacak o kadar şeyi? Bu işin başka çaresi yok.

Aksi halde sizlerin torunları da ve torunlarınızın torunları da haberleri okurken bu yaşanılanları görmeye devam edecek ve belki kendileri de bununla karşılaşacaklar.

O yüzden en önemli konu, bütün hapishanedeki insanları rehabilite etmek ve bilinçlerini değiştirmek. İsterseniz suçlarından dolayı ömür boyun hapiste kalsınlar. Ama hapiste iken de bilinçlerinin yükselmesine, farkındalığı yaşamalarına ve eski o bilinçten kurtulmalarına yardım etmelisiniz.

Bunu onlar için değil, bütün ülkemiz için yapmalısınız. Yapmalısınız derken devlete söylemiyorum bunu herkese söylüyorum. Çünkü ben devletin verdiği kararların bile kolektif bilincin kararları olduğuna inanıyorum.

Sonuç olarak bizler hayallerimizin ötesinde bir sistemin içindeyiz. Aynı zamanda bence bir insanı öldürmek gerçekten çok korkunç... Tabi benim de çok sevdiğim bir yakınıma birisi tarafından zarar verilse veya bana zarar verilmeye kalkışılsa belki bende o kişiden nefret eder ve onun için çok kötü şeyler isteyebilirim. Yanlız bu haklı olduğum ve o sırada yüksek bir bilinçten baktığım anlamına gelmez.

Çünkü öfkenin ve kızgınlığın tesiri altında düşünmekte olduğum için söylediklerim yüksek bir bilinç sayılamaz.

Tekrar söylüyorum ben ceza verilmesin demiyorum. Elbette ceza verilecek ama bu idam olmamalıdır.

Bence hayvanlara kedi ve köpeklere, yunuslara zarar verenler de hapse atılmalı ama bu insanlar da tedavi görmelidir.

Çünkü önemli olan bilincin değişmesi ve yükselmesidir. Hedef alınması gereken bedenler değil bilinçler ve o bilinçleri etkileyen faktörlerdir.

Sevginin kaynağı lütfen benim bilincimi bu bedende yaşarken aydınlat...

Sizi seven bir Can...

X