Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ahmet Arıman; cinsellik mi? sevgi mi?

Farkındalığın güzelliğinden herkese merhaba...

Her zaman söylediğim gibi yargılarsan, yargılanırsın. Lakin farkındalık içinde yaşamak lazım ki gerçekten varlığımız parlasın...

Yuval Harari çok değerli bir tarihçi olarak “Hayvanlardan Tanrılara Sapiens” ve “Homo Deus” gibi kitapları ile insanların nereden geldiğini o kadar güzel anlatmış ki...

Bu konuyu özellikle “İnsanlık Nereden Geldi, Nereye Gidiyor?” köşe yazımda uzun uzun anlatmıştım. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. 

İnsanlığın evrim sürecinde, etik değerler, ahlaki yapı, aile bütünlüğü, toplumsallaşmanın ve dinlerin etkileri bazı yönlerimizin baskılanmasına ve kontrol altında tutulmasına yol açmış. Tabi bu baskıların yoğunluğuna bağlı olarak olumlu veya olumsuz sonuçlar da ortaya çıkabiliyor.

Beynimizin kabuk kısmı olan korteks, özelliklle toplumsal uyumumuzu ve söylemlerimiz ile ilgili kontrollü olabilmemizi sağlıyor.

Ahmet Arıman gibi hepimizin anılarında taht kuran, bir çoğumuzun çocukluğunun unutulmaz Hababam Sınıfı filminin “Hayta İsmail” karakterini canlandıran isim...

Şu an ki yaşı 62 olmasına rağmen 23 yaşında bir bayan ile evlenmiş olması belki de saygı ile karşılanabilirdi. Bence bunca insanın, bu kadar tepki göstermesinin asıl nedeni kendisinden yaşça küçük birisi ile evli olması değil.

Elbette 62 yaşında bir insanın 23 yaşında bir insan ile evlenmesi, hatta beraberliği bir çok yönden sağlıklı mı, doğru bir şey mi o çok ayrı bir konu...

Benim çok yakın arkdaşım kendinden bu kadar yaş küçük veya bu kadar yaş büyük birisi ile evlenmek istiyor olsa;

Buradaki amacın ne?

Hangi duygu ve düşünce ile bunu yapıyorsun?

Sana bunu yaptıran nedir?

Ailendeki neyi tekrar ediyorsun?

Atalarından uzaktan kumanda ile yönetiliyor olabilir misin?

Ailenin geçmişinde, çok küçük yaşta kendinden daha büyük yaşta birisi ile evlendirilmiş biri var mı?

Ailenin geçmiş nesillerinde kendinden çok küçük bir kız veya erkek ile evlenmiş bir kişi var mı?

Kimin hangi duygusunu şifalandırmaya çalışıyorsun?

Babanı mı arıyorsun?

Bunu sevgiden mi yoksa korkudan mı yapıyorsun?

... gibi birçok soru sorardım.

Dediğim gibi hayatın içinde hiç birşey göründüğü gibi değil ve herşeyin çok derin alt katmanları var.

Gel gelelim işin rahatsız eden kısmına...

Ahmet Arıman verdiği röportajda; “30’larında olsaydı yine almazdım, göğüsleri sarkmış olacaktı, istemezdim. Fizik benim için önemli. Ha benimle yaş alır, o ayrı.” dediği zaman sevginin özünden fersah fersah ötelerdeki bir canlıya dönüştüğünü görebiliyoruz.

Eğer ki bu ilişki iki insanın gerçek anlamı ile birbirine karşı duyduğu sevgi, aralarında ki zihinsel, duygusal ve fiziksel çekimden kaynaklansaydı, o zaman herkes bu kadar büyük bir aşk ile böyle bir zorluğa göğüs gerdikleri için belki de onları ayakta alkışlardı.

İşin aslı şu ki bu cümleleri okuduğum zaman 30 yaşını geçmiş bütün kadınları cinsel bir sınıflandırmaya koyarak bende uyandırdığı izlenim:

İnsani değerler ve sevgiden son derece uzak, entellektüelliğin yanından geçmemiş, sanat ile alakası olmayan, eğitim almamış, söylediklerinin bir çok insanın annesine, kız kardeşine ve çocuğuna dokunduğunu düşünemeyen, beyin korteksi çok işlevsel olmayan bir insan...

Türkiye’nin değer verdiği bir oyuncusu, keşke şu hayatının içinde sonsuza kadar onu güzelliklerle anmamıza izin verseydi.

Elbette ki hepimiz insanız, hiç birimiz mükemmel değiliz!

Söylemeden edemeyeceğim bir gerçekte şu ki her birimiz olduğumuz gibi mükemmeliz.

Her birimiz ayrı ayrı çok güzeliz. Tabi bu güzelliklerimizi ve varoluşumuzun ilahi ışığını ortaya çıkartanlar, sevgi, kabulleniş, hoşgörü, yargısızlık ve birlik.

Sevgi dediğimiz zaman, yaşadığımız zamanın içinde bir çok insan aslında sevgiden ışık yılları uzaklıktaki, sevgi ile alakası olmayan kavramları yaşıyor ve adına sevgi diyorlar, o başka...

Sevgi bir kişiye duyulan bir duygu değildir.

Sevgiyi hissettiğiniz zaman herkese ve her şeye eşit bir şekilde hissedersiniz.

Günümüzde aşk, aşk diye herkesin haykırdığı söylemin karşılığı tutku ve cinsellik oluyor.

Sevgiden yaşayan, sevginin bilincinde olan insanların önünde saygı ile eğiliyorum.

Sevginin kaynağının gücü, lütfen sevginin özünden yaşayabilmemizi sağla.

Sizi seven bir Can...

 

 

X