"Can Aydoğmuş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Can Aydoğmuş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Can Aydoğmuş

Şubat 2018 enerjisi: Dilekler gerçekleşsin...

10 Şubat 2018

Şubat 2018’in önemli başlıkları;

1. Mart ayına hiçbir şeyi bırakmayın.

2. 12 Şubat’a çok dikkat!!!

3. 15 Şubat değişim zamanı...

Sonrasında;

1. Mayıs ile Kasım arası sınav dönemi

2. 27 Temmuz büyük dönüşüm...

Bu kış, şu ana kadar neden hava soğumadı? Bu soru bir çok kişinin kafasında dolaşan bir soru işareti. Cevabını hemen söylüyorum; Normalde Satürn’ün konumundan dolayı müthiş soğuk bir kış geçirmemiz lazımken, Jüpiter Türkiye’nin astroloji haritasında güneş ile beraber olduğu için ısı ve ateş enerjisini arttırıyor. Jüpiter önümüzdeki Ekim ayında ev değiştireceği için 2018 sonu ile 2019 başı kış dönemi müthiş soğuk olacak.

Yazının devamı...

Şehitlerimizin önünde saygı ile eğiliyorum. Atalarımızın Sevgisi...

7 Şubat 2018

Eğer bu topraklarda yaşıyorsak, bunu şehitlerimize borçluyuz.

Her gün çocuklarımız okula gidebiliyorsa, bunu şehitlerimize borçluyuz.

Taksim meydanında insanlarımız huzur içinde dolaşıyorsa, bunu şehitlerimize borçluyuz.

Bakkalımızdan ekmeğimizi güven içinde alabiliyorsak, bunu şehitlerimize borçluyuz.

Komşularımızla beraber yaşadığımız her paylaşımı şehitlerimize borçluyuz.

Sevgilimiz ile sinemaya gidebiliyorsak, bunu şehitlerimize borçluyuz.

Malımız, mülkümüz, tapularımız eğer hala bizim ise, bunu şehitlerimize borçuyuz.

Arabalarımız ile gezebiliyor, lüks harcamalar yapabiliyorsak, bunu şehitlerimize borçluyuz.

Yazının devamı...

Bilinçsiz Bilgililik ve Yargılayıcı Entellektüellik

4 Şubat 2018

Yaşamın içinde insanların birçok üniversiteden mezun olmalarına, hatta profesör olmalarına rağmen birbirlerine tamamen tezat görüşleri savunduklarını görebiliyoruz. Herkes kendi doğrusunun en doğru olduğunu büyük bir hararet ile paylaşıyor ve gerektiği yerde bunun adına öfkeleniyor.

Çok okumuş birçok insan, tabi burada ne okumuş olduğu da ayrı bir konu, kendinden farklı olan birçok insanı aşağılıyor, dışlıyor, yargılıyor ve hatta var olmaması gerektiğini savunabiliyor. Bu insanlar savundukları gerçekliğin içinde büyümüş, ailesinden onun doğru olduğunu görmüş ve aidiyet duygusunu tamamen o gerçekliğe bağlamış bilinçlerdir. İnsanları aidiyet duygusu geliştirdikleri ve kabul edildikleri alanlardan çıkarmak neredeyse imkansız gibi bir şey.

Bir de bu insanlar o bilinç alanında bir üstad olarak kabul edilmiş ve üstüne yaşamının geçimini de buradan sağlıyorsa, artık elde etmiş olduğu bu gücü korumak adına herkese herşi söylemeye ve herkese herşeyi yapmaya başlayabilir.

Genel olarak, tarih boyunca bütün öğretilerin, toplulukların başlarındaki insanların acımasızca yaptıkları ve yapmakta oldukları budur.

Çoğu insan aslında ruhen kendisine çok ters olmasına, hatta içsel olarak tamamen karşı olmasına rağmen, menfaatleri adına ve kabul gördüğü alan uğruna birlik bilincini hiçe sayıyor.

Bu yazdıklarım, bu insanları içsel olarak rahatsız edeceği için, iç benliklerini en karanlık ve kendisinin bile ulaşamayacağı bir yere saklıyor, kilitliyor ve onunla ilgili tamamen kendilerini hissizleştiriyorlar.

Japonya’da yaşayan bir üstada göre asıl doğru onun doğrusu, Meksika’da yaşayan bir üstada göre asıl doğru  onun, Afrika’da yaşayana göre ise asıl doğru onun doğrusu. Vatikan’da yaşayan bir üstada göre asıl gerçeklik onun, Avusturalya’da yaşayan bir üstada göre de asıl ve tek gerçek onunki.

Ve hepsine göre, bir gün herkes kendilerinin ve çevrelerinin inandığı doğruya gelecek ve bütün dünya tek olarak onların doğrusunu yaşayacak. Hepsine göre diğer öğreti ve doğrular aslında yanlış yoldalar. Hepsine göre en iyi yere gidecek olan ve inandıkları yüce kaynağın istediğini yapan onlar.

Yazının devamı...

Ayakkabın delik dolaşmak ne demek bilirim! Köylerdeki okullara yardım etmeliyiz...

3 Şubat 2018

Zorluklar yaşıyorsanız bilin ki yaşadığınız kolektif bilincin içinde hissettiğiniz zorluğun bin katını yaşayan insanlar vardır.

İnsanlar kendi hayatında yaşadıkları zorlukların içinde, özellikle başkalarına yardım ettikleri ve başkalarının rahatlamasını sağladıkları zaman, kendilerinin de rahatladıklarını görürler.

Belki sizler için küçük, başkaları için çok büyük yardımlarınız ile küçücük kalplerin mutluluk ile dolmasını sağladığınız zaman yaşam sizi bin katı mutluluklar ile doldurabilir.

Son günlerde Türkiye’nin pek çok yerinde, köylerdeki çocukların ayaklarında ayakkabılarının dahi olmadığını ve aynı zamanda çok büyük zorluklar yaşadıklarını görünce çok üzüldüm.

Ben birebir bu zorluğu yaşamış, 50 liraya kendime bir ayakkabıyı bile alamamış bir insanım. Hani bazı insanlar yokluk yaşadım diyorlar ya ben o yokluğun gerçeten dibini yaşadım. Bir ayakkabım yoktu desem inanır mısınız? Gerçekten yoktu...

Daha sonra bir ayakkabı alabildim zar zor. O da plastik olduğu için bütün ayaklarımı yakmadı mı...

Anlayacağınız tam bir kabus yaşadım. Neyse ben bütün o süreçlerin içinden derslerimi alarak, astrolojik döngü değişimlerinde yaşam bambaşka boyutlara geçebilir ve meğer akrabanın akrabaya yaptığını akrep yapmazmış diyerek kendimi mucizeler yaşamaya adadım. İnandım mucizelere ve her gün kendi üstümde çalıştım...

Yaşadığım her deneyim beni düşüncelerin, duyguların ve sözcüklerin gücüne daha fazla yöneltti...

Yazının devamı...

Izdıraplardan dostluğa... En güzel dostluk yaşamla dostluk...

31 Ocak 2018

Yaşadığım yanlızlıkların ve çok derin kimsesizlik duygularının girdabında kahreden ızdıraplar çektim.

O ızdıraplar adeta bir çayın demlenişi gibi yavaş yavaş tüm yaşamımı demlerken gittikçe acımsı bir tadın beni sardığını hissettim. O acı tadın içinde kalmak yerine kendimi farkındalıklara ve bambaşka sorulara yönelttim.

Her soru ayrı bir tat, her farkındalık bambaşka bir lezzet verdi...

İlk sorularımdan bir tanesi; İnsanın yaşamını beraber yaşayacağı ailesi biyolojik ailesi midir? Yoksa onun hayatında mutlulukla paylaşımlar yaşadığı insanlar mıdır? Bu soru beni çok derinlere götürdü.

Hepimizin aileleri bizler için çok kıymetli ve ailemize saygı duymamız hatta atalarımızın önünde eğilmemizin bütün hayatımızı şifalandırdığına inanıyorum. Özellikle ailemizin ve atalarımızın sevgisi ile bağlantıda olduğumuzda ve o sevgi akışına izin verdiğimizde, hayatımız hayallerimizin ötesinde bir güç ve mucizelerle dopdolu oluyor.

Farkında olmamız gereken önemli bir nokta da doğduğumuz yerin adeta bizim okulumuz olduğu ve oradan almamız gereken pek çok güzel hediyelerin var olduğudur...

Lakin evrimleşmemiz, gelişmemiz için bizden yani ailemizden farklı insanlar ile buluşup kendimizi bulmalı, özümüzü ortaya çıkarmalıyız.

Ancak kendimizden farklı insanlar ve yaşadığımız ortamlardan farklı diyarlarda, konfor alanımızın dışına çıkarak kendimizi keşfedebiliriz. Aynılığın içinde nasıl farklı olasılıkları görebiliriz ki?

Yazının devamı...

Ay tutulması; Değişim ve Hediyeler...

28 Ocak 2018

Hepimizi önümüzdeki dönem çok önemli güneş ve ay tutulmaları bekliyor. Her bir tutulma bizler için değişim ve dönüşüm demek.

Tabi bizler değişime açıksak ve içimizdeki ışık yanımızı yüksek tutuyorsak bu süreçler çok daha kolay geçiyor. Lakin eğer korkularımız, teslimiyetsizliğimiz ve yıkıcı duygularımız çok baskınsa, o zaman oldukça zorlanabiliyoruz.

Yıkıcı derken sadece öfke gibi duygulardan bahsetmiyorum. Kimi zaman gerçekten sevgi ile alakası olmayan tutkularımız ve çok yoğun bir şekilde saplantı biçimine dönüştürdüğümüz isteklerimiz de son derece yıkıcı olabilir.

Herşey bizim beklediğimiz şekilde gelişmese de, aslında bizim iyiliğimize olacak şekilde gelişecektır.

Çoğu insanın ağzından çıkan sözler ile içsel istekleri tam anlamı ile birlik içinde değil. Kişilerin kendi içlerinde birlik halinde olmamaları ve akışta olmalarına engel olan her türlü yönleri, özellikle bu tutulma zamanlarında doruk noktasında karşılarına çıkıyor.

Otuzbir Ocak 2018 tarihinin öncesi ve sonrası yaşamın adeta size öğretmenlik yaparak konuştuğunu düşünerek, dinleyin, izleyin ve kendinizi anlamaya açın. Eğer yaşama bir öğretmen gözü ile bakarsanız yaşadığınız bütün süreçler çok daha büyük bir kolaylık içinde akacaktır.

Her zaman mutlaka çözüme yönelin, asla isyan etmeyin ve her zaman ama her zaman nasıl bir sorun yaşarsanız yaşayın, çaresinin sizin yanı başınızda olduğunu unutmayın.

Evrensel düzlemde dualitenin içinde olduğumuza göre, eğer ortada bir dert varsa mutlaka çaresi de vardır. Eğer bir sorun varsa mutlaka çözümü de vardır. Karanlık içine girdiğinizi hissettiğinizde farkında olmanız gereken en önemli etken, ışığınde aslında tam orada olduğu ve ortaya çıkmak için sizi beklediğidir.

Yazının devamı...

Kötülükçü ... İntikam almak için ne kadar kötü olabilirsin?  Kevser Aycan Aşkım Saroğlu

27 Ocak 2018

Uzun zamandır okumak için sabırsızlandığım Kötülükçü romanını sonunda okuyup bitirebildim.

 

Kötülükçü adeta beni ruhumdan yakaladı ve hediyelerle bıraktı.

Her satırının birbirini ahenk ile takip ettiği bu inanılmaz sürükleyici romanı okumanın ötesinde seyrettim ve yaşadım diyebilirim. Sanki film izlemek gibiydi.

 

Ellerimde bir kitap değil, her sayfasını merakla çevirdiğim bir dünya vardı. Ve o dünya bana her gün yüzümüze vuran pek çok gerçeği öyle  güzel gösterdi ve aynı anda da özgürleştirdi ki anlatamam. Bunu sizler de deneyimlemelisiniz.

 

Hiç kimsenin duyguları ile kendi çıkarımız adına oynamamalıyız. Geri dönüşümü çok tehlikeli olabilir. Bir de iyilik adı altında yapılanlara da dikkat etmeliyiz. Çünkü bazen iyilik gibi görünen fena halde yanıltıcı olabilir.

Yazının devamı...

Dualarımız askerlerimiz ile... Zeytin dalı için duaların gücüne inanın...

24 Ocak 2018

Hayatım boyunca duaların mucizelerini hep yaşadım ve yaşamaya devam ediyorum.

Yanlız şöyle bir gerçek var ki, hem haksızlık, kötülük, vicdansızlık, kıskançlık ve sevgiden uzakta hareketlerde bulunup hem de dua etmenin ne kadar etkili olacağına dair şüphelerim var.

İnsanlara ve hayvanlara vurmayan, acıtmayan, zarar vermeyen, çalmayan ve herkesin hakkını veren ellerin açıldığı zaman edilen dua bir başkadır...

Başkalarının kalbini kırmayan, kötü amaçlı yalanları söylemeyen, hakaret etmeyen, dedikodu yapmayan, insanların ve hayvanların iyiliği için konuşan ağızlardan çıkan dualar bambaşkadır...

Her şeydeki güzelliği, iyiliği ve sevgiyi görmeye çalışan gözlerin görmek istediği dualarıın tezahür edişi ayrı bir güzelliktedir.

Kalbinde gerçek sevgiyi yaşayan, içinden başkalarının iyiliğini isteyen, haset, şeytanilik, nefret ve kötü niyet, olmayan insanların kalplerinden geçen dualar öyle mucizelerle olur ki, bütün çevreleri şaşkınlık ile izler.

Yaşamın içinde hepimiz duaların, bedduaların, ah etmelerin, yapılan iyiliklerin, bizlerin ve atalarımızın yaşama katkılarının sonuçlarını yaşıyoruz.

Hiçbir şey boşuna olmamak ile birlikte, her şeyin iyi ve kötü zamanları vardır. Yaşam kendi ritmi ile insanlık için olduğu gibi ülkeler için de ilerliyor.

Yazının devamı...
Can Aydoğmuş Kimdir?

Can Aydoğmuş