"Çağlayan Çevik" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Çağlayan Çevik" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Çağlayan Çevik

Haftanın kitapları

Beyefendiler
Gonçalo M. Tavares
Çev.: İpek Gürsoy Kutluyüksel
Kırmızı Kedi Yayınları
Roman

Edebiyat tarihine geçmiş, birbirinden büyük altı yazarın portresi nasıl yazılır? Hem de hiç portre yazar gibi yapmadan. Bu portreler bir araya geldiğinde nasıl bir romana dönüşür? Hem de hiç roman yazar gibi yapmadan. Ve bütün bir hayatın izahı nasıl olabilir? ‘Beyefendiler’ bunun cevabı. Ola ki bu zamana kadar Gonçalo M. Tavares okumamışsanız, neler kaybettiğinizin farkında değilsiniz demektir. 1970 doğumlu Portekizli yazar, 2001’de ilk kitabını yayımlamasına rağmen oldukça üretken ve bu üretkenliği dünyanın çeşitli edebiyat jürileri tarafından birkaç kere ödüllendirilmiş bir isim. Saramago’nun “İnsanın onu dövesi geliyor” diyerek övdüğü Tavares Türkçedeki ikinci kitabı ‘Beyefendiler’de harikalar yaratmaya devam ediyor. Edebiyat dünyasından tanıdığımız altı büyük isim; Bay Valery, Bay Henri, Bay Brecht, Bay Juarroz, Bay Calvino ve Bay Walser’in kendi hayatlarını nasıl yaşadıklarına ve hayatı nasıl anlamlandırdıklarına dair müthiş bir kurmaca. Eserlerinden, yaşantılarından, söyledikleri sözlerden hareketle ama “tam isimlerini bile anmadan” yazılmış birer destan! Hem de andığı isimlere layık bir şekilde. Rachel Caiano’nun kitabı bütünleyen, kırık, aksak desenleriyle beraber.

Haftanın kitapları


İpekli Mendil
Editör: Yekta Kopan
Can Yayınları
Sözlükçe / Antoloji

‘İpekli Mendil’ kitabının editörlüğünü üstlenen Yekta Kopan kaptanlığında bir araya gelen 25 kişilik bir ekibin ortaya çıkardığı sıradışı bir kitap. Sözlük gibi ama değil, antoloji gibi ama değil. Bir şifre çözücü aslında. Üstelik bütün bir Türk öykücülüğünün şifresini çözüyor. Hatta bu ülkenin dokusundaki hücreleri izah ediyor. 300 maddeyle sınırlamışlar bu sonsuzluğa uzanabilecek kitabı. A’dan Z’ye Ahmet Mithat Efendi’den (d.1844) Gökhan Yılmaz’a (d.1987) uzanan çizelgede Türkçe öykünün birbirinden özgün ve önemli adlarının, aynı değerde eserlerinden belirlenmiş kahramanlar, kavramlar, mekânlar, şeyler nasıl anlatılmış onu gösteriyorlar bize. Birer öykü tadında madde madde. Bırakın yıllar süren titiz çalışmanın ürünü olmasını, sadece sonda verilen “Alıntıların yapıldığı kaynaklar” listesi bile tek kelimeyle “mükemmel” bir öykü kitaplığı oluşturmamız için biçilmiş kaftan! Okuduktan sonra “Sait Faik’in ipekli mendilleriyiz” dedirten, senenin sonunda, gerçek bir hediye bu kitap.


Güneş Hırsızları
Doğu Yücel
Doğan Kitap
Öykü

Doğu Yücel’in yazacağı asıl romanı/öyküyü ileriki yıllarda okuyacağımızdan adım gibi eminim. Bu sözü olumlu anlamda söylüyorum. ‘Varolmayanlar’da neler yapabileceğini göstermişti. ‘Güneş Hırsızları’ da yine birer işaret fişeği gibi aslında. Büyük patlaması olmasa da okurda iz bırakan, yazarın bugünkü yerini ve nereye varabileceğini gösteren işaretler... Kitaptaki toplam on iki öyküde, hayatın içindeki sihri kaleme alıyor Yücel. Çağının tanığı bir yazar olarak hali hazırda yaşadığımız zamanın karanlıkta kaybolan yönlerini anlatıyor. Bu kimi zaman yerine AVM yapılan tarihi bir sinema, kimi zaman insan ilişkilerindeki beceriksizlikler, kimi zaman elindeki tek yaşama zevki alınmış mahkumun hissi oluyor... Süsten uzak, yalın anlatımıyla on binlerce yıl öncesinden yüzlerce yıl sonrasına uzanıyor. ‘Güneş Hırsızları’ asıl durağına ilerleyen bir yazarın sıçrama tahtası.


Savaştan Barışa Şatolar ve Kaleler
Jean Mesqui
Çev.: Elif Gökteke
YKY
Genel Kültür

Ortaçağın en büyük sembolü kaleler/şatolar. İkisi birbirine çok benzer olsa da aslında bambaşka şeylerdir ve bugün daha çok rock müzisyenlerinin malikânesi olsa da aslında tarihin seyrini değiştiren temel birkaç mimari yapıdan biridir. Çünkü her şeyden önce bir iktidar ve fetih odağı, yönetim merkezi ve derebeyi konutu olan bu yapı, ele geçirilemezliği veya ele geçiriliş destanları ile tarihin seyrini değiştiren olayların mekânı olmuştur! Jean Mesqui, ‘Şatolar ve Kaleler’ adlı bu harika çalışmasında, Ardoul d’Ardres’in 11’inci yüzyıl başında inşa etti(rd)iği ilk ‘burç’tan itibaren kale ve şatoların hikâyesini anlatıyor. Hem de eksiksiz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI