"Buse Özel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Buse Özel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Buse Özel

Alın size 'paşam oğluşum'

Paşam, oğlum, oğluşum, aslanım... Yapmayın, etmeyin. Hala o çok modern "blogger annelerden" tutun da en sıradan ev kadınlarına kadar herkes "paşa"lar yetiştiriyor.

Yakıyor sizin paşalarınız, can yakıyor, insan yakıyor, acımıyor, kendisinden başkasını insan olarak göremiyor, gücünün yettiği herkesin efendisi olduğunu düşünüyor. Birçoğu oğlu olsun istiyor ama bir de gözünün bebeğinden sakınılan kız evlatlar var. Ailesi yetiştiriyor binbir emekle. Evde oturup bir adamın boyunduruğu altına girmesin diye okutuyor, çalıştırıyor. Birilerinin söylediği gibi "hafif kadın" olsun diye değil, aksine sağlam bir kadın olsun. Ayakları yere sağlam bassın diye. Birilerine muhtaç oldukları için hayatlarını yalan dolanla sürdürmek zorunda kalmasınlar, ufak hesaplar yapmak zorunda olan kadınlardan olmasınlar ya da sürekli boyun eğen mutsuzlar olmasın diye.

HASTA RUHLARA ŞİFA OLACAKTI

Sonra bir gün kızınız çıkıyor evden, geri gelmiyor... Aklına bin türlü şey geliyor her ailenin o süreçte. Özgecan'ın ailesinin aklına bile gelenlerden daha fazlası kızlarının, gözünün bebeğinden sakındığı evlatlarının başına geldi. 3 tane insan suretinde canlı bir araya geliyor. Ağzından salyalar akıyor. Özgecan psikoloji okuyordu. Hasta ruhlara şifa olmak istedi, yaraları sarmak istedi, o ağzından salyalar akanlarla bile konuşarak, terapi yaparak iyi gelebileceğine inanıyordu ki bu mesleği seçmişti. Ama efendiler, paşalar müsaade etmedi.

PAŞALAR, AĞALAR

Siz kadına sürekli "ana" olmaktan daha fazla bir anlam yüklemediğiniz için kadınlar sadece "can verebildiği", sizlerin bakımını yaptığı, egonuzu sürekli okşayıp tatmin ettiği sürece değerli oluyor. Hatta yine de değerli demeyelim de yanınızda barınabiliyor.

Eğer erkek olarak bir kadınla konuşurken her şeyden önce onun insan değil, kadın olduğunu düşünüyorsanız, cinsiyeti sizin için onun insan olmasından, bir canlı olmasından daha çok aklınıza geliyorsa sorun sizin beyninizde. Biliyoruz öyle yetiştirildiniz, paşasınız, ağasınız, gerçek dünyaya dönmekte zorlanıyorsunuz. Nitekim karısını, sevgilisini öldüren, tecavüz edenler bu kadar çok İNDİRİMLİ ceza alırken, sizin gerçek dünyaya dönmekte zorlanmanız çok da anormal değil. Egonuzu pohpohlayan, kadını metalaştıran, bu hayatta kadını sadece size hizmet etmek gibi görevleri olan bir eşyanın yerine koymaktan öte geçemeyen söylemleriniz bu kadar meşrulaştıkça Hindistan'daki kan donduran tecavüz olaylarına Türkiye de artık çok uzak değil.

Vicdanınız varsa bir karıncayı kibrit çakıp yaktığınızı düşünün. Yapın demiyorum bunu düşünün. Yüreğiniz kaldırır mı bir canlının böyle canının yanmasını, yakılmasını izlemeye. Benim kaldırmıyor.

Dukha'ları duydunuz mu bilmiyorum, Moğolistan'da bir Türk topluluğu. En eski Türk topluluklarının yaşadığı şekilde yaşıyorlar. Magma Dergisi'nden Özcan Yüksek onları yazmıştı bu ay yayınlanan sayılarında. Avlanmaya çıktıklarında bir hayvanı öldürünce patilerinin her birini öpüp özür diliyorlar. Yaşamak için öldürüyoruz, mecburuz diyorlardı. Vahşi doğa şartlarında yaşayanlar, avlandığı hayvana bu kadar saygı duyarken, şu şartlarda yaşayan ve karşısındaki insana bunları yapan insaniyet yoksununa ne demeli siz karar verin.

Alın size paşam oğluşum

Güzel gözlü kız sana söz veremiyoruz, ruhun huzur bulur mu bilmiyoruz ama dilerim mekanın cennet olsun...

X