"Bünyamin Gezer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bünyamin Gezer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Bünyamin Gezer

Cristian atılmamalı Emenike'ye penaltı

25 Şubat 2014

EVİNDE 4 maç kazanmış Elazığspor, deplasmanda 3 maç kaybetmiş Fenerbahçe... Birisi can derdine düşmüş, birisi Elazığ’ı gözünde küçültmüş. Fenerbahçe, kadro olarak rakibinden üstün... Ama futbolun meyvesi gol... Bulduğun pozisyonu atacaksın ki, maç boyu rahat olasın. Tamam, kaleci Ivesa iyi oynadı, takımını kurtaran isim oldu. Ama öyle gol pozisyonları var ki, bunları değerlendirmen gerek...

ŞAMPİYONLUK SIKINTILI

FENERBAHÇE’de şu bir gerçek ki, 4-3-3 sistemi oyuncu eksikleriyle yapılamadığı takdirde maç kazanılması zor... Webo ve Sow’un acilen Fenerbahçe kadrosuna katılması lazım. Eğer katılmazlarsa, bu Fenerbahçe’nin oynadığı futbol ile şampiyonluk sıkıntıya girer.
Elazığ tipik bir Anadolu takımı... Ama mücadelesi ve hırsı var. Eğer maçta biraz daha dikkatli olsalardı, 10 kişilik rakip karşısında maçtan galibiyetle ayrılabilirlerdi. Yine de onlar için 1 puan iyi puan...

İLK YARI İYİ YÖNETTİ

MAÇIN hakemine gelince, ilk yarı iyi maç yönetti. Özellikle Deniz’in taşıdığı topta el kararı vermemesi doğruydu. Pozisyon da golle neticelendi. Ama 58. dakikada öyle bir pozisyon var ki, yardımcı hakem Kemal Yılmaz, maça dinamiti koydu. Onur’dan kurtulmak isteyen Cristian’ı hem de hareketini tam manasıyla görmeden haksız bir şekilde attırdı. Bir de Zeengelaar’ın Emenike’ye bir pozisyonu var ki yüzde yüz penaltıydı.
Sonuç olarak Fenerbahçe için, kaçırdığı bunca gol ve 10 kişi kaldıktan sonra 1 puan almak çok da kötü sayılmaz.

Yazının devamı...

Büyük takımları kızdırmayın

22 Şubat 2014

Ancak, Antalyaspor-Galatasaray maçında kırmızı beyazlıların kazanmış olduğu ikinci gol öncesi Diarra’nın bulunduğu pozisyondan avantaj elde ettiğini, dolayısıyla pozisyonun ofsayt olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortak kararımız olarak kamuoyu ile paylaştık. Bu yapmış olduğumuz yoruma hemen hemen tüm hakem yorumcuları da katıldı.
Hafta içinde gazetem Hürriyet’te “UEFA’dan onaylı gol” haberini görünce şaşırdım. Öyle ya, “Karar verilmesi neredeyse iki ay süren kural hatası mı, değil mi?” tartışmasıyla gündemi meşgul eden Kasımpaşa-Beşiktaş müsabakasındaki Donk’un hareketini UEFA’ya gönderenler, bunu niye kamuoyu ile paylaşmadı?
Oysa ki devre arası seminerinde her hususta görüş bildiren Uilenberg’den bile, bu konu hakkında yorum yapmamasını isteyen MHK, Galatasaray’ın yediği ikinci golü iki gün içerisinde UEFA’ya göndermiş ve bizlerin pozisyonu yanlış yorumladığımızı, pozisyon içindeki ince ve hassas noktaları hakemlerin başarıyla yorumladıklarını kamuoyuna açıklamıştır.
Biz bu yorumu neden böyle yaptık? Uluslararası Futbol Oyun Kuralları Kitabının 115. Sayfasında yer alan grafiğe göre.

O ZAMAN SORUYORUM

OFSAYT pozisyonunda bulunan bir hücum oyuncusu (B), top en son bir takım arkadaşı tarafından oynandıktan veya dokunduktan sonra, savunma oyuncusu (C) tarafından bilerek kurtarılan, geri dönen, seken topla oynaması veya dokunması nedeniyle ofsayt olarak cezalandırılır.

Yazının devamı...

Yokların maçı

17 Şubat 2014

Beşiktaş’la puan farkı maç fazlasıyla dahi olsa 2’ye inecek’ deseler kimse inanmazdı. Hadi Egemen, Meireles olmasın, bu kadro telafi eder... Ama sezon başından beri gol atan, attıran Caner de yok... Emenike hazır değil... Webo ile Sow yok... Dolayısıyla pozisyon da yok...
Takımı üç forvetle oynatmıyorsun, 5’li orta sahayla oynuyorsun. O zaman Ersun Hoca’ya sormak lazım; Salih niye yok? Cristian niye yok? Orta sahadan sonuca gidecek bir adam da yok... Kasımpaşa bu Fenerbahçe’yi yakalamış, onların da gol atacak oyuncusu yok. Hele bir pozisyon var ki, Scarione ‘Al da at’ demiş, Babel gibi bir oyuncunun gol atacak hali yok.

YANLIŞTAN DÖNDÜ

ALVES, Adem’e yerdeyken tabanıyla basmış, bunu görecek hakem yok, yardımcı yok... İkinci yarı yanlıştan döndü Ersun Yanal... Holmen’in yanına Cristian’ı alsa da, Kerem biraz akıllı olup gereksiz yere atılmasa Fenerbahçe’nin oynadığı bu futbollla Kasımpaşa’yı
yenme ihtimali yok...
Fırat, stresi yüksek bu müsabakaya iyi başladı. Oyunu elinde tuttu. Ama iki pozisyon var ki, bana göre maçın önüne geçti. Biri Alves’in Adem’e tabanı... Hadi onu görmedin anladım. Ama Scarione gole giderken onu düşüren Gökhan’a verdiğin sarı kartı anlamadım. Bana göre geçen hafta Yunus Yıldırım, bu hafta Fırat, maçların skorlarına yüzde 100 etki etti.

Yazının devamı...

Ey futbolsever bu tabloya iyi bak

13 Şubat 2014

TÜRKİYE’de belki de en fazla haksızlığa uğrayan topluluk, hakemlerdir. Büyük hayallerle hakemliğe başlarlar. Hedefleri televizyonda maç yöneten ağabeyleri gibi ‘en yetenekliler’in oluşturduğu üst klasman hakemliği içerisinde yer almaktır.
Ama bu çok zordur, ve hepsi de bu zorluğu bilir. Çünkü on binleri aşmış hakem kadrosu içinde, 40 kişinin evet sadece 40 kişinin arasına gireceklerdir. Ama olsun... Yılmadan devam ederler. Nasıl olsa bir gün, Türkiye’nin neresinde olurlarsa olsunlar, bir kurul üyesi veya eski bir hakem ağabeyi onu görecektir. Tıpkı futbolcular gibi... 3. ligdeki futbolcu, Süper Lig’e transfer olmuyor mu? Onlar da futbolcu gibi, yükseleceklerdir.
Ama bu her zaman gerçek olmaz. Hayaller yavaş yavaş yerini gerçeklere bırakır.
Yetenek, eğitim ve bilginin yerini bölgeciliğin aldığını görürler. Merkez Hakem Komitesi’nin gücünün farkına varırlar. Onların astığı astık, kestiği kestiktir.
Kendi bölgelerinden hakem çıkarmanın en önemli iş olduğu-nun farkına varırlar...Bunları anlattım, size rakamları da vereyim.
Tabloya bakınca ne demek istediğim anlaşılmıştır. Her dönem başkanı veya güçlü MHK üyesinin bulunduğu illerdeki yoğunluğu gördünüz değil mi? Bu illerdeki hakem, birde kurul üyesi ile ilişkileri iyiyse önü açıktır. Merdivenleri çabuk tırmanacaktır. Evet bu illerde gerçekten çok iyi hakemler çıkmış ve çıkacaktır. Onlara saygı Uzakta kalan hakeme ise gönülden ırak olur.’

BAKIN, üst klasman hakemleri 6 ayrı ilde yoğunlaşıyor ve toplam 13 ilde toplanıyor.

Yazının devamı...

İyi hakem bunları yapmaz

10 Şubat 2014

Galatasaray önceki akşam kazanınca rakibinin nefesini üzerinde hisseden, bir hafta önce Eskişehir deplasmanında mağlup olan Fenerbahçe için 3 puanın önemi büyüktü. İki önemli forveti Emenike ve Sow’un yokluğunda Ersun Yanal’ın nasıl bir oyun karakteri ortaya koyacağı da merak konusuydu.

PENALTI VERMELİYDİ
MAÇI ve takımların oyun anlayışını dikkatli bir şekilde izleyip notlar almayı, pozisyonları yorumlamayı düşünürken, ortaya Yunus Yıldırım ile ekibi çıktı. 10. dakikada Sow’un ceza sahası içerisine yaptığı ortada topa Kadir’in elleri açıkken teması, ilave yardımcı hakem Murat Türker’in önünde oldu.
Ancak bu pozisyonu hem 1 numaralı yardımcı hakem Volkan Narinç, hem de ‘İyi hakem ama penaltı vermez’ diye nam salan Yunus Yıldırım’ın görüp, penaltıyı vermesi gerekirdi. Şunu belirtmeden geçemeyeceğim; İyi hakem kritik kararları verebilen hakemdir.

1 PUAN BİLE ÖNEMLİ

FENERBAHÇE, önemli iki deplasmandan puansız ayrılıp morali bozulsa da, şu an yine de 4 puan farkla ligin lideri konumunda... Ama berabere kalmak, asla mağlubiyet değildir! Zirvede yeri geldiğinde 1 puana da razı olmak gerekebilir. Uzun lig maratonunda her puan çok önemlidir.

MAÇI 22. DAKİKADA BİTİRDİ

Yazının devamı...

Atama fiyaskosu

29 Ocak 2014

MERKEZ Hakem Kurulu, ligin ikinci yarısının ilk haftasındaki atamalarda genel olarak dikkatliydi. Eleştirilebilecek bir atama dışında, doğru kararlarla ikinci devreye başladı.
Haftanın kapanış maçı olan Fenerbahçe-Konya karşılaşmasındaki hakem ataması ilginçti. En son ligde yaklaşık 3 ay önce Bursaspor-Kayserispor maçını yöneten ve o mücadelede başarısız bir performans sergileyen, sonucunda MHK tarafından kızağa çekilen, PTT 1. Lig’de sürekli görevlendirilip, Süper Lig’de hiç değerlendirilmeyen Ali Palabıyık’ın Saracoğlu’nda görevlendirilmesini hayretle karşıladım.
Şampiyonluk ve küme düşme hattını yakından ilgilendiren bu denli önemli bir müsabakaya Ali Palabıyık’ın atanacağını tahmin etmiyordum.

Yardımcı katkısı

Ligin ilk yarısında Palabıyık’ın yönettiği iki büyük takımın maçında, yanında görev yapan Ankara Bölgesi’nden Cem Satman gibi ligin deneyimli bir yardımcı hakeminin, bu hafta Ali’nin yanında değil de Gaziantep-Galatasaray karşılaşmasında görevlendirilmesini de hayretle karşıladım.
Bunu şöyle izah etmek gerekirse, Cüneyt Çakır’ın özellikle Avrupa platformundaki başarısında Bahattin Duran ve Tarık Ongun’un katkısı, gözardı edilemez. Atamalar, hakikaten MHK için çok ciddi bir iştir.

Dikkat edeceksin

Süper Lig’de henüz hiçbir maç yönetmemiş olan

Yazının devamı...

Taraftar haklıymış!

26 Ocak 2014

Mustafa Reşit Akçay, rakibin defans dörtlüsünü iyi etüt etmiş. Analizleri sonucunda da, Olcan’ı her zaman oynadığı sol kanatta değil, sağda başlattı. Bordo mavililer, 15. dakikada Emre’nin uzaktan sert ve düzgün vuruşuyla da golü buldu.
Beşiktaş ise, ilk yarıda ‘Gidecek mi, kalacak mı’ denilen Fernandes’in etkisiz oyununa Oğuzhan’ın da eşlik etmesiyle hücuma çıkamadı. Veli’den başka defansa gelen bir oyuncu yoktu. Topu, ilerideki Almeida’ya bir türlü atamıyordu siyah beyazlılar... Belki de kaleci Onur, bu sezonki en rahat 45 dakikayı oynuyordu.

İKİ SORU
İKİNCİ devreye daha istekli başlıyordu Beşiktaş... Rakip ceza sahasında daha çok topla buluşmasına rağmen siyah beyazlılar, kilidi 84. dakikada Almeida’yla açabildi. Trabzonspor, ikinci 45’te kontrataklarla golü kokladı. Bana göre de maçın kırılma anı 66. dakikada yaşandı.
Malouda, kaleci Tolga’yla karşı karşıya kaldığı pozisyonda topa iyi vursa da tecrübeli eldiveni geçemedi. Bu dakikada maç 2-0 olsa, Beşiktaş 1 puanı çıkaramazdı. 1-1’den sonra, maç başından beri yaptığı güzel ortalardan birini daha yaptı Motta... Ama Almeida bu ortanın ‘hakkını veremeyince’ Beşiktaş ikinci golden oldu.
Henüz takviye yapamayan Beşiktaş’ın, Trabzon’dan 1 puanı kurtarması kendi adına iyi bir sonuç... Ancak Bilic’e birkaç soru sormak lazım;

Yazının devamı...