"Bülent Katarcı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bülent Katarcı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bülent Katarcı

Bülent Katarcı

Kadınlar daha sık depresyona giriyor

23 Temmuz 2017


Başkent Üniversitesi Zübeyde Hanım Uygulama ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Afşin Sağduyu, depresyon ile ilgili olarak şunları söyledi:


YAŞAM KALİTESİNİ BOZAR
Depresyon önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın; hastaların dörtte birinden azının doğru teşhis konarak tedavi edilebildiği görülmektedir. Doğal üzüntü ya da sıkıntıdan farkı, belirtilerin şiddeti ve süresi ile işlevselliği ve yaşam kalitesini bozmasıdır. Kadınların yüzde 20-25’i, erkeklerin yüzde 15’i yaşamlarının herhangi bir döneminde depresyon hastalığı geçirir. Tüm dünyada kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden iki kat fazladır. Çocukluktan itibaren hemen her yaşta ve sosyo-ekonomik düzeyde ortaya çıkabilir. Hastaların üçte ikisi intiharı düşünür, yüzde 10-15’i de intihar girişiminde bulunur.”


BAŞLICA BELİRTİLERİ

Yazının devamı...

50 yaştan sonra menisküse dikkat!

16 Temmuz 2017

Menisküslerin, kemik yüzler arasındaki uyumu artırma, ekleme binen yüklerin ekleme eşit dağılımını sağlama ve diz ekleminin stabilitesini artırma gibi önemli mekanik görevleri var.
El Mikro Cerrahi Ortopedi ve Travmatoloji Hastanesi’nin (EMOT) Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Emin Bal, menisküs yaralanmalarının travmatik (yaralanma) ya da dejeneratif (yıpranma, eskime) nedenlerle olabileceğini vurguladı. Genç ve aktif insanlarda menisküsün yırtılması için ciddi bir yaralanma olması gerektiğini belirten Bal, “Özellikle spor yaralanmaları, düşme, motosiklet ve bisiklet kazaları gibi yaralanmalar diz ekleminin bağlarıyla birlikte menisküslerinin de yaralanmasına neden olabilir. Hastalarda dizin iç veya dış eklem aralığında ağrı, şişlik, diz hareketlerinde kısıtlılık veya yırtığın şekline bağlı olarak dizin kilitlenmesi şeklinde tarif edilen yakınmalar ortaya çıkar” dedi.

Artroskopi ideal yöntem

Bu tür durumlarda yapılacak muayene ve Manyetik Rezonans (MR) tetkikleri ile menisküs yırtığı
tanısı konabileceğini kaydeden Doç. Dr. Emin Bal, güncel tedavi olarak, 1 cm’den büyük, semptom veren yırtıkların artroskopi denilen yöntemle onarılmasının ideal olduğunu söyledi. Bal, aksi durumda menisküs kayıplarının orta ve uzun vadede diz ekleminin erken aşınmasına yol açabileceğine dikkat çekti.

Kolayca yırtılabilir

Yıpranma ve yaşlanmaya bağlı menisküsün, çoğunlukla 50 yaşın üzerinde, dizlerinde kireçlenme denilen kıkırdak aşınması olan bireylerde görüldüğünü belirten Doç. Bal, sözlerini şöyle sürdürdü:

Yazının devamı...

2020 hedefi borçsuz hastane

10 Temmuz 2017


Sistemli çalışma, yoğun mesai, kurumlarla eşgüdüm, etkin kaynak yönetimi ve planlamalarla 273 milyon lira olan borç yükü 81 milyon lira azaltılarak, 10 ayda yüzde 30 geriledi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yapılan ‘Global bütçe anlaşması’ ve verimliliğe yönelik çalışmalarla çıtayı daha da yukarı çeken Başhekim Prof. Dr. Derebek, hedeflerinin 2019 yılı sonuna kadar borçları yüzde 10-15 düzeyine çekmek olduğunu belirtti.

TASARRUF YETMEZ
Borçsuz hastanenin sadece tasarruf önlemleri ile değil, tüm işleyişi kapsayan stratejik bir planlama ve hizmet sunumuna yönelik kapsamlı çalışma ile mümkün olacağını belirten Başhekim Prof. Derebek, “Sürdürülebilir finans yapısı olmayan bir hastanede ne kaliteden, ne hasta memnuniyetinden, ne çalışma barışından, ne de hasta güvenliğinden söz edilemez. İmkansız denileni, olmaz denileni başarmak üzere yola çıktık, kararlılıkla hedefimize kilitlenmiş bir şekilde yürümeye devam ediyoruz. Başta en büyük gücümüz olan öğretim üyelerimiz olmak üzere tüm çalışanlarımızla birlikte hedefimize ulaşacağız” dedi.

ÖNEMLİ MESAFE ALDI
Başhekim Derebek şöyle konuştu: “Birçok alanda birbirine paralel değişim ve iyileşmeler yapmak zorundayız. Bir tarafta mali tabloların iyileşmesi; diğer tarafta kalite göstergelerinin iyileşmesi, çalışma barışı ve kurumsal aidiyet duygusunun korunması, tıbbi cihaz ve donanım parkının yenilenmesi, fiziki alt yapı sorunlarının giderilmesi, hizmet alanlarının niteliksel dönüşümü ve bilgi işlem alt yapısının geliştirilmesi. Bu alanların tümünde önemli mesafeler katettik ve katetmeye devam ediyoruz. Hastanemizi kısa bir zaman diliminde örnek bir üniversite hastanesi konumuna taşımanın gayreti içindeyiz. Bu zorlu ve heyecan verici yolculukta en büyük güvencemiz nitelikli ve deneyimli kadromuz. ‘Birlikte daha iyiye’ giderek başaracağımıza yürekten inanıyorum.”

EKİBİNE GÜVENİYOR

Yazının devamı...

Hazımsızlık ve karın ağrınız varsa dikkat

2 Temmuz 2017

Önceleri safra kesesi taşlarının 40 yaşın üzerinde, sarışın-kilolu kadınlarda daha sık görüldüğü öne sürülüyordu, ancak uzmanlar bunun günümüzde, özellikle beslenme alışkanlıklarının değişmesi nedeniyle, daha genç yaşlarda ve erkeklerde de sıklıkla görülen bir hastalık haline geldiğini belirtiyor.
Özel Tınaztepe Hastanesi Başhekimi, Genel Cerrah Doç. Dr. Akif Serhat Gür, yemekten sonra hazımsızlık, mide ekşimesi, hafif karın ağrısı ve karın bölgesinde huzursuzluk gibi şikâyetler hissedildiğinde akla gelen ilk hastalığın safra kesesi taşı olması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Gür, şu noktalara dikkat çekti:

TANI KOYMAK KOLAY

“Safra kesesi taşı, tanı konulması kolay hastalıklardandır. Karın ultrasonografisi (USG) bu konuda altın standarttır. USG’de rahatlıkla görülebilir. Safra kesesindeki taşlar, çeşitli sayılarda ve boyutlarda olabilir. Her türlü safra kesesi taşının kendine göre hastada oluşturabileceği riskler vardır. Bunlardan birincisi ve en sık görüleni, safra kesesinin akut iltihaplanmasıdır. Bu durumda hastanın hastanede tedavi edilmesi ve hatta bazen birkaç gün içinde ameliyata alınması bile gerekebilir. Bu olayın safra kesesinde taş olan bir hastada ne zaman olacağını söylemek mümkün değildir. Diğer bir risk, safra kesesindeki taşın ana safra kanalına düşmesidir. Bu durumun da ne zaman olacağını kestirmek mümkün değildir. Böyle bir durumda, hastada bulaşıcı olmayan sarılık gelişir, idrar koyulaşır, büyük abdest rengi açılır. Bu durumun tedavisinde ERCP ya da operasyonla safra kanalının temizlenmesi yöntemleri kullanılabilir.”

ERKEN MÜDAHALE ÖNEMLİ

Pankreasın iltihabının diğer bir risk olduğunu belirten Doç. Gür, “Bu olay da ani gelişir, diğerlerine göre çok daha ağır bir tabloyla seyredebilir. Sarılık, olaya eşlik edebilir. Bu hastalık genelde akut dönemde ilaçla tedavi edilir. Akut pankreatit, ölümle bile sonuçlanabilen ağır ve ciddi bir hastalıktır” dedi.

Yazının devamı...

Gözde Grubu’ndan Alsancak’a 3 proje

25 Haziran 2017

 

Alsancak’ın kendileri için çok önemli bir bölge olduğunu belirten Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı, projelerin aynı anda yürütüleceğini söyledi.
Kalı, MyWay Alsancak Deluxe projesinin ardından, satın aldıkları Ege Sağlık Hastanesi’nin yenilenmesi ve TRT arazisinde yapacakları AVM ve rezidansla, bir nitelikli konut ve sağlık yatırımına daha imza atacaklarını vurguladı. Ege Sağlık Hastanesi ile TRT arazisini tek proje gibi düşündüklerini kaydeden Kenan Kalı, “Toplamda 20 bin metrekarelik alan söz konusu. Karşısında hastane yer alacak, bünyesinde ise avlu ve sokakları olan bir alışveriş merkezi olacak. Son derece şık mağaza ve kafelerin hizmet vereceği ticari alan da bulunacak. TRT arazisinde yıkım işleri bitti, zemin güçlendirme çalışmaları yapılıyor. 8 katlı olacak. Projede 140 büyük rezidans yapılacak ve 2+1, 3+1 ve 4+1 konut tipleri yer alacak” diye konuştu.

İZMİR’İN ANITI
Ege Sağlık Hastanesi’nin İzmir’in simgelerinden biri olduğuna değinen Kalı, şöyle anlattı;
“Ege Sağlık, İzmir için önemli bir marka ve insanlar için önemli hatıraları var. Burasını İzmir’in bir anıtı olarak düşünüyoruz. Ege Sağlık Hastanesi’ni yıl başında hizmete açmayı planlıyoruz. Hastanede kısmi SGK anlaşması olacak. Onun dışında özel sigortayla birlikte VIP hastane hizmeti vereceğiz. Hastane, 15 bin metrekare kapalı alana sahip ve içinde tüm branşlar olacak. Bölge için önemli bir ihtiyacı karşılayacak.”
Gözde Grubu’nun gittiği bölgelere hareket getirdiğini söyleyen Op. Dr. Kenan Kalı, İzmir’de yapmaya başladıkları 11 projeyle kente 3 milyar liralık yatırım yapıldığına dikkat çekti, sağlık ve inşaat sektöründeki yatırımlarını sürdüreceklerini kaydetti.

 

Yazının devamı...

Kişisel deprem planınız var mı?

18 Haziran 2017


Devletin farklı kurumlarının yaptıkları var. Bunun yanında biz vatandaşların da alması gereken önlemler var. Bu önlemlere ‘kişisel eylem planı’ deniyor.
Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Dr. Ülkümen Rodoplu, ‘kişisel eylem planı’nı şöyle anlattı:

”HERKES YAPMALI”

İster evde, işyerinde, okulda olun, ister yolda ya da aracınızın içinde, yaşadığınız ve bulunduğunuz ortamlarda deprem ya da başka bir afet anında ne yapacağınızı, nereye saklanıp nereye kaçacağınızı önceden düşünün. Eviniz ve evinizin bulunduğu zemin sağlamsa, o zaman evde kalabilirsiniz; ancak başınızı, yüzünüzü korumalısınız. Eviniz ve zemin sağlam değilse, binanın kuvvetli bir depremde yıkılma olasılığı varsa, ya binayı terk etmek ya da bina içinde çamaşır makinesi, çelik kasa, bulaşık makinesi, sağlam koltuk takımı, mutfak tezgahı gibi dayanıklı eşyaların önüne sığınmak, yan yatıp cenin pozisyonunda kalmak, sarsıntının geçmesini beklemek sizi kurtarabilr. Marmara, Düzce, Dinar, Van Erciş depremlerinde tamamen yıkılan binalardan sağlam çıkarılan kişilerin bu tür eşyaların yanına sığındığına tanık olduk. Pencereden atlamak hem riskli hem de binanın üst katlarından düşebilecek eşyalar, malzemelerin yaratacağı tehlike nedeniyle önerilmiyor. Apartman boşlukları, merdiven boşlukları, asansörler, balkonlar, deprem sırasında en tehlikeli alanlar.
Evlerimizde bulunan eşyalar da bizleri yaralayabilir. Cam vitrinler, dolaplar, mutfaklarımızda bulunan, tezgah üstü dolaplar devrilip bizleri yaralayabilir. Bunların duvara sabitlenmesi, olası birçok yaralanmayı önlemeye yeter.”

 

İlkyardımın önemi

Yazının devamı...

Retina dekolmanında erken müdahale önemli

13 Haziran 2017

Beyin dokusunun devamı olan retinanın ‘hassas’ olduğunu belirten Prof. Erakgün, “Retina dokusunun yenisiyle değiştirilme şansı yoktur. Retina dekolmanında erken müdahale bu yüzden çok önemlidir” dedi. Retina dekolmanlarının gözün en önemli acillerinden biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tansu Erakgün, erken müdahale edilmeyen vakaların körlükle sonuçlanabileceğine dikkat çekti. Yılda ortalama 10 bin kişide bir görülen retina dekolmanının, gözün sinir tabakası olan ve aynı zamanda en iç duvarını oluşturan retina tabakasının yırtılması sonucu meydana geldiğini belirten Erakgün, “Özellikle yüksek miyoplar, gözüne darbe almış kişiler, daha önceden katarakt ameliyatı olanlar ve ailesinde bulunanlarda görülme sıklığı daha fazladır” diye konuştu.

 

LAZERLE TEDAVİ MÜMKÜN

Retina dekolmanı oluşmadan önce retina yırtılmasının gözlendiğini dile getiren Erakgün şu açıklamada bulundu; “Retina yırtılması sırasında hasta, sıklıkla gözü önünde aniden oluşan uçuşmalar görür. Bunu örümcek ağlarına ya da kurum yağmasına benzetebiliriz. Bir diğer şikayet de ışık çakmasıdır. Yıldız kayması ya da flaş patlaması gibidir. Bu çakmalar anlık olur. Birkaç saniye sürer. Retina yırtılmasından bir süre sonra retina dekolmanı oluşur. Bu süre, saatler ile günler arasında değişir. Alttan ya da üstten görme alanı daralmaya başlar, karanlık bir perde gibidir. Bir süre sonra görme merkezi de etkilenir. Tamamen körlük oluşur.” Retina dekolmanı oluşmadan yırtık saptanırsa ‘lazer’le de tedavi edilebileceğini vurgulayan Prof. Erakgün, “Retina dekolmanı oluştuktan sonra ise cerrahi tedavi gerekir. Tedavide vitrektomi denilen ameliyat uygulanır. Küçük kesilerden iğne kalınlığında kanüllerle göz içindeki sıvı temizlenir. Retina yırtığı kapatılır ve lazer uygulanır. Erken müdahale ile başarı şansı oldukça yüksektir. Geç kalındığı takdirde başarı şansı düşer” dedi.

 

EMEKLİ HEMŞİREDEN ANLAMLI BAĞIŞ

HASTA olarak geldiği Ege Üniversitesi’nde 40 yıl hemşirelik yapan Şükriye Kabak, doktorlara ve kurumuna vefasını tek mal varlığı olan evini genç hekim adaylarını destek sağlayan Ege Tıbbiyeliler Derneği’ne bağışlayarak gösterdi. Duygusal anların yaşandığı törende Ege Üniversitesi mensuplarından oluşan “Grup Her Telden” müzik ziyafeti sundu. Programda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anaokulu 5 yaş grubu öğrencilerinin mini şapka defilesi ve yine anaokulu öğrencilerinin “Hayatımızdaki Melekler” adlı resim sergisi de yer aldı. Şükriye Kabak, hekimlerin kendisini hem tedavi ettiğini, hem de meslek sahibi olmasına yardımcı olduklarını anlatırken gözyaşlarını tutamadı.

Yazının devamı...

Uzuv kaybı yaşayanlara Robotel elini uzatıyor

4 Haziran 2017

EMOT doktorlarından Robotel gönüllüsü Dr. İnan Aysel, atölye çalışmasıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu.


SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ
Robotel hareketi öncelikle bir sosyal sorumluluk, sosyal farkındalık projesidir. Dünyada, protez ihtiyacı duyan bireylere kişiye özel ölçü ve niteliklerde üç boyutlu yazıcılarla üretilmiş, ekonomik ve kullanılabilir robot el uygulamalarının paylaşıldığı ‘Enabling The Future’ isimli bir platform mevcuttur. Robotel Türkiye hareketi enable hareketinin ülkemizde vücut bulmuş şeklidir.
Amacımız, dünyadaki örneklerden esinlenerek üç boyutlu yazıcı teknolojisinin insan hayatına nasıl etki edebileceğini göstermektir. Robotel Türkiye hareketi şu anda gönüllülerden oluşan kocaman bir aile haline gelmiştir. Robotel Türkiye ile ülkemizin her köşesinde ihtiyaç sahiplerine özellikle çocuklara ulaşabilmeyi hedefliyoruz. El ve parmak deformasyonu olan çocuklarımıza Robotel dediğimiz mekanik aletleri üç boyutlu yazıcı ile yaparak tamamen ücretsiz olarak teslim ediyoruz.


UCUZ VE FONKSİYONEL

Yazının devamı...