Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hitabe

Bİ de böyle deneyelim.

Ey Türk sporseveri!
Ey Türk spor medyası!
Birinci vazifen kulübünün istiklalini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek değildir.
Köşe’ni, program’ını ilelebet muhafaza etmek hiç değildir.


* * *


Birinci vazifen Türk Cumhuriyetini, Türk sporunun istiklalini ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Siyasete, siyasilere, spordaki uzantılarına karşı ilelebet korumaktır.


* * *


Mevcudiyetinin ve Türk sporunun istikbalinin yegâne temeli budur.
Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.


* * *


İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî bedhahların olacaktır.


* * *


Bir gün, türk sporunun istiklalini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!


* * *


1-Gastedeki köşeni tivideki koltuğunu kaybetmen gerekse de düşünmeyeceksin.
2-Günün birinde köşemi koltuğumu vereceğime her gün ruhumu veririm diye de düşünmeyeceksin.
3-Mortgeyç’in olsa, mort olana kadar susman gerekse bile düşünmeyeceksin.
4-Çocuklarının ekmek parası hatırına sussan bile çocuklarının geleceğinin hatırına susmayı da hiç düşünmeyeceksin.
5-Biat etmeyen gazeteciler hedefte olsa bile, en naif gazeteciler kar topu oynarken öldürülse bile düşünmeyeceksin.
6-Eyvallahı olmayan arkadaşlarına ekmek su bile vermezlerken üç-beş daha yolunu bulmak için herşeye eyvallah demeyi de hiç düşünmeyeceksin.
7-Sana o paraları yaz-konuş diye değil yazma-konuşma diye verseler bile, bir gün Türk sporunun istiklalini müdafaa mecburiyetine düşersen yazmamayı konuşmamayı da bi an bile düşünmeyeceksin.


* * *


Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
Türk sporunun istiklaline kastedecek insanlar bütün ülkede emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.


* * *


Sporun bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün federasyonlarına girilmiş ve sporun her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.


* * *


Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, sporda iktidara sahip olanlar gaflet içinde bulunabilirler.


* * *


Türk sporu fakr-u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.


* * *


Siyaset liglere kupaya yayına yoruma her yere girmiş olabilir.
Kankalarını gökten zembille sporun her köşesine indirmiş olabilir.
Dopingçi’lerden milli kaptan yapılmış olabilir.
Irkçı’lar uluslararası organizasyonlarda en öne konulup eline Türk bayrağı verilip yürütülmüş olabilir.
Milli maçlar mehter eşliğinde oynanmış olabilir.


* * *


Hatta federasyonlar seçilerek değil, atanarak gelmiş bile olabilir.
Hatta hatta, federasyon başkanı olabilecek en son kişiler federasyon başkanı olmuş bile olabilir.
Filan...
Falan...


* * *


Ey Türk sporseveri...
Ey Türk spor medyası...


* * *


İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk sporunu siyasetten kurtarmaktır!
Korumaktır.
Muhtaç olduğun kudret, hepinizin olmasa bile ‘bi kısmınız’ın damarlarındaki asil sportif kanda hâlâ mevcuttur!


* * *


100 yıl önce...
100 yıl sonrasını görüyor.
1900’lerde söylediği...
2000’lerde de cuk oturuyor.


* * *


Son 2 şey...
Unutma!
Önce 1923.
Sonra 1907-1905-1903.
Hayatının ilk sırasına kulübünü koyacak kadar ‘boş’ bi hayatı olandan kulübüne ne fayda gelir ki ülkesine gelsin.
Kurtul artık bu model’den.
Bu bir
Osmanlıca’ya hevesliysen hiç durma öğren arkadaş.
Daha ana dilini bile tam öğrenemeden, bi dünya dil’ini bile bilmeden öğrenmek istesen bile öğren.
Dil dil’dir.
2 dil 1 dil’den her zaman iyidir.
Hem...
Osmanlıca sadece dedenin ninenin mezar taşında yazılanı anlamana yaramaz.
Atatürk’ün dediklerini de daha iyi anlarsın belki.
Bu defa ne demek istediğini de anlarsın belki.
Bu da iki.


* * *


Nokta.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI