"Bilge Egemen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bilge Egemen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bilge Egemen

Soma’dan Bayern München’e sessiz sedasız bir yıldız

Öyle bir şut atarmış ki hedefindeki bulutlar kaçarmış. Top sektirmeye başladığında sandalyesini kapan, avucuna fındık - fıstık - çiğdemini alan kapının önüne koşarmış.

Sanki kasabanın yazlık sinemasına Casablanca filmi gelmiş, üstelik de yönetmen bu kez başrolü Gülşen Bubikoğlu’yla, Tarık Akan’a vermiş gibi. Mahalleli onu seyretmelere doyamazmış. 

1, 2, 3, 4, 5....
Say sayabilirsen şaşırmadan, sektirdiği topları
305, 306, 307...
Yükselt elini de bu defa sen kazan şu iddayı.
Abileri Yusuf ve Aziz mahallede maç mı yapacak? Peki bizimkini hangi takım kapacak? Acaba bu kez kaç gol atacak? Ve karşı takımı nasıl ağlatacak? Yaşı küçükmüş, boyu minicikmiş, üstelik de erkek değil “KIZ”mış! Kim takar? Sahada bir tek yetenek oynar. Çıktın mı sahaya yeteneğin ve topla kalırsın başbaşa. Ne torpil söker, ne de kollama.


Düşünsene yıl daha 70’lerin en başı. Yer Manisa’nın Soma’sı.
Mahalleler arası oynanan maçlar, bir dünya kupası gibi iddialı.
Geçtim sabahlara kadar süren, inim inim inletip, gözyaşı söktüren dizileri, daha kimsenin evinde televizyon bile yok. E neyle oylanacak Somalı? Dizi niyetine böyle üstün yetenekli bir çocuğu seyretmeyecek de kimi seyredecek?
Meryem Yamak 1962 doğumlu.


Her sokağa çıkışında “Aman kızım etek değil de pantolon giy” diye boşuna tembihlememiş annesi Hicret onu. Biliyor çünkü bir top düşerse yanlışlıkla Meryem’in önüne bırak etek giymiş olduğunu unutmayı, dünyayı unutacağını. Bir Maradona misali topa hemen dalacağını. Ve milletin de işini gücünü bırakıp, ağzı beş karış açık Meryem’i seyredip tekrar tekrar şaşıracağını. O sırada nereden bilecek ki komşu, dünyada futbol oynayan başka kız çocukları da olduğunu?
Meryem doğuştan yetenekli. Doğuştan futbolcu.

 

ALMANYA’YA GÖÇ VAKTİ
Derken... 1970’lerin ilk yılları daha geçmeden babası Hüseyin toplamış karısı ve 5 çocuğunu Almanya’ya göç etmiş.
Annem: “Matematiğe ve sayılara olan ilgisi de en az futbol merakı kadar dikkat çekiciydi. Kalsalardı eğer Soma’da muhtemelen matematik öğretmeni olurdu. Çünkü biraz daha serpilip büyüdüğünde, genç bir kız olduğunda çıkıp da sokakta futbol oynaması hayal bile edilemez, kesinlikle ayıp karşılanırdı.”
Hoppalaaaa, anneni nereden karıştırdın, ona konuşma baloncukları açıverdin durduk yerde? Pat diye hikayenin en göbeğinde? diye sorduğunu duydum çok sevgili ve bir o kadar da meraklı okur.


Evet annemi kattım. Çünkü benim annem Meryem’in yüzde yüz doğal ve katıksız, üstelik organik halası olur.
Neyse dönelim hikayemize. Tabii orası Almanya. Münih’te sokakta top oynamakla o sıralarda Soma’da sokakta top oynamak arasında sıra sıra dağlar var.
O yıllarda Almanya gibi ülkeler, çocuklar için kendinden yetenek avcısı. Sen fark bile etmeden fark ederler yeteneğini, senden alıp sana fark ettirmeden besleyip, büyütürler hünerlerini. Şaşar, kalırsın. Öyle ülkeler işte.
Dayım bile kendisini derhal Almanya’nın halet-i ruhiye’sine kaptırıp, Meryem’i istemeye gelen olası dünürlere kızının yaptığı kıymalı patates yemeğini anlatmak yerine, bir bir maçlarda attığı golleri sıralamış.

Soma’dan Bayern München’e  sessiz sedasız bir yıldız

ÜNLÜLERDEN FOTOĞRAF

Tabii ellerini ve ayaklarını nereye koyup, nasıl tepki vereceklerini şaşıran Türk dünür adayları da damatlar da olmuş. Bizimkilere eğlence çıkmış.
Neyse bizim Meryem (Biz ona Meriç deriz) 12 yaşında FC Hochbrück’te, amatör ligde başladığı futbol kariyerinin basamaklarını zıplaya zıplaya tırmandı. 1980’de Bayern München’e transfer oldu ve Almanya 1. Futbol Ligi’nde oynayan ilk Türk kökenli kadın futbolcu oldu.
10 yıl boyunca Bayern München’te oynadığı sırada, arada sırada bize kulüp arkadaşları olan ünlü erkek Bayern München’li futbolculardan imzalı fotoğraflar yollardı.


Hayal et, sınıfta kaleci Schumacher’den gelmiş ve adıma “Bilge’ye sevgilerle” diye imzalanmış fotoğrafı pat diye çıkarıveriyorum. Artık son zil çalana kadar tavus kuşu misali kabardıkça kabarmak hakkımdır diye düşünüyorum.
Meryem’in futbol kariyeri hiç sekteye uğramadı. Futbolu bırakma yaşı geldiğinde bir süre de FC Bayern München kadın takımında antrenörlük yaptı.
Sonra uzun yıllar yaşadığı İspanya’da çeşitli takımları, çocukları çalıştırdı.
O aynı zamanda FIFA öğretim görevlisi ve A Lisanslı tek Türk kökenli kadın futbol antrenörü.
Aynı zamanda dünyanın en iyi insanları sıralamasında kafadan ilk üçe girecek kadar kanatsız bir melek olan bizim Meryem, şakır şakır İspanyolca, Almanca, İngilizce konuşur. Bir dilden diğerine geçiş hızı filologları şaşırtır.
En son 2014’te Katar Milli Kadınlar Futbol Takımı’nda antrenörlük yaparken gittim yanına, bir antremanını sessiz sedasız kendi kamerama kaydettim. İçimdeki belgeselci ara ara belgeliyor artık onu.

 

ÜLKESİNDE HABER OLMUYOR
Çünkü Türkiye’de hakkında tek bir haber yapılmamış olmasına şaşırıyorum bazen. Almanya gazetelerinde boy boy fotoğrafları çıkmış, röportajlar yapılmış zamanında. İtalyan televizyonu bile gelip onun portresini hazırlamış.
Belki de Türkiye’de hiç haber olmamasının asıl nedeni Meryem’in mütevaziliği. O kadar normal, sıradan geliyor ki ona başarıyla yürüttüğü bu kariyer... Bizi de inandırıp, uyutuyor.


Geçen sene İstanbul’a bana geldiğinde çaktırmadan az mı yürüttüm onu parkların bahçelerin içinde. Top oynayan çocukların topu yanlışlıkla önüne düşer diye. Top yanlışlıkla önüne düştüğünde doğal bir refleksle topu sektirip sonra çocuklara nasıl geri yolladığını ve çocukların da bu tatlı teyzenin nasıl olup da topa öyle vurduğunu görünce suratlarının aldığı hali görmelisin.
Çok uzun bir aradan sonra geçen hafta Soma’ya geldi Meryem. Çok sevdiği annesini toprağa vermeye. Hayat işte. İşte bak Hicret yengeyi de, dayımın yanına uğurladık.


O kadar üzgündü ki Meryem, dünyanın bütün topları önüne düşse, görmeyecek haldeydi. Ama gider ayak seni de üzgün uğurlamak istemem sevgili okur. Sana güzel bir haberle veda etmeyi borç bilirim. Bu yazıyı Meryem’in değeri Türkiye’de anlaşılmadı gibi bir sonuçla bitirmeyebilirim. Bak bitirmiyorum da. Tabii ki yetenek avcısı Fatih Terim Meryem’i fark etti. Onu geçtiğimiz yıl hemen TFF bünyesine dahil etti.
Meryem şimdi tüm Avrupa’da Türk Milli Takımı’na kazandırmak üzere genç ve yetenekli futbolcu kızları keşfediyor. Ve sonunda Türkiye futbolu yararına çalıştığı için kendisiyle gurur duyuyor.

X