"Bekir Coşkun" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bekir Coşkun" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Bekir Coşkun

Yaralı duygular...

20 Ağustos 2009

Doğrusu canım sıkıldı...

O öğrenci evindeki kırkbeşlik dönmeye başladı kafamın içinde...

Bir an için yazı yazmayı bırakmayı düşündüm.

Bu pis siyasi çekişmelerin ortasında, bu kirli ikiyüzlülüklerin arasında... Biz de, doğuda bir köy duvarının dibinde taş oynayan küçük Kürt kızıyla aynı şeyi paylaşıyorduk aslında:

Bu kirli oyunların kurbanı olmayı...

*

Zülfü Livaneli telefonda, “Seninle aynı duyguları, aynı düşünceleri her zaman paylaştım. AKP’nin karşı çıktığım ve karşı çıkmaya devam edeceğim birçok temel politikası var. Ama iyi bir şey yapılacaksa sırf yapandan dolayı niye engel olalım dedim. Peki asıl bunları yapması gereken CHP niye yapmıyor dedim yazımda. Sen cümlemin tamamını almamışsın. O türküleri söylemeye devam edeceğim. Çünkü laiklikten, Mustafa Kemal aydınlığından, demokrasiden yanayım. Son nefesime kadar da böyle kalacağım” dedi.

Ben de ona, sadece benim değil, tüm Türkiye’nin bunu böyle algıladığını söyledim.

Yazının devamı...

O türküyü kim söyledi?..

19 Ağustos 2009

Hâşâ...

Ben bu soruyu aydınların geçiş dönemlerinden tanırım, iyi bir sorudur. Ve aydın yanıtını kendisi verir:

“Hayır...”

Nitekim Zülfü Livaneli köşesinde, “Sağcı parti (AKP) evrensel insan hakları boyutunda bir çözüm getirmeye çalışıyor, kan dursun diyor” diyerek yanıtını veriyor aslında.

*

Livaneli “Sağcı partinin getirmek istediği evrensel insan hakları boyutundaki o çözümün” bir tek satırını biliyorsa bize de söyleyebilir mi?..

İktidar tüm ısrarlara rağmen “açılımını” açmıyor çünkü...

Bilen yok...

Yazının devamı...

İyi ki bu aydınlar var...

18 Ağustos 2009

Tıpkı “Kıbrıs açılımı”nda, “AB açılımı”nda, “Ermenistan açılımı”nda olduğu gibi.

Tümü fiyasko ile sonuçlandı...

Kıbrıs daha da mağdur, Ermenistan’a olan kapılar da kapandı, ortaçağ yaşam biçimini dayatıp, pisuvarları dahi söktüren bir zihniyetle, Türkiye şimdi AB’ye daha da uzakta...

*

Sıra “Kürt açılımı”nda...

Bir kere; Kürtler bizim vazgeçilmez parçamızdır.

Kürtler “Türk” tanımını istemiyorlarsa, gerekirse biz “Kürt” oluruz... Tıpkı “Hepimiz Ermeni” olduğumuz gibi...

Nitekim bu ülkede bin senedir kimsenin aklından Kürt-Türk ayrımı geçmedi. 

Yazının devamı...

Tarladaki apartman...

16 Ağustos 2009

Öyle bakarım uzun uzun...

Etrafta başka bina yok, dört bir yanı dümdüz arazi.

Tarladaki apartmanın rengi pembe.

Dört katlı.

Balkonları da var...

Oraya dik çatılı sevimli bir çiftlik evi yapmak varken, insan tarlanın ortasına niye apartman yapar?

Acaba kenti tarlaya mı getirmeye çalıştı yapan?

Yazının devamı...

Harç...

15 Ağustos 2009

Çocuklar hâlâ işsiz...

Hâlâ akşamları eve giderken “İş bulamadın mı?” sorusuna yanıt verememenin ağırlığından kurtulmak için, köşe başlarındaki “mekânlarda” biraz daha olsun oyalanıyorlar...

Nerden bileceksiniz siz...

Sofralar nasıl mutsuzdur.

Babalar nedense daha sabırsızdır o soruyu sormakta. Anneler o soruyu istemezler yürekleri pır pır...

Lokmalar yutulamaz...

*

“Harçlara zam”

Yazının devamı...

Koşun, açılım kaçıyor!..

14 Ağustos 2009

Ki o gün bizim medya müfrezesi “Koşun...” diyerek geçmişti yanımdan:

“Nereye?..”

“Kaçıyor...”

“Ne?..”

“Tarihi fırsat açılımı...”

*

Başbakan da “açılımın” ne olduğunu söyleyemiyor... Grubunda iki saat konuşup da “Kürt açılımının” ne olduğunu söylemeyen Başbakan, milletvekillerine “Gidin milletimize açılımı anlatın” deyince, milletvekilleri ağladılar aslında...

İlk

Yazının devamı...

İnek olmak istemeyen inekler...

13 Ağustos 2009

Manisa’nın Aydınlar Köyü’nün inekleri 1942 yılında güdülmekten kaçıp, ormanda koloni kurarak özgürlüklerini seçtiler...

Ben onları dün televizyonlarda, gazetelerin ön sayfalarında gördüm.

Baktım; saygınlar...

Kimlikli, kişilikli, asil...

Ve muhterem...

* * *

Aydınlar’dan kişilikli davrananlar bunlar...

Bir avuç arpaya mahkûmiyetleri yok... Boyunlarına bağlanan iple çekiştirilmeye tepkileri var demek ki... Sopa ile dürtüle dürtüle güdülmeye karşılar anlaşılan...

Yazının devamı...

‘Açılımı’ niye kimse açamıyor?..

12 Ağustos 2009

Olsun...

Nasıl olsa “açılımın” ne olduğunu bilmeden, herkesin bir fikri var. İktidar dalkavukları televizyonlarda açılımın “iyi bir şey” olduğunu söylüyorlar. Sadece “açılımın” ne olduğunu onlar da bilmiyorlar...

Bir teki bilseydi, size söylerdi.

Dün Başbakan iki saat konuştu “açılım” üzerine, ama açılımın ne olduğunu-içeriğini yine de söylemedi.

Neden?..

Bir Başbakan “açılım” der de, onun ne olduğunu niçin söyleyemez?..

*

Bakın:

Yazının devamı...