"Barbaros Tapan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Barbaros Tapan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Barbaros Tapan

Film sayesinde iyi arkadaş olduk

“Elli Ton” üçlemesinin son filmi “Özgürlüğün Elli Tonu” (Fifty Shades Freed) önceki gün vizyona girdi. Barbaros Tapan, filmin başrol oyuncuları Dakota Johnson ve Jamie Dornan ile Los Angeles’ta bir araya geldi. İkili, film sayesinde çok iyi arkadaş olduklarını söyledi.

JAMIE DORNAN: O DELi GÜNLERiMDEN ESER YOK

◊ Serinin son filmi de vizyona girdi. En çok neyi özleyeceksiniz?

- Her filmde set ekibi ve kast ile kendine bir aile yaratıyorsun. Aynı ekiple 3 filmde çalıştığım için en çok çalışma arkadaşlarımı özleyeceğim. Dakota’yı, böylesine muazzam boyutlara ulaşan bir projenin parçası olmayı özleyeceğim...

◊ Dakota ile çok fazla zaman geçirdiniz. Onunla ilgili hayranlarının bilmediği ya da saklamak istediği belli bir özelliğini paylaşır mısınız?

- Saklamaya çalışıyor ama gülerken homurtu benzeri garip sesler çıkarıyor!

◊ Ben de farkına vardım...

- Gerçekten mi! Bazen hepimizden garip sesler çıkar gülerken ama Dakota’nınki değişik bir ses ve gülerken kendini durduramıyor.

◊ Böylesine ses getiren bir projede genç kızların hayalini süsleyen bir adamı oynamak, gerçek hayatta nasıl tepkiler almanıza sebep oluyor? Mesela çocuklarınızın arkadaşlarının anneleri ya da okulda öğretmenleri sizi görünce nasıl davranıyorlar?

- Büyük kızım eylülde okula başlayacak. Okuldaki tepkileri eylülden sonra sana söyleyebilirim ama anaokulunda ya da bakıcıların beni görünce flört eden gülüşlerinin farkındayım. Ben de tepkisiz kalmıyorum, aynı süzülmeler, gülüşlerle karşılık veriyorum çünkü komik geliyor. Daha önce de söyledim, yine tekrar etmek istiyorum; bir tarafım bu filmleri yaptığıma inanamıyor. Hâlâ “Neden bu kitap film oldu? Hadi filmi yaptılar, ben niye bu filmlerin içindeyim?” diye düşünüyorum zaman zaman.

Film sayesinde iyi arkadaş olduk

AÇIKGÖRÜŞLÜ BİRİYİM

◊ Bu tarz ilişkiler hakkında neler biliyordunuz filmden önce?

- Açıkçası pek bilgim yoktu. İlk filmden önce yoğun bir araştırma süreci yaşadım. Hatta baskın ve itaat eden ilişkileri canlı izledim.

◊ Neden canlı izlemeyi tercih ettiniz?

- Odadaki enerjiyi birinci elden hissetmek istedim. Bu tarz ilişkiler kişiden kişiye değişen, herkesin kendince farklı yaklaştığı bir durum. Bazen ciddi, bazen tehlikeli, hatta sadist, bazen çok da eğlenceli bir dünya yaratıyorlar.

◊ Sizin görüşünüz nedir o dünyalar hakkında?

- Çok açıkgörüşlü biriyim. Seni mutlu eden şey buysa güç seninle olsun ama kişisel olarak benim tarzım şeyler değil. Fakat o dünyaya karşı da değilim.

◊ Canlandırdığınız Christian karakterinin seçiminden çıkıp Jamie’nin seçimine geçersek, nedir Jamie’nin çılgın gece tanımı?

- Aman Tanrım! İki küçük kız çocuğu ile çılgın geceler nadir ve uzak aralıklar ile oluyor. Ama 20’li yaşlarımdayken o geceleri tahmin ediyorsundur.

◊ Neredeydiniz 20 yaşında?

- 20 yaşında Londra’ya taşındım. Dışarı plan yaparak çıkmayı hiç sevmezdim. Genelde gece canımız nereye isterse oraya giderdik. Artık o deli günlerimden eser yok açıkçası. O günlere dönmek de istemem...

SEKSİ BİR ADAM DEĞİLİM

◊ Dört yılda üç filmde aynı karakteri art arda oynarken hiç sıkıldığınız oldu mu?

- Hayır olmadı. Çünkü her filmde Christian’ın farklı özelliklerini keşfettik. İnsan olarak gelişimini izledik ve filmlerde karakterin kendini tekrarlamamasına özen gösterdik. Bunun yanı sıra iki ve üçüncü filmi art arda çektik. İlk filme göre çok daha eğlenceli geçti çünkü her durumda dalga geçilecek bir şey bulduk. Dakota ile iyi arkadaş olduk. İlk filmde her şey çok farklıydı. Birbirimizi tanımıyorduk. O yüzden hiç sıkılmadım, aksine çok eğlenceli bir deneyim oldu.

◊ Üç film arasında kendinizi en seksi hissettiğiniz an ya da sahne hangisiydi?

- Öyle bir an yok. Kendimi hiçbir zaman seksi hissetmiyorum. Gerçekten öyle bir adam değilim.

◊ Peki yine üç film arasında en sevdiğiniz sahne hangisiydi?

- Seksi sahneler değildi favori sahnelerim. (Gülüyor) Son filmdeki balayı sahneleri bence çok romantik ve mutluluk verici sahneler oldu. İki hafta Fransa’daydık çekimler için. En çok balayı sahneleri ve Fransa’daki günlerimizi sevdim diyebilirim.

SPOR TAKINTIM VAR

◊ Filmle gelen yoğun ilginin yanında eleştiriler de var. Hakkınızda yanlış fikir beyan eden yorumlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?

- İnsanların benim hakkındaki görüşlerini takip etmiyorum ya da bilmek istemiyorum. Sosyal medyayı kullanmıyorum. Bu durum hayatımı daha sağlıklı yaşamama yardımcı oluyor. Çünkü sosyal medya kullanırken ister istemez okuyordum ve hiç tanımadığın insanların fikir beyan etmesi çoğu zaman beni rahatsız ediyordu. Sağlıksız bir durum. Hayata dair dünya görüşüm; eğer eşim, çocuklarım, ailem ve yakın arkadaşlarım beni olduğum gibi seviyorsa geriye kalan her şey anlamsız. Çünkü hayatımda ihtiyacım olan insanlar onlar, gerisi işimizin bir parçası.

◊ Jamie Dornan ile ilgili hayranlarının pek bilmediği bir şey var mı?

- Spor takıntım var. Profesyonel sporcu olma hayali kurarken yeterli olamayınca oyunculuğa yöneldim. Çocukken ragbi tutkunuydum, şimdiyse golf... Röportaja gelmeden önce bile golf oynadım.

◊ İki küçük kızınız var. Birkaç sene sonra ergenlik dönemine girecek, genç kız olacaklar. Bu seriyle ilgili neler diyeceksiniz kızlarınıza?

- Onlara babaları gençken, saçları beyazlamadan yaptı bu filmleri diyeceğim. Babalarının bir aktör olduğunu, her türlü karakteri oynamaya devam edeceğini söyleyeceğim. Umarım kızlarım rol yaptığımızı, öyleymiş gibi gösterdiğimizi ve sadece iş olduğunu anlayacak kadar zeki olurlar. Bilmiyorum, belki de utanırlar babaları böyle bir rolü oynadığı için ama hayatımı böyle şeyler için endişelenerek yaşamıyorum.

DAKOTA JOHNSON: SOYUNMAK KORKUTUCUYDU

◊ Film Sevgililer Günü’ne az bir zaman kala vizyona girdi. Röportajımıza bir Sevgililer Günü anınızla başlamak isterim...

- İlk erkek arkadaşımla Sevgililer Günü’nde tanışmıştık. Lisedeydim. Özel bir şey yapmamıştık ama onunla tanışmam özeldi çünkü 7 yıl ilişki yaşadık.

◊ Jamie’ye (Dornan) sizin bilmediğimiz özelliğinizi sordum, “Gülerken homurtu benzeri garip sesler çıkarıyor” dedi...

- Gerçekten mi! Şu anda kendimi çok zorluyorum o homurtu benzeri sesi çıkarmamak için!

◊ Jamie hakkında siz ne söylemek istersiniz?

- O zaman ben de paylaşayım... Jamie yemek yerken lokmasını ağzının kenarında saklayıp konuşuyor ama uzun konuşmalar yapabiliyor. Yani uzun bir süre lokmasını ağzında saklayabiliyor. (Gülüyor)

◊ Son filmde canlandırdığınız Anastasia karakteri, hayallerinin erkeği Christian ile evleniyor.

Siz nasıl bir adamla evlenmek istersiniz?

- Ne olursa olsun bana ve işime destek olan, saygı duyan bir adamla evlenmek isterim.

◊ Aynı soruyu Jamie’ye de sordum, üç filmi arka arkaya çekince hiç sıkıldığınız anlar oldu mu?

- Hayır, olmadı. Genç, tecrübesiz aşk hayatı ve görünümüyle ilgilenmeyen bir öğrenci olarak başlayan serüvende Anastasia zeki, ateşli bir kadın haline dönüşüyor.

Hem entelektüel, hem de seksüel olarak kendinde farkında olmadığı birçok şeyi keşfediyor. 3 film de kişiliğine farklı boyutlar katıyor. O yüzden hiç sıkılmadım.

Film sayesinde iyi arkadaş olduk

◊ Bu filmin sizi daha güçlü bir kadın yaptığını söylediniz bir röportajınızda. Neler kattı bu film Dakota’ya?

- Bu filmleri çekmeye başladığımda 23 yaşındaydım. Bu şekilde soyunup seks sahnesi hiç çekmemiştim daha önce.

Korkutucuydu ama bu bir hikayeydi. Sonra filmin başarısıyla gelen ilgiye hem duygusal hem de fiziksel olarak korunmasız yakalanmıştım çünkü çok çabuk yayılan bir durum oldu.

Sanırım dengeyi kurmayı başardım. Umarım insanlar da izlerken Anastasia’nın sadece bir karakter olduğunu, benimle ve hayatımla alakası olmadığını hatırlar.

◊ Anneniz ilk filmi izlememişti.

Diğerlerini izledi mi?

- Hayır, izlemedi. Annem o benim, karakter de olsa kendi annemin izlemesini istemiyorum... Uygun görmüyorum, o da saygı duyuyor.

 

X