"Bahar Ekinci Akçaoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bahar Ekinci Akçaoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bahar Ekinci Akçaoğlu

Bahar Ekinci Akçaoğlu

Atina yolları!..

7 Nisan 2017

Normal sezonun son maçında Barcelona dün deplasmanda Fenerbahçe'ye konuk oldu. İmajını ve gururunu kurtarmak haricinde bu maçtan hiçbir beklentisi yoktu Katalanların. Diğer tarafta Fenerbahçe 33 olasılık içerisinden sadece 4 tanesi ile ev sahibi avantajını elinde tutabilecek ve bu maç saat 22:45'de sona erdiğinde skor tabelası Fenerbahçe'yi işaret edecekti. Bu maçın başka sonu olamazdı. Sezona başlarken 1.lik için yola çıkmış Fenerbahçe'nin bugün olduğu noktada maçı kazanmaktan başka çaresi yoktu. İpleri çoktan başka takımlara vermiş, kaderini onlara bırakmıştı bile.

Kadrolar açıklandığında herkesin gözü Sloukas ve Datome'yi aradı ilk, iyi haber, ikisi de kadrodaydı. Sanki tabelada bir eksik vardı, peki Dixon neredeydi? Sırtındaki hafif rahatsızlıktan dolayı forma giyemeyecekti Amerikalı guard. Sezon boyu süregelen sakatlıkları düşününce bu normal bile sayılabilirdi Fenerbahçe için.

TAHMİN EDİLEMEYEN 5
Obradoviç tahmin edilemeyen bir beşle başlarken 4 numarada Bennet'ı sürdü parkeye. Ne yazık ki Barcelona'nın maça iyi başlamasında Obradoviç'in bu kararı epey etkili oldu ve ilk 10 dakika sona erdiğinde skor 11-15 Barcelona lehineydi. Ha bir de unutmadan Benn et'ın kullanamadığı top sayısı, kayıpları derken bir de savunduğu Claver'i havaya sokmuş sahanın en skoreri yapmıştı. Fenerbahçe lehine gözüken tek şey Sloukas'ın sakatlıktan sonra maça hızlı ve iyi başlamasıydı. Maça 6 top kaybı ile başlayan Fenerbahçe ya toparlanacaktı ya da Euroleague normal sezonun son maçında ona inanmış tüm seyircisi önünde hiçbir iddiası kalmamış Barcelona'ya yenilecekti.

2.çeyrekte benchten getirdiği enerji ile takımı ayakta tutan Kalıniç'in katları ve orta mesafa şutları Fenerbahçe'yi oyunda tuttu. Ribaund'larda aslanlar gibi savaşmasına rağmen ofensif anlamda sıkıntısını aşamadı Fenerbahçe. Hatta Bogdanoviç, Datome ve Sloukas'ın uzun süre yanyana oynamasına rağmen topu pota altına indirmeyi başaramadı.Neredeyse içeriye atılan tüm paslar top kayıpları ile sonuçlandı. Neyse ki Bartzokas'da Fener'e çalıştı ve verimliliği en yüksek oyuncusu Victor Claver'i 2. çeyrekte kenarda unuttu.

Son haftaların aksine oyuna tutuk başlayan Bogdanoviç ve takıma yeni dönen Datome ile uyanmaya çalıştı sarı lacivertliler. Her gaza bastığında Barcelona mutlaka cevap verdi. Savunmada koyduğu tüm agresifliği hücumda gözünü kırpmadan bir bir harcadı Fenerbahçe. Ekpe Udoh'un son dakikalardaki gayreti ile maçı 58-58 ile uzatmaya taşıdılar. Uzatma periyodunda Bogdanoviç bildiğimiz Bogdanoviç olunca tıkır tıkır işledi herşey ve 68-65 Barcelona'yı yenmeyi başardı Fenerbahçe. Panathinakos'un Maccabi'yi yenmesi ve Zalgiris'in Baskonia'yı mağlup etmesi ile playoff'larda Fenerbahçe'ye Atina yolları gözüktü.

AKILDA KALANLAR

Yazının devamı...

Nefret emekli olunca ne olacak?

5 Nisan 2017

Real Madrid maçlarını Ülker Arena'da izlemiş her seyirci, Andres Nocioni'nin taraftar tarafından nasıl karşılandığını tecrübe etmiştir mutlaka.

Peki Nocioni ne yaptı da bu kadar tepki topladı?

Bu soruyu cevaplamak için 2015 Mayıs ayına gitmemiz gerek aslında zira öncesinde Baskonia formasıyla sayısız kere Ataşehir'i ziyaret etmiş olmasına rağmen taraftarın dikkatini bu denli çekememişti Nocioni.

Fenerbahçe tarihindeki ilk Final Four'una kalıyor. Tarih tam olarak 15 Mayıs 2015, yer muhteşem Madrid, metrosu, meydanı, sokakları Fenerbahçe taraftarının tezahüratları ile inliyor adeta. Herkes öylesine motive ki, maç öncesi anons sırasında kim ev sahibi anlaşılmıyor bile.

Diğer tarafta Euroleague'in en başarılı kulübü, Real Madrid var ama durun bir dakika Andres Nocioni için durum çok farklı aslında. Sıradan bir yarı finale çıkmıyor 36 yaşındaki başarılı forvet. 36 yaşında ilk Final Four'u için parkeye adım atmak üzere. Bir de üstüne üstlük çocukluk hayali Avrupa'da oynamak olan Arjantinli bir oyuncudan bahsediyoruz, Avrupa ligi, NBA değil. 

Parkeye ayak bastığında hazırdan öte Nocioni bu fırsat için "Bu benim son şansım" diyordu kendi kendine.

Bu konsantrasyon ile bench'ten tüm enerjisini ve tecrübesini beraberinde getirdi. Fenerbahçeli oyuncu ve taraftarın aksine çok sakindi. Özellikle de seyircinin gözbebeği normal sezonun MVP'si Bjelica'yı sahadan sildiğinde çok soğunkkanlıydı. Sahadaki duruşu çok güçlüydü, sanki galibiyet ile Fenerbahçe'nin arasındaki tek şey Nocioni'nin özgüveniydi.

Yazının devamı...

Fenerbahçe parolayı unuttu mu?

2 Nisan 2017

Fenerbahçe en son Real Madrid'e yenildiğinde takvim 2015 Aralık ayını gösteriyordu. O tarihten sonra 4 kere daha karşılaştı iki ekip, her maçın sonunda skor tabelası hep Fenerbahçe lehineydi. Hatta Nocioni Euroleague'e verdiği röportajlardan birinde 2 sezondur oynarken en sıkıntı çektikleri takımın Fenerbahçe olduğunu itiraf etmekten çekinmiyordu. 

Galibiyetlerin parolası, koç Obradoviç'in 15-16 sezonundaki playoff serisinde soyunma odasında yaptığı konuşmada gizliydi. "Ne yaparsanız 5 kişi yapacaksınız, 5 kişi ribaund alacak, 5 kişi box out yapacaksınız, seride önde olduğunuzu bir dakika olsun aklınıza getirmeyeceksiniz"

Fenerbahçe bu gece bu parolayı unuttu mu? Hayır unutmadı ama gücü 40 dakika aynı şekilde oynamaya yetmedi maalesef. Neden mi? Sezon başından beri sakatlıklar ile boğuşan Obradoviç, Udoh, Bogdanoviç ve Sloukas'ın birlikte oynadığı sadece 5 maç geçirebilmişti. Bogdanoviç 13, Sloukas 5, Udoh 4 ve Datome 3 maçı kaçırmıştı bile. 

Bunu çok iyi çalışmış olan Pablo Laso maçtan önce, erken ama acele olmayan hücumlar üzerinden oyun kuruculara baskı yaparak tempoyu kontrol etmeyi öğütlüyordu öğrencilerine. Diğer yanda Obradoviç'in mesajı kısa ve netti. "Herşey bizim elimizde iyi basketbol oynayalım bunun ötesi yok" dedikten sonra dün akşam ev sahibi avantajının farkındalığı ile çıktı sahaya sarı lacivertliler. Ev sahibi avantajı demek %78 Final Four demekti çünkü. 

Ama maç tam da Real Madrid'in istediği gibi başladı aslında, Llull bildiğimiz gibi Madrid'in baş döndürücü temposunun mimarı, son haftaların sıcak eli hiç çekinmedi potaya giderken. Fenerbahçe ise Bogdanoviç ile soğukkanlı, panik yapmadan ve akıllı oynamaya başladığında tüm sakatlıklara rağmen bu maç bizim diyordu. İlk yarı sona erdiğinde skor tabelası Real Madrid için 29'u 2. çeyrek için sadece 9'u gösteriyordu, evet yanlış duymadınız ilk çeyrek 20 sayı ile hızlı başlayan Madrid 2. çeyrekte sadece 9 sayı bulabilmişti. Madrid'de moraller düşmüş, maçın başındaki enerjinin yerini "Yine mi yeniliyoruz?" sorusuna bırakmıştı soyunma odasına giderken.

Fenerbahçe agresif savunma hırsı, minimumda yaptığı top kayıpları ve Bogdanoviç'in saha içi liderliği sayesinde 3. çeyrekte farkı açsa da benchten gelerek ben de hala bu takımdayım diyen Rudy Fernandez'in 3'er 3'er yaklaşmasına engel olamadı. 7 sayı geriye düşmüş Real, Fenerbahçe ne olduğunu anlamadan 5 sayı öne geçmişti bile, mesajı gönderdi Fenerbahçe'ye, "Öyle her canın istediğinde beni kendi evimde yenemezsin" 

Sağlıklı bir Fenerbahçe bu mesaja tüm oyuncuları ile çok net cevap verirdi ancak kaçan serbest atışlar, yorulan bedenler, üst üste yapılan top kayıpları derken tıkanmış ve ritmini kaybetmiş bir takım izledik son çeyrekte. Kazanmak için sadece durdurmak yetmiyordu bir de atmak gerekiyordu ama 4 oyuncusu 30 dakikanın üzerinde dakika almış bir takımın bu seviyede başarmasını beklemek biraz haksızlıktı aslında.Tüm maç boyunca alıştığımız Real gibi değildi Real ama Fenerbahçe'den daha akıllı oynadı, rotasyon derinliği ile diri kalmayı başardı. Aynı son maçlarda olduğu gibi maçın bitmesine 1 dakika kala skor 59-56'yı gösterirken ayağına gelen maçı 2 kere Real Madrid'in ellerine teslim etti Fenerbahçe. İşler bu mağlubiyet ile daha da karışırken elindeki ipleri başka takımlara vermenin huzursuzluğu ile uçağa binecek ve evine dönecek Obradoviç'in öğrencileri. Bizler de haftaya tüm maçların Fenerbahçe lehine sonlanmasını bekleyeceğiz.

Akıldaki sorular:

Yazının devamı...

Final Four yolunda en kritik maclardan biri...

25 Mart 2017

Maçtan önce herkesin aklındaki 2 soru suydu elbette ki;

2 gün önce son saniye basketiyle hem maçı hem de Datome'yi kaybetmiş Fenerbahçe ev sahibi avantajını elinde tutabilecek mi? Anadolu Efes galibiyet serisini sürdürüp playoff biletini alabilecek mi? 

Ortada inkar edilmez bir gerçek vardı; hangi takım diğer takımın karakterini bozabilirse maçı o alacaktı. Nitekim Perasovic oyuncularına tempoyu forse ederek açık sahada Fenerbahce'yi durdurmayı öğütlemişti maçtan sadece bir kaç dakika önce. Dersini iyi çalışmış Anadolu Efes neredeyse 3 çeyreğin tamamında bu prensip ile Fenerbahçe'nin adeta başını döndürdü.



Yaptığı agresif savunma ile dar rotasyonu yüzünden sıkıntı yasayan Fenerbahçe'yi düzeninden çıkartarak, 3 sayı çizgisinden pota altına yaklaşmasına izin vermedi.

Sloukas'ın yokluğunda tek guard olan Dixon'ı yıpratma planı karşısında Obradovic Nunnaly ile cevap vermeye çalıştı. Belki de yaptığı en kritik hatalardan biriydi tecrübeli teknik adamın. Nunnaly'nin iyiden uzak performansı maç boyunca başını ağrıttı sarı lacivertlilerin.

Yazının devamı...
Bahar Ekinci Akçaoğlu Kimdir?

Bahar Ekinci Akçaoğlu