"Aysun Kaba" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aysun Kaba" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aysun Kaba

Türkiye’de kadınları çok şık buluyorum

Sevgili Christine Şenol, ilk kez 1975 yılında Türkiye’ye gelmiş ve o yıl açılan İstanbul Sheraton Oteli’nde ‘mutfak koordinatörü’ olarak işe başlayarak, otelde çalışan garson kızları eğitmiş.

Türkiye’de kadınları çok şık buluyorumO tarihlerde, bu işi dünyada sadece 4 kadın yapıyormuş. Aynı yıl, o dönem Hürriyet Gazetesi’nin sahibi olan Erol Simavi vasıtasıyla Petro Şenol’la tanışmış ve bir yıl sonra evlenmiş. Türkiye’de giyim konusunda o dönem en büyük eksikliğin büyük beden kıyafetlerin bulunamaması, sevgili Christine’yi bu işe yöneltmiş. Christine Şenol, 1987 yılında kurduğu büyük beden giyim markası Christine Cotton Club-C.C.C. ile büyük beden denilince akla ilk gelen isimlerden biri haline geldi. Günümüz dünyasının hızlı yaşam temposunda şıklığı ve rahatlığı aynı anda yaşamak isteyen, modayı ve stilini kendine özgü yorumlamayı seven kadınlara özel koleksiyonlar hazırlıyor. Markasını genç fikirlere devretmek isteyen Christine ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Türkiye’ye geldiğinizde moda yolculuğunuz nasıl başladı?

80’lerde hiç bir konfeksiyon yoktu, özelikle çocuklar için. Hobi olarak, bir atölyede oğluma eşofman, kendime de yazlık mont yaptırdım. Sonra arkadaşım gördü, bana kendi çocuklarına da yapmam için sipariş verdi. Ve başka arkadaşlarım, onların çocukları derken farklı model ve kumaşlara ilgim arttı. İstediğim joggingi bulamayınca haydi iş başına diyerek ilk önce kadife kumaşla başladım, onada ilgi çok olunca, herkese sordum, herkes istedi. Bu sefer kadife kumaşa yöneldim. Çok özel bir kadife örme firma ile anlaştım, sonunda ‘Christine kadife’ olarak bu işe giriştim. Ve Christine Cotton Club-CCC markamı kurdum. İstek üzerine büyük ve rahat bedenlere geçtim. 40 yılık bir yolculuktan sonra çok değerli bir marka oluşturdum. Ama, artık şimdi zamanı geldi, bu pırlanta markayı daha büyük noktaları taşıyabilecek profesyonel ellere teslim etmek istiyorum.

İstanbul sizin için ne ifade ediyor?

Tarih ve dünyanın tam ortası, her şey burada oldu ve geçti. 10 bin senelik zengin bir varlık. Cıvıl cıvıl yaşayan hayat dolu bir şehir, çok büyüyen bir dünya şehri. Trafik herkesi yorsa da vazgeçilmez bir şehir benim için.

Türkiye’de kadınları çok şık buluyorumBüyük beden ürünlerinizin çok ilgi gördüğünü biliyorum. Türkiye’de kadınlar bedenlerine göre giyiniyor mu?

En büyük problem, kadınlar bedenlerini tanımıyorlar. Türkiye’de kadınları çok şık buluyorum. Her bedene göre kıyafetler bulmak kolay olmuyor. Alımlı bir genç kızdan 80 yaşındaki bir ev kadınına, entelektüel iş kadınlardan, tesettürlü kadınlara kadar, bizim markamızda aradıklarını bulabiliyorlar. Bin tane kadın giyim markası varsa, belki ancak 15 büyük beden imalatçı var ve çoğunun bile düzgün bir konsepti bile yok. Biz herkesi giydirmeye gayret ediyoruz ve müşterilerimiz çok memnun. Her bedene göre kıyafetler tasarlıyoruz. En önemlisi bizde basic modeller var, çok rahat elbiseler, atletler ve pantolonlar, onun modası zaten geçmiyor. Ünlü isimler de benim tasarımlarımı tercih ediyor.

Siz modayı nasıl yorumlarsınız?

Eskiden modada çok katı kuralları vardı. Şimdi öyle değil. Bence moda pratik ve kullanışlı olmalı. Kolay kombinlenen, hızlı hayatımızı kolaylaştıran ve özgür olduğunda işte o modadır.

Mottonuz?

Her kadın kendi tipine göre giyinmeli işte öyle olduğunda kadının mottosu mutluluktur. Zarafet kiloda değil, şahsiyettedir. Her kadın naturel ve gülümsüyorsa her şeyi yolundadır. O kadar şahsiyetli harika kadınlar tanıyorum ki, dans ediyorlar, gülüyorlar, espri dolular ve çoğunun çok büyük bir kalbi de var. 

Petro Şenol’la tanışmalarına vesile olan Erol Simavi aynı zamanda nikah şahitleri de olmuş.

AYSUN KABA’YA SOR

SORU: Benim en büyük problemim çok zayıf olmam, omuzlarımın çok düşük olması, bacaklarımın çok ince olması. Bu yüzden nasıl giyineceğimi bilemiyorum. Yardımcı olabilir misiniz?
Fikriye OK

CEVAP: Fikriye Hanım, giydiğiniz kumaşların dokusu daha kalın, kendinden desenli olursa daha geniş ve daha iyi hissedersiniz. Ceketleriniz, gömlekleriniz hep apoletli olmalı, öyle olursa omuzlarınızdaki düşüklüğü yükseltirsiniz.Pantolon tercihiniz çok dar modeller olmamalı. Yani nerede eksiklik varsa, orayı çoğalt. Nerede fazlalık varsa orayı incelt.

X