"Ayşegül Ekinci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Ekinci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Ayşegül Ekinci

Güneş Kralı’nı ‘gay’lik değil yalan söylemek yaktı!!!

16 Mayıs 2007

Ama oğlu için dünyanın en önemli kişisiydi.Yoğun gündelik yaşamından sonra evde kendisini bekleyen, her zaman ve her koşulda yanında olan, ona hayatta başarılı olması için çok çalışması gerektiğini öğütleyen..Hedefini belirleyip oğlunu da bu hedefe yönlendiren akıllı bir kadın. Paula Browne, ‘Auschwitz’ Yahudi toplama kampından kılpayı kurtulduğu zaman, 1948 yılında doğan oğlu John’un hayatta çok başarılı olması gerektiğini kafasına koymuştu. İngiliz Ordusu’ndan emekli olan kocası Edmund, BP’de çalışmaya başlayınca, hedef belirlendi..John için hedef British Petrolium yani BP olacaktı.

Bir çok insana önemsiz gelen bu kadın, petrol dünyasının en etkili isimlerinden biri olan ‘Güneş Kralı’ Lord Browne’nin annesiydi...

John annesinin izinde yürüdü. Ya da kendisine belirlenen hedefe odaklandı. Başarılı olmak onun için denge ve istikrar demekti. Cambridge Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Amerika’ya yüksek lisans için giden John Browne, 1966 yılında BP’ye stajyer mühendis olarak girdi ve tam 41 yıl aynı firmaya hizmet etti.Tıpkı hedeflendiği gibi... İstikrar ve günden güne artan başarıyla...

Dünya basını bu ufak tefek işadamıyla tanıştıktan sonra onu takip eder oldu. 1995 yılında BP’nin CEO’su olduktan sonra, başarıdan başarıya koştu.

Şirketin başına geçtikten hemen sonra dünyanın iki büyük petrol devi BP ve Mobil operasyonlarını birleştirdi. 1998 yılında da yeni bir ‘evlilik’ gerçekleşti.

BP, bir başka ünlü petrol firması Amoco ile birleşti. Ve BP, bir çok insana hala birşey ifade etmeyen Paula Browne’nin keskin zekalı oğlu John Browne yönetiminde 21’ci yüzyılın zorlu koşullarına hazır halde, ilerleme kaydediyordu.

Dünya basının ekonomi köşelerinde hep BP haberleri vardı..Ve ufak dev adam nam-ı diğer ‘Güneş Kralı’.

Yanında kadın hiç olmadı...Kolu boş kaldı...Fotoğraflarda yalnızdı...

Yazının devamı...