Ayşegül Ekinci

Nice Batuhanların dileklerine sihirli değnek değsin

28 Şubat 2011
Şebnem. Pırıl. Onur. Ve Batuhan.Son haftalarda tanıştığım, daha doğrusu Batuhan sayesinde tanıdığım harika insanlar onlar. Onlar, hayata tutunmaya çalışan çocukların dileklerinin gerçeğe dönüşmesini sağlayan, işlerini büyük bir titizlikle yapan şahane insanlar. Neden mi? Gelin, dinleyin benden:

Batuhan, ‘Harry Potter Dileği’ tuttu ve o dilek gerçek oldu

Önce Şebnem’den başlamak istiyorum. Şebnem İşgör Grup7 İletişim Danışmanlığı şirketinin Medya İlişkileri Yönetmeni. Pırıl Adanalı Bir Dilek Tut Derneği’nin Genel Müdürü. Onur Eren ise Bir Dilek Tut Derneği’nin gönüllüsü. 14 yaşındaki lösemi hastası Samsunlu Batuhan’ın, ‘ Harry Potter Dileği’ gerçeğe dönüşürken, Onur abisi hep Batuhan’laydı..

Ona, türlü sürprizler yaptı. Batuhan’ı, İngiltere gezisi boyunca şımarttı. Şımarttı. Batuhan, gerçekleşmesi çok güç olan hayali gerçekleşince hayata daha bir sıkı  sarılmaya başladı.

Bu ilginç serüvende ben de, onlarla birlikteydim.

- - -

Başından başlayayım. Dost teknoloji Vestel, toplumun gelişmesinde umut, dayanışma gücü ve sevinç duygularının güçlendirilmesinde büyük etkisi olduğu inancıyla 2008 yılından beri, Bir Dilek Tut Derneği’ne dileklerin gerçekleşmesi için ayni ve maddi destek sağlıyor.

Batuhan’ın, Harry Potter’ın okulunu ziyaret dileğinin gerçekleşmesi için tüm gerekli giderleri de, Vestel karşıladı. Ama, olay sadece hayata tutunmaya çalışan çocukların dileklerinin gerçekleşmesi için giderlerin karşılanması ile bitmiyor. Aslında, olay burada başlıyor.

Bu çocukların dilekleri gerçekleşirken öyle harika insanlar çalışıyor ki..Organizasyonun her safhasında, büyük bir titizlik ve insanlık duygusu hissediyorsunuz.

Yazının Devamını Oku

Hollywood dudakları ona emanet

17 Ocak 2011
Angelina Jolie, Demi Moore, Julia Roberts onun ismini açıklamadığı sayısız ‘client-müşteri’sinden sadece birkaçı.

Hollywood’un birbirinden güzel isimlerinin yaşlanmaya karşı en büyük silahı, onun dozunu çok iyi ayarladığı karışımlarda gizli.

Doktor Rita Rakus, Londra’nın dünyaca ünlü ‘Dudak Kraliçesi’. Dünyaca tanınmış kadınların dudakları Doktor Rakus’a emanet. O da bu işi öyle iyi biliyor ki, ‘Dudak Kraliçesi’ unvanını yıllardır hiçbir doktora kaptırmıyor. Dr Rakus’la, Londra’nın Knightsbridge semtinde dünyaca ünlü Harrods mağazasının tam karşısında bulunan 5 yıldızlı spa kliniğinde buluştuk. Hollywood’daki son trendleri anlattı. Neden, artık Angelina Jolie dudaklarına rağbet olmadığını açıkladı.

Sydney Üniversitesi’nden tıp doktoru olarak mezun olan Doktor  Rita Rakus, İngiliz Kozmetik Doktorlar Derneği’nin kurucu üyesi olarak neştersiz güzellik ve anti aging trendlerini, dünyanın dört bir yanından gelen hastalarına uyguluyor. Rakus, bugüne kadar yaptığı 50 binden fazla enjeksiyon ve dokunduğu dudakların doğallığı ile Londra’nın ‘ Lip Queen-Dudak Kraliçesi’ unvanını haklı olarak kazanmış. ‘ Güzel dudakların sırrı, o dudakların yüze uyumu ve doğallığıdır’ diyen ünlü doktor, kendisine gelen hastaları eğer uygun görmüyorsa, tedavi etmiyor yani daha güzel yapmıyor.

Neştersiz güzellik alanında 20 yıldır harikalar yaratan Rita Rakus, Daily Mail, New York Times, London Evening Standart, Tatler, Elle, Sunday Mirror ve The Observer gibi dergi ve gazetelerde sıkı sık boy gösteriyor. Sadece Hollywood yıldızlarının değil Avrupa jet-set’inin de her konuda kendilerini emanet ettiği Doktor Rita Rakus, kliniğinde görüntülenmek istemeyen dünyaca ünlü isimleri, elindeki ufak ‘ rescue-yardım’ valiziyle kendi mekanlarında ziyaret ediyor. Bu valizde neler mi var? Hastanın ihtiyacına göre ne gerekiyorsa bu mobil çantada işte bu malzemeler var. Çoğu zamanda, 6-8 ayda bir tazelenmesi gereken o muhteşem dudaklar için enjeksiyonlar. İşte, Avrupa’nın en önemli adresinde kişiye özel anti aging ve neştersiz güzellik uygulamaları yapan Rita Rakus, tepeden tırnağa biyolojik yaşınızın 10 yıl öncesine döndürme sözü veriyor.

Hatta bu sözden öteye gidiyor. Dr Rita Rakus, İngiliz televizyon kanalı Channel 4’da geçtiğimiz Ağustos ayında yayınlanan ‘ 10 Years Younger-10 Yıl Daha Genç’ programında Denise Bird adlı kadını neştersiz yaptığı uygulamalarla tam 14 yıl öncesine götürerek, İngiliz basınının gündemine oturdu. Sadece kadınları değil erkekleri de güzelleştiren Dr Rita Rakus, neştersiz güzellikte en son gelinen noktaları açıkladı.

85 yaşındaki anneme bile neştersiz güzellik uygulamaları yapıyorum

Neştersiz güzellik ve anti aging uygulamaları için sayısız teknik olduğuna dikkat çeken Rita Rakus, artık Angelina Jolie dudaklarının çok talep görmediğine de dikkat çekiyor.

Siz, sayısız Hollywood yıldızının dudaklarını güzelleştirdiniz. Özellikle son yıllarda, Angelina Jolie dudakları çok talep gördü. Hala öyle mi?

Yazının Devamını Oku

Assange davası uluslararası şova mı dönüyor?

15 Aralık 2010
Hakkındaki tecavüz iddialarıyla Londra’da, City of Westminster Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bir kez daha yargıç önüne çıkan Julian Assange nam-ı diğer ‘ Bay Sızıntı’ nın, İsveç’e iade edilip edilmeyeceği düğümü çabuk çözülmeyeceğe benziyor.

aekinci@hurriyet.com.tr

Julian Assange davası uzadıkça karizmatik Wikileaks liderinin popülaritesi katlanarak artacak. İsveç otoriteleri, Assange’a zor günler yaşatıyor ama ‘Bay Sızıntı’ ya destek veren ünlüler geçidi arasında oldukça ilginç isimler de var. Uluslararası bir şova dönüşeceğe benzeyen ‘ Assangecase- Assange Davası’ en az Wikileaks dokümanları kadar konuşulacak gibi.

Mahkeme salonunda başından sonuna kadar izlediğim duruşmayı, camdan panellerle çevrili sanık bölümünde göz göze geldiğim Julian Assange ile karar açıklandıktan sonra aramızda geçen işaretli diyalogu anlatayım..

- - -

Julian Assange davasını izlemek isteyen çok sayıda basın temsilcisi vardı. Sabahın erken saatlerinden itibaren mahkeme binasına akın eden basın mensupları, Asssange’in iade edilip edilmeyeceği yönünde nasıl bir karar çıkacağını merak ediyordu. Davanın görüleceği mahkeme salonuna önce Julian Assange’in yakın arkadaşı ve Wikileaks’in basın sözcüsü Kristinn Hrafnsson geldi. Hrafnsson ile ayaküstü sohbet ettik. ‘ Sıkıntılı günler geçiriyoruz. Hiç hak etmediği şeyler yaşıyor’ dediği Assange için tedirgindi. Wandsworth Hapishanesi’ndeki koşulların iyi olmadığından bahsetti.

İlerleyen dakikalarda Assange’in avukatları Mark Stephens ve Geoffrey Robertson geldiler. Savunma yakınları arasında tanıdık bir yüz beni şaşırttı. Pakistan Eski Başbakanı ve Pakistan Halk Partisi Eski Lideri merhum Benazir Butto’nun yeğeni Fatma Butto,  Assange davasını izlemek ve destek vermek için Pakistan’dan gelmişti. Fatma Butto ile 2007 yılında gittiğim ve bir dönem kaldığım Pakistan’daki günler üzerine konuştuk. Fatma da, özgürlük yolunda türlü mücadeleler veren Butto Ailesi’nin sıkıntılar çeken bir üyesiydi. İşte tam da bu yüzden Julian Assange’in davasına yürekten inanıyordu. Biz, Fatma Butto ile konuşurken Bianca Jagger, Jemima Khan, gazeteci- yazar Tarık Ali, John Pilger duruşmanın yapılacağı salonun dışında toplanmışlardı.

Salman Rüşdi’yi savunduğu için terörist tehditlerine aldırmayan gözü kara avukat Assange’a özgürlük kapısını aralayacak mı?

Duruşmanın yapılacağı salona parti parti alındık. Mahkeme salonu yeterli olmadığı için bir ara Julian Assange için teminat veren yakın arkadaşı Vaughn Smith’e bile oturacak yer kalmadı. Smith ile  Julian Assange’in sanık koltuğunda oturacağı camlı bölmenin yanındaki koltuklarda yan yana oturduk. Saatler, 14.00’ü gösterirken salonda büyük bir sessizlik hakimdi ve çıt çıkmıyordu. Julian Assange’in gelmesi bekleniyordu.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın en tehlikeli adamına kadın komplosu

8 Aralık 2010
O, günümüz medyasının “Don Kişot ”u. ‘ Kriptogate’ dosyalarını yayınlamaya başlaması üzerinden tam iki hafta geçti. Pentagon’a açtığı savaşı açık arayla götürüyordu ama çevresindeki çemberin daralacağını da biliyordu. Korkuyla değil strateji ile yaşıyordu. Çocukluğundan beri annesi ve kardeşiyle, üvey babasından kaçarak yaşamıştı. Belki de bu nedenle ait olmadan yaşamaya alışmış. Kaçarak yaşamayı benimsemek zorunda kalmıştı.

aekinci@hurriyet.com.tr

Julian Assange’in, ‘ Dünyanın En Tehlikeli Adamı’ ilan edilmesinin ardında birçok sebep var. Nedir bu sebepler? Düşünsenize, bir adam, ABD rejimlerinin gerçek yüzünü, kapalı kapılar ardında yaşananları göstermek için, Hollywood filmlerini aratmayacak bir senaryoda oyun kuruyor. ‘ Ben başrol oynayan değil oyun kuran adam olmak isterim’ diyerek, stratejisinin ve Wikileaks gerçeğinin altına imzasını atıyor. Bu adam zeki, bilgili, cesur, kararlı bir de Hollywood starlarının enerjisini taşıyor. Karizması, tane tane ve düşünerek konuşması milyonları etkiliyor.
. . .

Julian Assange, Afgan Savaş Günlükleri yayınlandıktan sonra, ABD için tehlike çanları çalmaya başladı. Irak Savaş Günlükleri ise, Assange’in biran önce susturulması gerektiğini gösterdi.

O’nun için zor günler artık başlamıştı.

Bir ay önce yaptığımız röpörtajda “ Hayatımın en stresli günlerini yaşıyorum’ dedi. Başına gelebilecekleri biliyordu. Ama misyonu büyüktü. Masa başı gazeteciliğini sevmiyordu. “ Gazetecilik şeffaf olmalı, gazeteci bilim adamı gibi belgelerle konuşmalı. Medya kuruluşları iyi gazetecilerle çalışmalı. Okuyucu, gazetede okuduğu şeye inanma eğilimindedir. Bu nedenle, okuyucuya doğru bilgi verilmeli ” diyordu.

İşte bu nedenle, belgelerle, evraklarla hareket etmeyi seviyordu.

Günümüz medyasına yeni bir açı getirdi. Medya ,Wikileaks öncesi ve Wikileaks sonrası diye tarihsel bir yapılanmaya girdi. “ Kriptogate” dosyalarının yayınlanmaya başlamasıyla unutulmaz politik atışmalara tanık olduk.Birbirinden özür dileyen politikacılar, kriptolarda adı geçtiği halde, söylediklerini inkar eden diplomatlar, hırsından küpüren devlet adamları, politik kriz eşiğine gelen ilişkiler.

Yazının Devamını Oku

Bayan ‘Canım Bakanım’ enerjisini uzaydan alıyor

24 Kasım 2010
O, Boğaz’ın en güzel manzaralı mekanlarından Muhsinzade Yalısı’na, dokunup adeta yeniden can vermesiyle hayatımıza girdi.Aslında Aysal Ailesi ‘ Cemiyet’ hayatının içinde hep vardı . Yedi yıllık serüveniyle boğaz kıyısında bir inciye dönen Muhsinzade Yalısı, Hotel Les Ottomans olunca, boğazın sularında yeniden hayat buldu.

aekinci@hurriyet.com.tr

Turizmci Ahu Aysal, Les Ottomans Hotel’in sahibesi ve yöneticisi olarak çok konuşuldu. Kah belediye ile yıllar süren mücadelesi.  Kah  oteline  ruhsat verilmemesi. ‘ Ne yapmak istediğimi anlamadılar’ diyen Ahu Aysal, şimdi dünyanın konuştuğu ‘ bebeği’, ‘ Les Ottomans’ a verilen büyük ödülle haklı olarak gururlanıyor. 

Bu röpörtaj, son olarak Çalışma Bakanı Ömer Dinçerler’e, ‘ Canım Bakanım’ dediği için Bakan tarafından azarlanan, iş kadını Ahu Aysal’ın, bilinmeyen yüzünün yansımaları.

-Les Ottomans’ın hayata geçmesi yıllarınızı aldı. Otelin yapım aşamasında türlü sıkıntılarla karşılaştınız. Yıllar sonra, bugün Les Ottomans Avrupa’nın hatta dünyanın en çok konuştuğu otellerden biri oldu. Otelin bu denli ses getireceğini tahmin ediyor muydunuz?

Ben bu işe, ‘ Öyle bir otel yapacağım ki bu oteli dünyaya tanıtacağım diye başladım. Bugünkü aldığım ödül bu düşüncenin neticesi. Uzakdoğulu sporcular birkaç tuğlayı üst üste koyup, bu tuğlaları ellerinin yanıyla kırarken en alttaki tuğlaya odaklanırlar. Ben de bu felsefeyle hareket ettim. Dünyada en iyi olmaya hedeflenip, sonuca konsantre oldum.

-Çok sık gezer misiniz? Bir turizmci ve otel yöneticisi olarak kreatif anlamda nelerden ilham alırsınız?

Bir doktorun dalında yeni gelişmeleri takip etmesi, bir teknoloji adamının teknoloji dünyasındaki en son gelinen noktaları araştırması gibi ben de otelciliğin ilerleyebilmesi için, dünyadaki kriterleri yakalayabilmek adına çok sık seyahat ederim. Çok gezince çok görüyorsunuz. Müşterinin arzuladığı standartları, kriterleri yakalayabiliyorsunuz. Başarımın tek sebebi aynı zamanda sahibi olduğum otelin genel müdürlüğünü yapmamdır. Dünyada artık 5 yıldız ve 7 yıldız kavramlarını aşan oteller var. Benim, yakalamak istediğim buydu. Ve gelen ödülle doğru yolda olduğumu gördüm.

-Bakan’la konuşuyorsunuz gündem oluyor. Üstsüz güneşleniyorsunuz konuşuluyorsunuz. Otelinizin yanı sıra ‘ Ahu Aysal’ olarak da hayatımızın içindesiniz. Hakkınızda çıkan haberlerden rahatsız olduğunuz, daha doğrusu yorulduğunuz oluyor mu hiç?

Yazının Devamını Oku

‘Bay Sızıntı’nın çok özel röportajı

25 Ekim 2010
Aylardır dünya basınının gündeminden düşmeyen Julian Assange ile WikiLeaks gerçeğini Irak Savaş Günlüğü’nün yayınlandığı gün konuştum. Bu röportaj, Pentagon’a rağmen dünya basınını arkasına alan “Dünyanın en tehlikeli adamı”nın, kanun kaçağı gibi yersiz yurtsuz yaşayan ama her yere ait olan Julian Assange’in kendisini anlattığı, “madalyonun bilinmeyen yüzü”.

O, WikiLeaks gerçeğini çok önceden başlattı ama yaz aylarının ortalarında Batılı gazetelerin desteğini de alarak internet sitesinden yayınladığı Afgan Savaş Günlüğü’yle, deprem yarattı. Hem de nasıl bir deprem. Ocak 2004-Aralık 2009 tarihi arasında Afganistan’daki ABD ordusunun iç yazışmalarından oluşan 92 bin 201 adet belge, ABD’de değişim rüzgarları başlatan Obama ve yönetimini kelimenin tam anlamıyla, “zor” durumda bıraktı.

Savaş suçları, hükümet ve şirket yolsuzlukları gibi birçok skandalı içeriden yayınladığı belgelerle dünyaya duyuran 39 yaşındaki adam, artık kameraların önünde olmaya karar verdiğinde onun için geri dönülmez bir serüven başladı. 

Uzun boylu narin yapılı ‘ Bay Sızıntı’, dünya basınını sadece zekası ve yetenekleriyle değil, karizmasıyla da etkiledi. Küçüklüğünden beri yerleşik düzeni olmayan Julian Assange, Obama yönetimini kızdırdıktan sonra, hepten kaçarak yaşamaya başlayacaktı.

O’nun için her ülkenin havaalanı ya da arkadaşlarının evleri artık kendi eviydi.

Yaz aylarında ardı arkası gelmeyen baskı ve tehditlerle karşı karşıya kaldı.

Tecavüz iddiasıyla gazetelerin birinci sayfasına düştü.

Çalışma ve oturma izni için İsveç hükümetine başvurdu. Geri çevrildi.

Yazının Devamını Oku

Türk doktordan iktidarsızlığa 'ilaçsız çare'

11 Ekim 2010
Şok dalga akupunktur ile yaptığı tedavilerle sayısız hastasının ideal kilosuna kavuşmasına yardımcı olan Kardiyovasküler Anestezi, Beslenme , Antiaging ve Akupunktur Uzmanı Doktor İsmail Ağar, dünya genelinde 152 milyon erkeğin ortak derdi olan ‘ sertleşme sorununa’ yine akupunktur ile çare buldu.

Amerika’da geliştirilen ‘ Focus Şok Dalga’ yöntemini Türkiye’ye getirerek,  binlerce erkeğin sorunu olan iktidarsızlık tedavisi için noktasal akupunktur ile birleştiren Doktor İsmail Ağar, klinik çalışmaların oldukça başarılı sonuçlar yarattığını belirti.

40 yaş üstünde hayli yüksek oranlarda seyreden iktidarsızlık sorunu başta beslenme ve yaşam tarzındaki değişiklikler olmak üzere diğer faktörlerin de eklenmesiyle son yıllarda erkeklerin korkulu rüyası haline geldi. ‘İktidarsızlık’ bundan on yıl önce daha çok psikolojik nedenlere dayandırılırken, günümüzde iktidarsızlık şikayetlerinde  % 80 fiziksel nedenlerin rol oynadığı dikkat çekmekte.

Yeni tedavi ile iktidarsızlık arayışında ilaçsız çözüm yaratıyor.

‘Focus Şok Dalga Akupunktur  yöntemi  ile birleştirerek erkekte sertleşme sorunlarına ilaçsız çare bulan Türk doktor İsmail Ağar, Hürriyet’e geliştirdiği iktidarsızlık tedavisini şöyle anlattı: ‘ Gerek iktidarsızlık sorunu gerek performans düşüklüğü gerekse düşük kalitede cinsel yaşam büyük ölçüde yaşam koşullarında değişen olumsuzlukların bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle şişman, bel ve karın bölgesinde yağlanma yaşayan erkeklerde performans sorunlarına rastlanmakta, iktidarsızlık şikayetleri giderek artmakta.

İktidarsızlık bu kadar yaygın bir sorun olarak yaşanırken bu sorunu yaratan etmenlerin belirlenmesi büyük önem taşımakta. Son yıllarda iktidarsızlık-obezite ilişkisini araştıran çalışmalar yaş sınırının düştüğünü işaret ederken, karın ve bel çevresinde yağlanma olan erkeklerde testesteron düzeyinde azalma, östrojen seviyesinde artış, damar sertliği impotans sorunu olduğuna dikkat çekmektedir’.

Focus Şok Dalga Akupunktur  ile genital bölgede yeni damar ağı oluşumu sağlanıyor.

Yeni nesil tedavi olarak geliştirilen ‘ Focus Şok Dalga Akupunktur’ tedavisinin iktidarsızlık sorununa çift yönlü çözüm getirdiğini belirten Dr İsmail Ağar yöntemin detayları ile ilgili şu bilgileri verdi: ‘ Focus Şok Dalga Akupunktur tedavisi vücut dışında üretilen şok dalgaların vücuda transferiyle genital bölgede yeni damar ağının oluşmasını sağlıyor ve kan akışını düzenlemeye yardımcı oluyor.  Öte yandan vücut dışında üretilen bu güçlü şok dalgalar uygulama alanını oldukça geniş bir bölgeye taşıyor. İktidarsızlık sorunun en önemli nedenlerinden biri olan karın ve göbek çevresi yağlanmasının ortadan kaldırılması tedavinin başarısını da artırıyor. Böylece vücuttaki testesteron seviyesi normal sınırlar içerisine alınırken iktidarsızlığa neden olan damar tıkanıklığı Neovaskülarizasyon yani yeni damar ağının oluşumu sağlanarak tedavi ediliyor.’

İktidarsızlık tedavisi Çin’den geliyor

Yazının Devamını Oku

Avrupa’nın Obaması’ndan yeni jenerasyon liderlik tüyoları

30 Temmuz 2010
ABD Başkanı Barack Obama, önceki liderlerden çok farklı. Genç Başkan’ın farklılığındaki kodları deşifre etmeme gerek yok.

Tüm dünyada değişim rüzgarları estiren Obamalar, İngiltere Kraliçesi’ni bile, içtenlikleriyle eritmişlerdi. Michelle Obama’nın, Kraliçe 2’ci Elizabeth ile sarmaş dolaş pozları, ciddiyeti ile tanınan Majesteleri’nin karizmasını etkilememişti. Bilakis, İngiliz basını bu içten tabloyu Obamalar’a mal etti.

Avrupa’nın Obaması ise  İngiltere’nin çiçeği burnunda başbakanı David Cameron.
---
Genç.
İyi eğitim görmüş.
Karizmatik.
Muhafazakar’ların ‘ Demir Leydi’si  Margaret Thatcher’den bu yana, partinin yüzünü değiştiren daha doğrusu partiyi sevimli hale getiren ilk lider.

Yazının Devamını Oku