"Ayşegül Domaniç Yelçe" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Domaniç Yelçe" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşegül Domaniç Yelçe

Türkiye gerçekten sosyal bir devlet mi?

Merhabalar sevgili okurlar.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Dursun Pertesoy’un bir gözü hiç görmüyor, diğer gözünde ise %91 oranında görme kaybı var. Üstelik, akciğer kanseri ile boğuşuyor…

Üç ayda bir 232 TL maaş alıyor Dursun Pertesoy. El arabasıyla çöplerden katı atık topluyor ve hurda olarak satıyor. Karşılığında aldığı para ile ne mi yapıyor: Bedensel engelli ihtiyaç sahiplerine tekerlekli sandalye alıyor…

Dursun Pertesoy üç yıl önce başlamış bu işi yapmaya. Bu süre zarfında, hayırsever vatandaşlardan da toplan 117 adet tekerlekli sandalye desteği sağlamış. Geçtiğimiz günlerde de tekerlekli sandalye aldığı firma ile bir anlaşma yapmış. 300 kırık cep telefonuna karşılık bir akülü sandalye, 250 kırık cep telefonuna karşılık manuel çocuk tekerlekli sandalyesi, 200 kırık cep telefonuna karşılık ise normal boy manuel tekerlekli sandalye alacakmış.

“Biz engelliler çok hor görülüyoruz, toplumdan uzaklaştırıldık. Bizim tek suçumuz engelli olmak.” diyor, Dursun Pertesoy. Oysa ki suç olan engelli olmak değil… Suç olan engelliye, insanca yaşama hakkı tanımamak… Engellilieri düşünmeyi engellilere bırakmak…

Serkan Aslan bedensel engelli. Kahta Bedensel Engelliler Derneği’nin başkanlığını yürütüyor. İlçesinde yaşayan yaşlı ve engellilerin sağlık kurumlarına ulaşmada sıkıntı yaşadıklarını görünce, onlara yardım etmeye karar veriyor ve üç tekerlekli engelli motosikletinin arkasına 2 kişilik koltuk yaptırıyor. Ve başlıyor engellileri ve yaşlıları evlerinden alıp hastaneye, muayenelerinin ardından da evlerine taşımaya…

Yaklaşık üç ay önce başlattığı bu hizmeti ücretsiz olarak veriyor Serkan Aslan. Engelliler ve yaşlılar günün 24 saati telefon veya SMS aracılığıyla ulaşabiliyorlar kendisine. Hizmeti alanlar çok memnunlar: "İstediğimiz anda Serkan Aslan kardeşimiz yanımıza geliyor. Bizi hastaneye götürüyor, sonra tekrar evimize bırakıyor. Allah ondan razı olsun." diyorlar.

Sosyal devlet, devletin sosyal barışı ve sosyal adaleti sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik hayata aktif müdahalesini gerekli ve meşru gören bir anlayış. Sosyal Devlet anlayışı Türk anayasa hukukuna 1961 Anayasası ile birlikte "Cumhuriyetin Nitelikleri" başlığı altında sayılan temel bir unsur olarak girmiş bulunuyor. Söz konusu anayasanın 2.maddesi;“Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına ve başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, millî demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” diyor. Aynı nitelik 1982 Anayasası'nda da aynen tekrar edilmiş durumda. Bu anayasası'’nın 2.maddesinde de “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” deniliyor. Anayasa Mahkemesi bir kararında Sosyal Devlet kavramının şöyle anlaşılması gerektiğini belirtiyor:

“Sosyal hukuk devleti, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin, tüm kurumlarıyla Anayasa’nın sözüne ve ruhuna uygun biçimde kurulmasını gerekli kılar. Hukuk devletinin amaç edindiği kişinin korunması, toplumda sosyal güvenliğin ve sosyal adaletin sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir. (...) Anayasa’nın Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer verdiği sosyal hukuk devletinin dayanaklarından birini oluşturan sosyal güvenlik kavramının içerdiği temel esas ve ilkeler uyarınca toplumda yoksul ve muhtaç insanlara Devletçe yardım edilerek onlara insan onuruna yaraşır asgarî yaşam düzeyi sağlanması, böylece, sosyal adaletin ve sosyal devlet ilkelerinin gerçekleşmesine elverişli ortamın yaratılması gerekir.”

Şimdi soruyorum ilgililere ve yetkililere: Sizce Türkiye gerçekten sosyal bir devlet mi? Eğer cevabınız “evet” ise, Dursun Pertesoy ve Serkan Aslan, kendileri de engelli oldukları halde, neden Devlet’in yapması gerekenleri yapmak için çabalıyorlar?..

Bence sorulması gereken soru bu. Bu sorunun cevabını aramaya başladığımızda, sosyal devlet olma yolunda bir adım atmış olacağız…

Engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile…

X