"Ayşegül Domaniç Yelçe" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Domaniç Yelçe" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşegül Domaniç Yelçe

Geleceğin yöneticilerinin İstanbul ile ilgili hayalleri…

Merhabalar sevgili okurlar.

1990’lardan bu yana dünyada ayrı bir disiplin olarak gelişmeye başlayan “Engellilik Çalışmaları” Sabancı Üniversitesi’nde derslerde yer bulmaya başladı. Üniversitede, özellikle ikinci yıllarında olan öğrencileri hedefleyen IF 200 kodlu “Hayal, Gerçek, Bilim ve Toplum” dersinin ikişer haftalık modüllerinden biri de “İstanbul’da Özel Gereksinimli Kişilerin Karşılaştığı Engeller”.

Bu ders farklı fakültelerin işbirliği ile farklı fakültelerden öğrencilere açık. Koordinatörlüğünü üniversitenin rektörü Sayın Nihat Berker’in üstlendiği derste “Su: Fizik, Nanofizik, Kimya ve Jeopolitiği”, “Kuantum Hesaplama ve Zaman Yolculuğu”, “Jules Verne, Edebiyat, Hayal, Gerçek” , “Ekonomi, Finans ve Sizin Geleceğinizin Güvencesi” , “Cinsel ve Kültürel Haklar, Çeşitlilikte Zenginlik”, “Faz Geçişleri, Ölçeksizlik, Evrensellik, Beyin ve Hatırlamak” gibi modüller de bulunuyor. Böylece öğrenciler hayatın farklı alanlarına açılan pencerelerden manzaralar görme ve üzerinde düşünme imkânına sahip oluyorlar.


Her modülün sonunda kısa bir sınav yapılıyor. “Özel Gereksinimli Kişilerin Karşılaştığı Engeller” konulu modül sonu sınavında şöyle bir soru sorulmuş: “Eğer İstanbul’dan siz sorumlu olsaydınız, İstanbul’u herkes için yaşanabilir bir kent haline getirmek için gündeminizdeki ilk madde ne olurdu?”


Bakın geleceğin yöneticileri İstanbul için neler hayal ediyorlar:


Mühendislik Fakültesi’nden Orhan Korkut: “Şu anda sorunlarla baş etme şeklimiz tamamen ilgisiz kalarak görmezden gelme. Oysa bazı insanların hayat oyununa son derece güç bir seviyeden başlamak zorunda kaldıklarını, özel gereksinimli bu kişilere eğitim ve toplumsal kaynaşma yoluyla eşit mücadele hakkına sahip olma imkânı verilmesi gerektiğini kendimize ve bizden sonraki nesillere hatırlatmamız gerek.” diyor.

Yönetim Bilimleri Fakültesi’nden Yunus Özdemir: İnsanın aklına gelebilecek her türlü aktif katılımlı etkinlikten hiçbir ayrım yapılmaksızın herkesin yararlanabildiği bir şehir düşlüyor. “Zira en önemli gerçek şu ki eğer bir şehir ayrım yapmaksızın her tür insanı eğlendirmeyi, beslemeyi, eğitebilmeyi ve barındırabilmeyi başarabiliyorsa o şehir herkesin şehri ve mutluluk dolu bir şehir olur.” diyor.


Mühendislik Fakültesi’nden Mehmet Kerem Altuğ: İlk önce ulaşım sorununu çözeceğini söylüyor. Çünkü bu sorunun daha az talihli insanların dış mekânlardan uzağa itilmesine ve toplum refahının azalmasına neden olduğunu düşünüyor.


Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nden Ege Turanlı: “Engelsiz taksi durakları yapardım. Her taksi durağının en az iki tane erişilebilir aracı olmasını mecbur tutardım. İnsanları bilgilendirmek için daha fazla kanal bulurdum. Örneğin, ilkokuldan üniversiteye kadar okullarda işaret dili eğitimi olması gerekirdi.” diyor.


Yönetim Bilimleri Fakültesi’nden Şima Ötken: “İlk düzelteceğim şey sokaklar, kaldırımlar, otoparklar, binaların girişleri olurdu.” diyor ve devam ediyor: “Eğer gerek duyan kişiler içeri giremiyorlarsa, binanın içinde asansörler ve şarj istasyonları olması hiçbir işe yaramaz.”


Mühendislik Fakültesi’nden Burak Büyükbaskın: “İnsanlara öğretilmesi gereken şeylerden biri de engelli kişilerin yasalara göre eşit olanaklara sahip olma hakkının bulunduğu. Bu nedenle, engellilere eşit olanaklar sağlamak bir çeşit lütuf değil, yasal bir zorunluluk. Profesyoneller tarafından hazırlanan filmler vasıtasıyla insanları eğitmeye, engelliler konusundaki bilinci artırmak için bu filmleri kamusal alanlarda yayınlamaya gayret ederdim.” diyor.


Yönetim Bilimleri Fakültesi’nden Berk Oral: Özel gereksinimi olan bireylere kamusal alanda işler vereceğini, böylece bu kişilerin hem günlük alanda hem de kamusal alanlarda görünür olacaklarını söylüyor.

Mühendislik Fakültesi’nden Ezgi Konya: “Bence engelli bireyler şehirde daha kolayca dolaşabilselerdi, engelli olmayanlar da onlara alışırdı. Bu da işverenlerin engellileri işe almasını kolaylaştırırdı. Engelli olmayanların anlamadığı şey şu ki engelli kişiler engellerine adapte olmuş durumdalar ve çoğunlukla engelsiz birinin yapabildiği her şeyi yapabiliyorlar. İnsanların bunu görmesi gerek.” diyor.


Yönetim Bilimleri Fakültesi’nden Boğaç Fergan: Özel gereksinimli kişilerin sadece bilmediklerinden dolayı fırsatları kaçırmamaları, olanaklardan faydalanmaları için rehberler hazırlamayı düşünüyor.

Yönetim Bilimleri Fakültesi’nden Mert Tanyıldız: “İstanbul’dan Kadir Topbaş gibi sorumlu olsaydım, engellileri tanımak ve bilgi paylaşımında bulunmak için sivil toplum kuruşları ile iletişime geçerdim. Bu tür örgütlerin sorunları ve çözümleri Kadir Topbaş’tan veya benden daha iyi bildiklerini düşünüyorum. Bu tür soruların sadece yollar ya da kaldırımlar yapmakla ortadan kalkmadığını biliyorum. Bütün şehir politikalarının değişmesi gerek.”diyor.

Bu gençlerin hepsi elbette belediye başkanı olmayacaklar. Ama profesyonel yaşama adım attıklarında hepsinin yapabilecekleri bir şeyler olacak. Tıpkı bu derste onlarla deneyimlerini paylaşan Beyaz Yakalılar Bişi Yapsa mensuplarından İlker ağabeyleri gibi…

Engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile…

X