"Ayşegül Domaniç Yelçe" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Domaniç Yelçe" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşegül Domaniç Yelçe

“Dünya Böbrek Günü”

Merhabalar sevgili okurlar.

Her yıl mart ayının ikinci perşembe günü tüm dünyada “Dünya Böbrek Günü” olarak anılıyor. Bu özel günde çeşitli paneller ve konserler, kamuya açık alanlara yerleştirilen tanıtım stantları ve billboardlar, radyo-televizyon programları ve basılı yayınlar aracılığı ile böbrek sağlığı ve hastalıkları konusunda farkındalık yaratıcı ve bilgilendirici çalışmalar yapılıyor.

Türkiye’de yapılan araştırma ve çalışmalar her gün tüketilen günlük tuz miktarının 16 ilâ 18 gr. aralığında olduğunu gösteriyor; normalde alınması gereken günlük tuz miktarı ise en fazla 6 gram. Bu durumda, günlük beslenme rutinimiz içerisinde tuzu azaltmak böbrek sağlığını korumak için elzem görünüyor. Örnek verecek olursak; ekmek bizim mutfağımızın temel gıda maddelerinden biri. Gün içerisinde ekmeğin fazla tüketilmesi, günlük tuz ihtiyacının karşılanması anlamına geliyor. Dolayısıyla diğer besinlerden alınan tuz miktarı da düşünüldüğünde, günlük tuz miktarını oldukça aştığımız görülüyor. Diğer yandan hazır gıdaların içeriğinde koruyucu olarak kullanılan fosfat tuzları da var. Böbrek hastalığı gelişen hastalarda hazır gıda tüketiminin minimuma indirilmesi, tercihen sonlandırılması gerekiyor.

Böbrek hastalığı genellikle sessizce ilerliyor; sıklıkla ciddi bir belirtiye neden olmadan önce, kişi böbrek fonksiyonlarının bir kısmını zaten kaybetmiş olabiliyor. Erken tanı bu hastalıkta da önemli. Çok su içme, sık idrara çıkma, yorgunluk, bulantı-kusma ve ödem hastalığın uyarıcı belirtileri. Tüm vakaların yaklaşık üçte birinin nedeni olarak belirlenen diyabet ile yüksek tansiyon böbrek hastalığının en sık nedenleri. Yüksek tansiyon tüm böbrek yetmezliği vakalarının dörtte birinden fazlasına neden oluyor. Şeker yani diyabet hastaları, yüksek tansiyonu olan hastalar, ailesinde böbrek hastası olanlar riskli grupta yer alıyor. Ayrıca, sigara kullanan, fazla kilosu olan, sağlıksız beslenen, uygunsuz bitkisel ürün kullanan, yeterli sıvı tüketmeyen bireyler de risk altında.

International Society of Nephrology (ISN) ve International Federation of Kidney Foundations (IFKF) bu yıl Dünya Böbrek Günü’nün temasını “Herkes için Böbrek Sağlığı” olarak belirlemiş bulunuyor. Dünyada her 10 kişiden biri, ülkemizde ise her 7 kişiden biri kronik böbrek hastalığından mustarip. Böbrek hastalığı her yaşta gelişebiliyor. Bu büyüyen salgının tedavisinin maliyeti, dünya çapında sağlık sistemlerinde büyük bir yük oluşturuyor. Düşük ve orta gelirli ülkelerde uzun vadeli diyaliz tedavisi mümkün olmuyor ve bu da yılda 1 milyondan fazla insanın tedavi edilmeyen böbrek yetmezliğinden ölmesi sonucunu doğuruyor. Biz, sağlık hizmetlerine ulaşma konusunda şanslı ülkelerden biriyiz. Diyaliz merkezleri, diyaliz cihazları ve sağlık çalışanları açısından herhangi bir yetersizlik söz konusu değil ülkemizde; zira 865 hemodiyaliz, 120 periton diyalizi ve 78 böbrek nakli gerçekleştiren sağlık kuruluşumuz var ve tedavilerin hepsi devlet tarafından karşılanıyor.

Böbrek hastalığı her bireyde farklı özellikler nedeniyle ortaya çıkmış olabilir. Dolayısıyla hastaların birbirlerine tedavi ve yaşam biçimi ile ilgili tavsiyelerde bulunması doğru değil. Zira hastaların her birinin hastalığının özelliği farklı olacağından, uygulanacak tedavi biçimi de farklı olacaktır.

Böbrek yetmezliğine neden olan durum, hastanın mevcut hastalıkları, yaşı, ailede böbrek hastası olup--olmama durumu gibi pek çok unsurun değerlendirilmesi ile saptanacak ve tüm bu değişikliklerden yola çıkılarak en uygun tedavi şekli belirlenecektir.

Kronik Böbrek Hastalığı teşhisi, hemen diyaliz veya nakil ihtiyacınız olacağı anlamına gelmiyor; ancak, iyi takip ve tedavi edilme zorunluluğu getiriyor. Kan basıncının iyi kontrolü, kan şekerinin normal seviyelerde tutulması, tuz tüketiminin azaltılması, sigaranın bırakılması, kilo verilmesi, düzenli egzersiz yapılması ve önerilen tedavi düzeninin aksatılmadan sürdürülmesi ile hastalığın ilerlemesi engellenebiliyor.

Netice olarak, sağlıklı bir yaşam sürmeyi amaçlayan tüm bireyler böbreklerinin kıymetini iyi bilmelidirler.

Engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile… 

 

Not: Bu. Yazının hazırlanmasında Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi’nin 12 Mart tarihli Basın Bülteninden yararlanılmıştır.

X