"Ayşegül Domaniç Yelçe" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşegül Domaniç Yelçe" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşegül Domaniç Yelçe

2015’ten beklediklerim…

Merhabalar sevgili okurlar.

Acısı ve tatlısı ile bir yılı daha geride bıraktık. Yeni bir yıla yeni umutlarla merhaba dedik…

Hepimizin hem “keşke”leri oldu, hem de “neyse ki”leri 2014 ylında da… “Neyse ki”leri “keşke”lerinden fazla olanlar, belli ki, daha doğru kararlara imza attılar. Belli ki daha çok sevindirip daha az üzdüler.

2015’in ülkemiz için engellerin ve ayrımcılığın olmadığı, güçlünün güçsüzü zenginin fakiri ezmediği, nefretin unutulup sevginin egemen kılındığı kavgasız bir ortam yaratmasını diliyorum. Yaptığım hatalardan ders almış olmayı, daha güzel ve yaşanabilir bir dünya için katkı verebilmeyi umuyorum.

Birbirimizi dinlemeyi ve anlamaya çalışmayı öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum. Dünyaya yalnızca kendi penceremizden değil biraz da başkalarının pencerlerinden bakmayı başarabilirsek eğer, güzel ülkemizin daha da güzelleşeceğine inanıyorum.

Dürüstlüğün eskiden olduğun gibi en büyük erdemlerden biri sayılmasını, yalana hiçbir şekilde rağbet edilmemesini, hırsızlık ve yolsuzluğa prim verilmemesini istiyorum.

Çocuklarımız, torunlarımız için yepyeni ve tertemiz bir dünya yaratmalıyız. Onlara barış ve huzur içinde rahat yaşayabilecekleri bir vatan bırakmalıyız. Bunu onlara borçluyuz…

Benim isteklerim böylece sürüp gidiyor… Murathan Mungan, “Mırıldandıklarım” adlı şiiri ile tercüman oluyor hislerime. Ve ben de kendisini konuk ediyorum bu günkü köşeme.


“MIRILDANDIKLARIM (Murathan Mungan)

Kırdın mı incittin mi birilerini

Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler?

Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?

Yeniden düşünmeliyim

Dostluklarımı, ilişkilerimi

Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı

Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?

Borçlarımı ödedim mi?

Doğru seçtim mi soruların fiillerini?

Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,

Giysilerim ütülü, odam düzenli mi?

Geri verdim mi aldıklarımı:

Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,

Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?

Yokladım mı duygularımı

Hâlâ sevebiliyor muyum insanları?

Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma

Ovmalı umutları

Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan

Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım

Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar

Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar

Gece telefonları, ıssız konuşmalar

Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler

Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey

O kadar çok anlattım ki

Kendime kaldım anlatmaktan...

Bunaldım kendisiyle boğuşmasını

Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan

Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,

Ofset duyarlılıklardan

Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum

'İçtenliğin' ya da 'dünya görüşünün' kirletmediği

Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum

Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları

Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde

Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar

Hâlâ bir umut var mıdır

Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde

Ne çıkmaz sokaktayım ne de mutsuz

Sadece rüzgârlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar

Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken

Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız

Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim

Senin ve benim, yani bizim için...”

“Neyse ki”lerimizin “keşke”lerimizden fazla olacağı yeni bir yıl umudu ile sevgilerimi gönderiyorum sizlere.

Engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile…

X