Tabularımız – Geleneklerimiz – Erkeklerimiz

Prens Harry ve Meghan Markle’nin düğünü İngiltere kadar olmasa da ülkemizin de gündemiydi.  Benim gündeme alma nedenim ne Meghan’ın gelinliği ne babası ne de hakkında ortaya atılan iddialar.

Haberin Devamı

Dikkat çekmek istediğim husus, zamana yenik düşen İngiliz Kraliyet ailesinin katı kurallarına karşılık Türk annelerinin zamana kafa tutan katı kuralları. Ne demek istediğimi anlatayım;

Bundan 7-8 ay kadar önce kalabalık bir semt pazarında yürüyorum.  Arkamda iki kadın konuşuyor. Biri diğerine bir komutan edasıyla oğluna karşı kazandığı zaferi anlatıyor. “Oğlum 36 yaşında kızla evlenmek istedi. Karşı çıktım, “Oğlum, o kız yakında menopoza girer.” dedim, evlenmesine izin vermedim.”

Bir tarafta yaşıtı olan 36 yaşında bir kadınla evlenmesine izin verilmeyen bir Türk genci, diğer tarafta kendinden yaşça büyük 36 yaşında bir kadınla evlenmesine izin verilen bir İngiliz Prensi...  İnanın günlerdir düşünüyorum, erkek çocuk sahibi Türk annelerinin tabularını nasıl yıkacağını çözemiyorum.

Haberin Devamı

Prens Harry ve Meghan Markle’ye de mutluluklar dilerim bu arada. 

Davul, sokak düğünleri, asker uğurlamaları…

Büyükşehirlerde Ramazan ayında sahurda davul çalınmasına, sokak düğünleri ve gece geç saatlere süren asker uğurlamalarına karşıyım.

Birkaç gün önce, bu durumu anlattığım bir yetkili “Ramazan davulu, sokak düğünleri, asker uğurlamaları hatta gece geç saatlere kadar süren sokak sohbetleri bir gelenektir.” savunmasını yaptı.

Geleneklere ve göreneklere bir başkasını rahatsız etmediği sürece karşı olan biri değilim.  Köy ve kasabada yaşarsınız, ayda yılda bir sokak eğlencesi olur amenna. Lâkin yüzlerce kişinin yaşadığı ve gün aşırı tekrarlanan bu tarz uygulamalar, bir mahallede gecenin bir yarılarına kadar süren bu tarz davullu zurnalı eğlenceler olmuyor.  Gece yarısından sonraya sarkan düğün eğlenceleri oluyor. Eğlencenin yapıldığı sokağın civarındaki sokaklarda etkileniyor. Yaşlısı var, hastası var, bebeği olan var, vardiyalı çalışanı olan var. Şehir hayatının getirdiği yoğunluk ve yorgunluklar var. Ya bir iki saatle sınırlandırılmalı ya da belirli bir mekân tahsis edilmeli bu tarz geleneklerimiz için.

Ramazan davulu uygulamasının da kaldırılmasını istiyorum. Her evde çalar saat hatta cep telefonları var. “Ramazan davulunun kalkmasının orucu bozmayacağına veya kalkmamasının da artı bir sevap kazandırmayacağına göre “Ama gelenek…” gerekçesiyle devam ettirilmesini anlamlandıramıyorum şahsen? Ki geçmiş zamanda faydası olan günümüzde faydası olmayan bir şeyin sırf gelenek diye devam ettirilmesi ne kadar mantıklıdır?  Netice de şehir hayatı da geleneksel bir yaşam tarzı değil.  Gelenekler, yüzünü bile görmediğimiz davulcuyla yaşamaz.  Komşunu, arkadaşını iftara davet edersin,  mahallenin çocuklarını sevindirirsin, fitreni verirsin, teravih namazlarına gidersin, kamuya açık alanlarda toplaşırsın vs. gelenekler böyle yaşar.

Haberin Devamı

Kimse Ramazan ayının ortasında ve bayram arifesinde kapıların zillerine basıp gece davul çaldığı için para isteyen davulcuları bir geleneğin temsilcisi olarak görmemi beklemesin.

 

BİR İNSANI YA YOLCULUKTA, YA YEMEKTE YA DA FOTOĞRAF ÇEKİMİNDE TANIRSINIZ.

Oyuncu Murat Cemcir’in  “Ahlat Ağacı” film kadrosundaki arkadaşlarıyla birlikte verdiği kırmızı halı pozu çok konuşuldu.

Tabularımız – Geleneklerimiz – Erkeklerimiz

-Fotoğraf karesinin bana düşündürdükleri “Karizma olayım derken karizmayı çizdirmek bu kadar kolay” oldu. Oyuncu arkadaşı Bennu Yıldırımlar’ı arkasında bırakacağına yanına alsaydı ne karizma gidecekti ne de hafızalarda kötü bir hatıra bırakacaktı. Cemcir bundan sonra ne kadar “Ben centilmen bir adamım.” derse desin bu fotoğraf karesi, sözlerinin önünde olacak.  Davranışlar sözlerden çok daha etkilidir. Zira sözlerinizi seçebilirsiniz ama doğal davranışlarınız gerçek kimliğinizi ortaya koyar. Atalarımız boşuna mı demiş, “Bir insanı ya yemekte ya yolda tanırsın.” diye?  Buna ek olarak “bir de fotoğraf çekiminde”yi ekleyebiliriz aslında.

Haberin Devamı

Sadece sanat değil siyaset dünyasında da var bu tiplerden. Maalesef ülkemizin erkekleri, “ön plana çıkmak” söz konusu olduğunda ne centilmenlik dinliyor ne de hak hukuk. Ezip geçiyor vallahi.

Yazarın Tüm Yazıları