"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

Sorun, Atatürk’ten sonra ki uygulamalarda olmasın Can Ataklı?

Sözcü gazetesi yazarı Can Ataklı “Devlet protokolüne zorunlu tesettür” başlıklı yazısında 30 Ağustos kutlamaları sırasında Kur’an okunmasını ve dua edilmesini eleştirdi. Üstüne, Genelkurmay Başkanı’nın eşinin Kur’an okunurken başına şal takmasına çok bozulmuş olmalı ki, “Bir şalın altına gizlenerek izledi töreni” ifadelerini kullandı. Saygı göstergesi olarak başına şal aldığı için bir kadını aşağılamak hiç hoş değil.

Sorun, Atatürk’ten sonra ki uygulamalarda olmasın Can Ataklı

Milli bayramlarımızın, kutlamalarımızın dini ritüellerle gerçekleşmesini hukuk devletine aykırı gören Ataklı acaba bu fotoğraf hakkında ne düşünüyor?

Sorun Atatürk’ten sonra laiklik adına duaları törenlerden kaldıranlar olmasın? Herhalde kimse Cumhuriyetimizin kurucusundan daha iyi biliyor olamaz.

Ben, Ataklı’yı törenlerde Kur’an okunmasına itiraz etmesi sebebiyle “Kur’an okunmasına karşı mısın?” falan diyerek yüklenecek değilim. İtirazını haksız bulsam da anlıyorum.   İtirazım; törenlerdeki dualarla ilgili olarak sarf etmiş olduğu “Türkiye’yi görüntü olarak Arap devletleri ligine soktular.” sözlerine.

Allah aşkına, İslam dini Araplara mı geldi? Eskiden, başörtüsü takmak isteyenleri Arabistan’a gönderirlerdi. Bu söylemler artık baydı artık.

Türkiye’nin hukuk devleti olmasına, devlet yönetiminin laik bir yapıda olmasına kimin itirazı var?

Her dini görüntüyü neden karşıtlık olarak algılıyor ve “Kimse bu devleti Arap ülkelerinin konumuna götüremez!” havasına giriyorsunuz?

Merak etmeyin; Türk vatandaşı olarak bizler de Türkiye’nin Arap devleti olmasına asla rıza göstermeyiz, içiniz rahat gönlünüz ferah olsun.

BAŞÖRTÜ TAKILDIĞI TAKDİRDE HER HAREKETİ MEŞRULAŞTIRIR MI?

Bir sempozyumda bir hemcinsim tarafından sarf edilen "Müslüman kadınında bir tesettür olmalıdır. Başları biraz açılmış, kabuğu soyulmuş domatesi kimse almak istemez. İşte bu anlamda tesettür de kadını mahfezin içine alır onun manasını ve suretini korur." Sözlerindeki meşhur “domates” benzetmesi eskiden portakalla ve karpuzla yapılırdı, nasıl domatese geldi çözemedim. Meyvelerin kabuklarının olmasının hikmeti kadının tesettürüyle ilişkilendirilmesi meşhur yani.

Şahsen günümüz teknolojisinde şöyle bir benzetme beklerdim; “O kadar para verdiğiniz cep telefonlarınıza bile kılıf alıyorken…”

Hakikaten utanıyorum bu tarz söylemleri dile getirmekten, yakışmıyor bize…

Neden, başörtüsüne “takıldığı takdirde her hareketi meşrulaştıran nesne” muamelesi yapıyoruz? Neden ahlaklı ve erdemli olmayı bir kumaş parçasıyla bağdaştırıyoruz?

Hadi bunu bizden öncekiler yaptı biz neden hâlâ bir adım öteye gidemiyoruz?

Ülkemizde ister büyük şehirde ister küçük şehirde kadın olmak zor. Üstüne sorgulayan bir kadın olmak daha da zor. Kadın olmaktan vazgeçmeyeceğimize göre mücadele edeceğiz; Gerekirse hemcinslerimizle gerekirse karşı cinsle...

 

X