"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

İstifası istenen Belediye Başkanları ve seçmenin sessizliği…

Uzun zamandır siyasetin gündeminde istifası istenen Ak Partili Belediye Başkanları var.   İstifaların istenmesi etik mi değil mi, sandıkla gelen sandıksız gider mi tartışmaları tüm hızıyla devam ediyor. İşin ilginç yanı bu değerlendirmeler, yazarlarımız ve onların tüyo aldığı üst düzey Ak Partililer arasında yapılıyor.

Gelin ben size üst düzey olmayan Ak Partili seçmenden gözlemlerimi aktarayım. Olayları değerlendirmenize naçizane bir katkım olur belki.

Dikkat ettiyseniz istifası istenen hiçbir başkanla ilgili halkta olumsuz bir tepki yok. Mesela “Biz Başkanımızı sandıkta seçtik, siz nasıl istifasını istersiniz?” veya klasik söylemimiz olan “Dik dur, eğilme! Millet seninle.” gibi protestolar yok.

Neden? Çünkü yerel veya genel seçimlerde vatandaş adaya değil, lidere oy veriyor. Bunu doğru bulur veya bulmazsınız ayrı ama gerçek olan bu.

Birçok yerde halkın istemediği ve sevmediği kişiler aday oluyor. Bunu da Ak Parti’nin üst yönetimi bir şekilde yolunu bularak yapıyor.

Sonra o kişiler Tayyip Bey sayesinde aday oluyor ve sonrasında da her yaptıkları yanlışın faturası doğal olarak şahıslarına değil Tayyip Bey’e kesiliyor. Yani bir anlamda Tayyip Bey’in vatandaş nezdindeki kredisini istismar ediyor.

Olaya böyle baktığınız zaman, Tayyip Bey’in istifaları istemesini doğru bulabilirsiniz ki bana göre doğru olanı yapıyor.

Burada Tayyip Bey’i eleştireceğim tek husus; bugüne kadar, özellikle bazı isimlere bu kadar müsamaha gösterilmesi ve Ak Parti seçmeninin bu isimlere mecbur bırakılmasıdır.

(Yalnız, Belediye Başkanlarının eğer suç dosyası varsa bunun istifaları neticesinde rafa kaldırılmasını adil bulmadığımın şerhini düşmek istiyorum. Adalet önünde kimse imtiyazlı değildir, olmamalıdır.)

Tayyip Bey, cesur bir adam. Yakın zamanda bir darbe girişimi atlattı ve önünde zor bir seçim var. Bunları üst üste de koysanız yan yana da koysanız, gidecek hiçbir Belediye Başkanının tehdit veya şantajı Tayyip Bey’de karşılık bulmayacaktır.

Değil Tayyip Bey’in, kendilerini seçen vatandaşın nezdinde dahi karşılık bulamayacaktır. Bunun için de vatandaşı suçlamaya hakları yok, zira medyadan bir iki yazarın gözüne girmek yerine halkın gönlünde yer edinme gayreti içinde olsalardı isimleri bugün o listede olmazdı.

Yalnız, vatandaşın sessizliğine “koyun” muamelesi yapanların da yanıldığını belirtmek istiyorum. Tayyip Bey, bugünkü değişiklikleri yapmasaydı, yarın o sessizliğin cevabını nasıl alacağını çok iyi bilecek kadar seçmenini tanıyan bir siyasetçi.

İstifası istenen başkanlar açısından da olay şık değil elbette. İstifa etmek istemeyenlere hak vermesem de anlayabiliyorum, lâkin siyasetin adaleti böyle karışık bir şey işte.

Ahmet Ünlü’ye öneri…

Ahmet Ünlü’nün “yanmayan kefen”den sonra, “peygamber gösteren terliği” çok konuşuldu, tepki gördü. Aslında bu kadar zeki bir adam olan Ünlü’nün neden tepki çekecek ürünler üzerinden hayır (!) satışı yaptığını anlamıyorum cidden.

Dost var düşman var; ne gerek var cehennemi, Peygamberi dâhil etmeye.

İlle de ilmini pazarlama tekniğinde kullanmak istiyorsa başka seçenekler düşünebilir. Böylece saygınlığını da korumuş olur. Mesela okunmuş terlik veya çamaşır satıp “giyen Peygamberi görür “ değil de “giyen sevdiğini görür” filan dese   hem söylemlerine uygun bir ticaret olur hem de hiç kimse çıkıp “Neden kutsalı karıştırıyorsun?” diye tepki göstermez. Satışlarının da ikiye hatta üçe katlanacağından şüphem yok.

 

 

X