İlahi Adnan Oktar…

Bildiğiniz üzere en son yazdığım yazımda Adnan Oktar’ı eleştirmiştim. Değil ülkemizde, dünyanın hiçbir yerinde pornografik dini sohbetlerin kabul görmeyeceğini yazmıştım. Davranış ve söylemleri sonucu kültürümüzü ve İslam dini aşağıladığını da eklemiştim.

Haberin Devamı

Kendisi (kedicikleri ve aslanları) bu yazım üzerine sıkı bir çalışma yapmış ve Twitter’dan paylaşımlarda bulunmuşlar. Ben de kendilerine Adnan Bey nezdinde  cevap vermek istedim.

Adnan Bey! Size bir teşekkür, bir tebrik ve birkaç sitemim olacak.

Öncelikle, ”Kimdir bu beni eleştiren kadın?” düşüncesiyle hareket edip geriye dönük bütün yazılarımı okuduğunuz için teşekkür ederim.  Yazılarımla ilgili çıkardığınız istatistiklerden beni tanımaktan ziyade hakkımda işinize yarayacak doneler aradığınız zannına kapılsam da önemli değil, alınmadım.  Sosyal medya hesaplarımdaki fotoğraflarımı ve paylaşımlarımı incelemeniz de beni ayrıca gururlandırdı. Aradığınızı bulamadığınızın farkındayım ama sade bir hayatı olunca insanın, maalesef ki umduklarınızla değil bulduklarınızla idare edeceksiniz.

Haberin Devamı

Profil fotoğrafına ve yazının başlığına bakarak yorum yapan insanların olduğu bir ülkede yaptığınız örnek bir hareket. Tebrik ediyorum sizi.

Teşekkürümü ve tebriğimi ilettiğime göre sitemlerime geçebilirim. Hürriyet’te yazmamın yetenekle değil başka şeylerle ilişkili olduğunu ima eden sözlerinize canım sıkılsa da, sizin canınız sağ olsun.  İnşallah ilerleyen zaman zarfında daha iyi olur, sizden de bir maşallah alırım.

Adnan Bey! Sizi veya kediciklerinizi eleştiren kişi veya kurumlara karşı takındığınız düşmanca tavrı sanırım bir tek ben değil, kimse anlamlandıramıyor. Elbette doğru olduğuna inandığınız veya inandırıldığınız davranış ve söylemlerinizi savunacaksınız ama bunu medenice yapmalısınız.  Medeniyet; takım elbise giyip, kediciklere seksi danslar yapmakla olmayacağı gibi kendinizi savunmak yerine kişileri veya kurumları aşağılamaya çalışmakla da olmaz.

Eleştiri kaldıramıyorsanız televizyon programları yapmayıp, kediciklerinizle birlikte kendinize gözlerden ırak sessiz sakin bir dünya kurabilirsiniz. Kimsenin de itirazı olmaz.

Her ne kadar davranışlarınızı tasvip etmesem de zeki bir insan olduğunuzu düşünürdüm. Lâkin beni çok yanılttınız.  Zira tüm yazılarımı taradıktan sonra;

- Öldürülen translarla ilgili LGBTİ Derneği ile yaptığım söyleşiyi,

Haberin Devamı

- Haksız bir saldırıya uğradığı için yazdığım Kerimcan Durmaz’ı,

- (Temel hak ve hürriyetleri elinden alınarak insan yerine dahi konulmadığı için intihar eden) Eylül Cansın’la ilgili yazılarımı temel alıp “Bu kadın yazılarının çoğunu homoseksüel haklarına ayırıyor, en çok önemsediği konu bu.” diyerek vurmaya çalışmışsınız ama olmadı. 

“Elime geçen malzemeyi kullanayım.” derken fena hâlde iftiracı oldunuz. Yazılarımın çoğunluğunun hangi konularda olduğunu bal gibi biliyorsunuz ama şeytan rahat bırakmıyor işte.

Dün yazdığımın bugün de arkasındayım; Türkiye Cumhuriyeti’nde hangi dini, etnik ve cinsel kimlik sahibi olursa olsun herkesin benim kadar, sizin kadar yaşam hakkı ve yaşam özgürlüğü vardır. Ve Türkiye Cumhuriyeti, laik bir ülkedir. 

Haberin Devamı

Dini sohbet adı altında yaptığınız yayınlardan rahatsız olanları Kur’an’daki haram veya helallerle vurmaya çalışmanıza da anlam veremiyorum ayrıca. Koskoca Kur’an-ı Kerim’de, din adına yaptığınız ve Müslümanları utandıran hareketlere yer buluyorsunuz da diğerlerine niye bulamıyorsunuz?

Elinizi kuvvetlendirmek adına “Bunun, Erdoğan rahatsızlığı da var zaten.’  tezini ortaya nasıl attınız? Onu çözemedim açıkçası. Ayrıca çok demode bir davranış şekli oldu artık, bence değiştirin. Zira başı her sıkışan ya FETÖ’ye ya da Tayyip Bey’in arkasına saklanıyor. Bu durum çok sırıtıyor, emin olun.

Estetik dünyasını takip ettiğiniz kadar gündemi takip etseniz iyi olur. Hep görsellik, hep zevküsefa; nereye kadar? Biraz da zekâya yer verin artık.  

Haberin Devamı

Ben, sizin yani Adnan Oktar’ın, “kediciksiz” zamanlarını bilirim.  Size inanan mütedeyyin insanları tanırım; vakti zamanında siyasi parti çalışmalarımızda “Yahudilik ve Masonluk” kitaplarını tanıtan, bugün ise birer kedicik olan İmam Hatip mezunu genç kızları tanırım. Bir gün dahi kendilerini kıracak bir sözüm olmamıştır. Tek temennim, bir gün gerçeği görmeleridir.

Yıllarca kadınların reklam için birer seks objesi olarak kullanılmasını eleştirdik biz; siz kalktınız, bunu din adına yaptınız. 

Gözümüze baka baka dinimizi, kültürümüzü hatta kadınları aşağılamaya devam ediyorsunuz.  Bizden de susmamızı istiyorsunuz. Yok böyle bir dünya Adnan Bey.

“Bana dokunanı yakarım!” mantığıyla hareket edip, sizi eleştirenleri tırım tırım didikleyene kadar kendinize çeki düzen verin.  Ekran başında utandırdığınız Müslümanlardan özür dileyin.  

Haberin Devamı

Benden size açık çek; hakkımda istediğinizi yazabilirsiniz, tabii mert olmak kaydıyla.

İlahi Adnan Oktar…

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 

Yazarın Tüm Yazıları