"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

Başörtülü kadınlar neden rahatsız…

Ramazan ayında farklı arkadaş gruplarıyla görüşmelerimizde sık sık gündeme gelen bir mevzu var.

Özellikle başörtülü kadınlar, başörtülü genç kızların Ramazan ayında sokakta çok rahat bir şekilde yemek yemeleri ve sigara içmelerinden rahatsızlık duyuyorlar. “Ne oluyor bu genç kızlara, eskiden yoktu böyle şeyler, bu konuya değinir misin?” talebi üzerine yazıyı kaleme almaya karar verdim. Elbette kolay bir mevzu değil, olayın yanlış anlaşılmasını da arzu etmem. Kimse kimsenin yemesinden içmesinden rahatsız değil. Veya kadınlar arasında bir ayrıştırma da söz konusu değil. Sadece önceki yıllara nazaran başörtülü kadınların değişen davranışları söz konusu... Bunu konuşacağız. (Mevzuya erkek hocaların dâhil olmamasını özellikle rica ediyorum. Bırakın, bir meseleyi de kadın kadına konuşalım.)

Konuyla ilgili düşüncelerimi ben de yazacağım ama öncesinde başörtülü ve başörtüsüz 30’lu ve 20’li yaşlarda iki grup kadınla yaptığım küçük araştırmamın sonucunu paylaşmak istiyorum. Meseleyi birkaç soru üzerinden irdeledim. 

“Başörtülü bir kadının Ramazan ayında sokakta rahat bir şekilde yemek yemesi veya sigara içmesi sizi rahatsız eder mi?”

20’li ve 40’lı yaş grubundaki başörtülü kadınların %99’u “Rahatsız eder.” cevabı verdi. Yalnız burada bir parantez açmak istiyorum. Bir restoranda yemek yiyen kadın profilinden kimse rahatsız olmuyor. Elinde sigarası veya hamburgeri kalabalık içinde gezerek yiyen kadın profiline itiraz var.

“Neden özellikle başörtülü kadının yemesi rahatsız ediyor?” diye sordum ve verilen cevapları birkaç başlıkla özetledim:

- Çünkü başörtülü kadınların model olması gerekiyor.

- Kötü örnek oluyorlar ve insanların başörtülüleri olumsuz anlamda genellemesine sebep oluyorlar.

- Son zamanlarda anlamına uygun başörtülü kadın çok az etrafımızda. Bu görüntüye alışamıyorum ve beni rahatsız ediyor açıkçası.

- Bu yıl ilk defa regl olduğum bir gün oruç tutmayan arkadaşlarımla dışarıda kahve içmeye çıktım ama çok huzursuz hissettim. Aslında kapalı veya açık fark etmez ama başı kapalı kadınların bir tık daha fazla hassasiyet göstermesi gerekir.

- İnsanların oruç tutanlara saygı göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Kaldı ki başka dinlere mensup insanlar dahi saygı gösterebiliyorken, aynı inanca mensup insanların göstermemesi manidar.

- Eskiden yoktu böyle şeyler. Rahatsız oluyorum ama önemsemeye çalışıyorum.

“Başörtülü kadınlar neden böyle davranıyor, önceki yıllara göre ne değişti?” şeklindeki soruma verilen cevaplar:

- Akıllarınca geleneklere meydan okuyorlar, bazı dini ritüelleri gereksiz buluyorlar. Bu şekilde modern olduklarını zannediyorlar.

- Özgürlükçü ve yenilikçi takılıyorlar.

- Toplumsal değerleri, ayıp- günah gibi unsurları umursamıyorlar.

- İtaatsiz, aykırı ve sınırları zorlayıcı olmak Müslüman gençliği etkisi altına alıyor, çünkü bizim onlara sunacağımız, günümüz çağına uygun orta yollu söylemlerimiz yok. Onlar da kendi yollarını bulmaya çalışıyorlar.

- İlahiyatçı veya cemaatçi hocalar gençleri sürekli azarlıyor, oraya buraya çekiştiriyor. Gençler de yeniliğinden peşinden destursuz bir şekilde gidiyorlar.

- Muhafazakâr aileler çocuklarını yetiştirmekte manevi anlamda eksik kalıyor.

- Cahillik olarak görüyorum.

- Saygı eksikliği olarak görüyorum.

Evet, durum böyle. Ben, oruç tutmadığım zamanlarda dışarıda yemek yiyemeyenlerdenim. Çantamdaki suyu dahi içemediğimi biliyorum. Bu konu gündeme gelince uzun uzun beni neyin engellediğini düşündüm ama net bir cevap bulamadım. Başka bir ülkede yetişmiş olsam aynı şekilde hareket eder miydim, bilmiyorum.


İster muhafazakâr ister modern yaşam tarzını benimsemiş olsun başörtü kullanan bir kadının aykırı veya farklı davranışları,  giyim tarzı vs. toplum tarafından hoş görülmüyor. 

 

Başörtülü kadınlar, hassasiyet göstermeyen hemcinslerinden rahatsız. Bir anlamda sorumluluk hissediyorlar.

 

Diğer grup ise alışageldiği muhafazakâr kadın profilinin değişmesinden rahatsız. Sorumluluk hissetmiyorlar fakat başörtü takan kadının sorumluluğunu da taşımasını istiyorlar.

 

Felsefeci arkadaşım Emine Göze’nin konuyla ilgili yorumunu da paylaşmak istiyorum;  “Toplumsal yargılarımız yani gelenek göreneklerimiz, dini ritüellerimiz, normlarımızın görevi toplumu, sosyal hayatı düzenlemek, ahengi sağlamaktır. Bu bağlamda başörtülü bir kadının dışarıda yemek yemesi günah olmayabilir ama ayıptır. Bizim başlıca büyük sorunumuz yeni toplumsal değerler üretmiyor olmamızdan kaynaklanıyor.”

 

Peki, sizler bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

X