"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Yuh artık!!! Hem 11 yaşındaki yeğenine hem 3 yaşındaki kızına ve 5 yaşındaki oğluna...

Dikkat!

Kalbiniz sıkışabilir.

Mideniz bulanabilir.

İsyan edebilirsiniz.

“Allah belalarını versin” diyebilirsiniz.

“Artık yettiii” diye bağırabilirsiniz.

Haklısınız.

Ne deseniz haklısınız.

Ama ülke, bu halde...

Toprağı sıksan, cinsel istismar fışkırıyor.

Ben de manyağa bağladım, sürekli kızımı ve arkadaşlarını uyarıyorum. Çocuklarımızı nasıl koruyacağımızı bilemiyoruz. İşin kötüsü, kimden koruyacağımızı bilemiyoruz. Bu aşağılık sapıkların, cinsel istismarcıların, tecavüzcülerin, hak ettiği cezayı alıp almadığını da bilmiyoruz. Korkunç bir dönemden geçiyoruz.

Bu seferki, iyice iğrenç!

Sanık olan adam, bir enişte. 110 yılla yargılanıyor.

Eniştenin, eşinin 9 yaşındaki yeğenine istismarıyla başlayan davada; adamın kendi 3 yaşındaki kızı ve 5 yaşındaki oğluna tacizi de ortaya çıkıyor.

İnanabiliyor musunuz?

Gebersinler ya!

Nasıl rezil insanlar bunlar!

Gerçekten delirmemek mümkün değil.

Beni arayıp, dava hakkında bilgi veren avukat Taciser Ülkü Levent. Bu davanın peşini bırakmaya niyeti yok. O aynı zamanda Akif Manaf davasında da istismara uğrayan bir kısım kadınların vekili. Çok mücadeleci bir avukat. “Akif Manaf’la da, bu sosyapat enişteyle de son nefesime kadar uğraşacağım” diyor...

Gelin bu cesur avukata kulak verelim...

Yuh artık Hem 11 yaşındaki yeğenine hem 3 yaşındaki kızına ve 5 yaşındaki oğluna...

- Sizi tanıyalım...

Ben Taciser Ülkü Levent. 27 yıllık hukukçuyum. Kadın, çocuk ve toplum sorunlarıyla yakından ilgilenen bir avukatım.

Şu an nasıl bir davayla uğraşıyorsunuz?

Bir hukukçu olarak, benim bile kanımı donduran bir davayla. Tamamen toplumsal fayda uğruna, bilabedel bu davayı üstlendim. Çünkü bir kadın, bir anne ve bir hukukçu olarak bu konuda yükümlülüklerim var.

- Ne tür bir cinsel istismar?

Eniştenin, eşinin 9 yaşındaki yeğenine istismarıyla başlayan davada, adamın kendi 3 yaşındaki kızı ve 5 yaşındaki oğluna istismarı da ortaya çıktı! Boyutu araştırılıyor...

- Aman Allah’ım!

Evet aynen öyle. Gerçekten akıllara ziyan. Geçen gün 3 yaşındaki kızın Çocuk İzlem Merkezi’nde ifadesine katıldım. Kanım dondu bir anne olarak. Soruşturması başladı, şimdi Adli Tıp Kurumu’na sevki aşamasındayız...

- Şu davayı bir en başından anlatır mısınız?

Ben önce duruşmayı izlemeye gittim. Çok feciydi tabii her şey. Kanımca, yanlış yönetilen hususlar da oldu. 8 yaşından 11 yaşına kadar cinsel istismara uğramış küçük bir kız çocuğu vardı mahkeme salonunda. Orada bir başına duruyordu. Etrafında da jandarmalar...

- Peki o aşağılık sanık? Enişte yani...

O da aynı mahkeme salonunda. Onun da etrafında jandarmalar. Tabii travmatik bir durum. Davanın ilerleyen aşamalarında kızın babası, kendini kaybetti. Küfür kıyamet. Sanık, 110 yılla yargılanıyor. Önemli bir husus var: Bu küçük kız, sistematik bir şekilde, cinsel istismara maruz kalıyor.

- Peki nasıl ortaya çıkıyor?

Okulunda cinsel eğitim dersi var. Rehber öğretmen bilgi verirken, “Özel bölgelerinize sizin izniniz olmadan kimse dokunamaz, kimseye izin vermeyin. Bakın özel bölgeleriniz şuralardır” diye anlatıyor ve sonra ekliyor “Herhangi bir biçimde içinizden izinsiz dokunulmalara maruz kalan varsa ders çıkışı bana gelebilir.” Rehberlik öğretmeni böyle bir kapı aralıyor. Küçük kız da bundan hareketle, gidip son iki senedir eniştesinin kendisine yaptıklarını öğretmenine anlatıyor. Öğretmen bilinçli ve sorumlu, derhal savcılığa başvuruyor. Adamı tutukluyorlar.

- Bu küçük kız, karısının kız kardeşinin çocuğu değil mi?

Evet. İki kız kardeş, iki adamla evli ve aynı sitede yaşıyorlar. Çok yakın oturuyorlar. Her ikisinin de çocukları var. Sürekli görüşüyorlar. Yedikleri, içtikleri ayrı gitmiyor. Bu enişte, sanık yani 35 yaşlarında. İki kere hacca gitmiş, müteahhit, iyi para kazanan ama çok da eğitimli olmayan biri...

- Bu istismarın boyutu ne?

Araştırma aşaması sürüyor. Her türlü rezillik var. Ama cinsel birleşme boyutuna ulaşmış mı henüz netleşmedi. Bunun da bir önemi yok. Adam sistematik olarak bir çocuğa cinsel istismarda bulunuyor orası kesin.

- Korkunç şeyler anlatıyorsunuz...

Daha fenası yeğenin anlatımlarından sonra ortaya çıkanlar...

- Nedir onlar?

Eniştenin, kendi çocukları önünde de bir takım şeyleri yaptığı, ayrıca onlara da bir takım şeyler yaptığı ortaya çıkıyor. Savcılık bununla da ilgili soruşturma başlattı.

- Küçük kız ne anlattı ki?

Hepsini anlatabilmem mümkün değil, anlatsam da yazamazsınız. Çeşiti ifadeleri var. Bir de günlük tutmuş. Bu arada bu adam, kendi evliğinde de cinsel sapkınlığı olan bir adam. Eşiyle konuşulduğunda bu ortaya çıkıyor. Küçük kız, başına gelenleri anlatırken kızının ve oğlunun da isimlerini veriyor, “Onlar da vardı, onlara da yaptı” diyor. “Küvetteydik çırılçıplak, hep birlikte duş yapıyorduk” şeklinde...

ÜÇ YAŞINDAKİ ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI ANLATIYOR

- Peki o zavallı üç yaşındaki çocuk ne anlatıyor? Siz dinlediniz, neler hissettiniz?

Şişli Etfal’in oradaki izleme merkezindeki sorguya katıldım. Bir anne olarak huzursuz oluyorsunuz tabii. Üç yaşındaki bir çocuğu, orada bir şekilde üç-dört saat süren oyunlarla konuşturmaya, ağzından birtakım şeyleri almaya çalışıyorlar. Sürecin kendisi bile travmatik...

- Peki anne? O ne halde?

Sormayın! Perişan. Sürekli her şeyi sorgular vaziyette. Neyin ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Sürekli geçmişteki olayları hatırlıyor, “Çocukları tuvalete hep eşim götürürdü” diyor. “Oğlumu özellikle. Benim götürmemi istemezdi. Hatta bir kaç defa oğlumun üstünü başını giydirirken poposunda kızarıklıklar gördüm. Şimdi bütün taşlar yerine oturuyor” diyor. Çok üzgün, şaşkın, öfkeli.  Oğlunun, Adli Tıp’a gönderilmesini talep edecek savcılıktan. O muayene önemli. Üzerinden ne kadar zaman geçmiş olursa olsun harabiyet tespit edilebiliyormuş.

‘EŞİNİZLE ÇEKİLMİŞ ÇIPLAK GÖRÜNTÜLER VAR’ ŞANTAJI

- Peki sanık kendini nasıl savunuyor?

Vallahi, upuzun bir savunma hazırlamış. Tek tek iddianamedeki bütün cümlelere cevap verdi. Bence bir sosyopat. Eğitimli değil ama akıllı. Her şey için, “İftira” dedi. Yok spor yapıyordum, yok çıplaktım vesaire. Ama hikâyenin tümünü anlattığında, bazı şeyler yerine oturmuyor. Bir de şöyle bir ayrıntı var... Adamın avukatları, duruşmadan bir gün önce anneyi arıyorlar, “Şikâyetçi olmayın, şikâyetinizi geri çekin. Elimizde, sizin eşinizle çekilmiş çıplak görüntüleriniz var” diyor. Resmen şantaj yapıyorlar ama müvekkilim oralı olmuyor. Sonuna kadar gidecek, çocuklarının hakkını arayacak...

X