"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Öğrenci Ayşe & Ayşe Hoca

Dün acayip bir gündü.

Sıra dışı bir gündü.
Yüreğim, göğüs kafesimden fırlayacak gibiydi.
Deri ceketimin fermuarını çektim ki, fırlamasın!


ÜNİVERSİTELİLERLE RANDEVU

Üzerimde farklı bir enerji vardı.
Heyecanlı, telaşlı, kıpır kıpır.
Çünkü dün benim üniversitelilerle randevum vardı.
Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Bölümü’nde ilk dersimi verecektim.
Bu arada, 22 yıl sonra tekrar başvurduğum İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden tek dersimi verirsem bu şubatta mezun olacağım.
Ben, bu tezatlarla benim.
Bir taraftan öğrencilik heyecanı yaşarken, diğer taraftan hocalık heyecanı yaşıyorum.
Dün sabah, hızlıca gazeteye, Twitter’a ve Instagram’a baktığım gibi evden fırladım.
Ve birkaç saatliğine dünyayla bağlantım kesildi.


ZEHİR GİBİ ÖĞRENCİLER

Her ne ise benim dünyayla bağlantımı kesen, ben onu ciddiye alırım!
Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsan, “o aşk” değerlidir, “o sohbet”, “o gezi”, “o röportaj”, “o ders”...
Dün de öyle oldu.
Ben farkına varmadan zaman uçtu, gitti. O üç saatin nasıl geçtiğini anlamadım bile.
Bundan böyle her çarşamba sabah 9 ile 12 arası öğrencilerimle birlikteyim.
30 öğrencim var.
Hepsi zehir.
Bu dersler, benim ahkam keseceğim dersler olmayacak. Hocalık ahkam kesmek olmamalı zaten; onlarla beraber çalışmak, uğraşmak, didinmek olmalı.
Ben “yaşarken” daha çok öğreniyorum.
Anladınız, uygulamalı olacak derslerimiz.
İlk konuklarımız haftaya çarşamba geliyor.
İlki, bu ülkenin gelmiş geçmiş en iyi rehberlerinden biri: Saffet Emre Tonguç. Ona “İstanbul Uzmanı” mı desem, “dünyaya Türkiye’yi anlatan adam” mı desem; çünkü ünlü yabancı konukları hep o ağırlıyor, hep o gezdiriyor. Kim geliyorsa Saffet’in gözüyle görüyor Türkiye’yi...
Şimdi NTV’de televizyon programı da başladı.
İnanılmaz bilgilidir ama bilgisini gözünüze sokmaz, tatlı tatlı anlatır.
Diğer konuğum, Cafe Fernando blogunun yaratıcısı Cenk Sönmezsoy...
Tutkunun bir diğer adı.
Bir yemek bloguyla insanları bu kadar yakalamak, bu kadar merak ettirmek, peşine takmak, kabilesi haline getirmek kolay bir şey değil ama o, bunu başardı işte. Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra yerleştiği San Francisco‘da uzun seneler hem okudu hem de çalıştı. Başka işler de yaptı. Ve sonunda Cafe Fernando’yla hayalini gerçekleştirdi. Mesleği blog yazarlığı. Evde yemek yapıyor, fotoğraflarını çekip hikâyesiyle birlikte okurlarına anlatarak hayatını kazanıyor.
Bir süre önce, 4 senedir üzerinde çalıştığı yemek kitabı çıktı.
Son konuğumuz ise, dünyanın en acayip, en yaratıcı partilerini yapan Aisha Organizasyon’un sahibi Hande Özcan...
İtalyan Lisesi mezunu.
Sıradışı bir kadın. Ultra yaratıcı.
Sürpriz parti, şenlik, kutlama, açılış, düğün, aklınıza organizasyona dair ne gelirse, planlamada üstüne yok.
Bir sürü insan yapıyor ama bu kadın kuş konduruyor!
Ve bunu bir meslek haline getirdi.
İşte öğrencilere de bunu anlatmasını istiyorum.
Bir sonraki hafta başarılı fotoğrafçılar konuğumuz olacak...
Böyle devam edeceğiz.
Sonra, Ekim’in 15’inde, daha büyük bir anfide, sürpriz bir konuk ağırlayacağız.


GENÇLERİ YAKALAMAK

Bir sürü röportajımız, fotoğrafımız ve videomuz olacak.
Hepsini dijital bir platforma taşıyacağız, Mediacat de bize teknik destek verecek.
Ben tabii, çocuklara hemen söyledim, “Ben meraklı ve faydacı bir insanım” dedim.
“Meraklı olduğum için gazetecilik yapıyorum, soru soruyorum. Yani röportaj yapmasam da sorardım. Ve faydacıyım. Burada olmanın sebebi de, kendime yeni bir esinti, rüzgâr yaratmak. Sizlerden öğrenmek istiyorum; sizlerin kafasının nerelerde dolaştığını, neler dinlediğinizi, okuduğunuzu, hayal ettiğinizi, kız arkadaşlarınızı, erkek arkadaşlarınızı, ilişkilerinizi, korkularınızı, tutkularınızı, geleceğe dair endişelerinizi, her şeyi merak ediyorum. Çünkü ben daha uzun süre işimi yapabilmek istiyorum. Sizi yakalamam gerekiyor ki, devam edebileyim...”
Başaramazsam yanmışım!
Gençleri yakalayamazsak hepimiz yanmışız!


YENİ YOL

Anladınız siz...
Ben çok heyecanlıyım.
Yeni bir yola girdim.
Kalbim göğsümden fırlayacak gibi.
Deri ceketimin fermuarını kapatayım!

X