"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Kendilerini korumak zorunda kalan kadınlar

Artık kimsenin şüphesi yok ki...
Bu ülkede devlet, erkek şiddetine göz yumuyor.
Aile, medya, toplum, yargı, erkek şiddetini meşru görüyor.
Kadınların yıllardır çektiği işkencenin adı “kader”.

“ERKEKTİR, ister döver ister söver. Susup oturmak zorundasın!”
Böyle deniyor.
Hele çocuğu da varsa, kadın, ailesini korumak adına her tür rezilliğe katlanmak zorunda kalıyor.
Tabii ki sesini çıkaramayanlar, kaderlerine razı olanlar var ama kendini korumaya
çalışanlar da var...

CİNAYET İŞLEDİN, KATİLSİN!


Nevin gibi...
Ama kendisini sürekli tehdit eden tecavüzcüsünü öldüren Nevin’e, “Sen cinayet işledin, katilsin!” deniyor ve hapsi boyluyor. Erkekler için sıkça kullanılan “meşru müdafaa hakkı”, kadınlar söz konusu olduğunda yok sayılıveriyor!
Ve herkes biliyor ki, bu siyasi iktidar döneminde kadınların karşı karşıya olduğu zulümler bu ülkede tavan yaptı.
İnsanın haykırası geliyor:
Yeter ya! Yettiniz ya! Nedir sizin bu kadın düşmanlığınız? Yazık değil mi bu ülkenin kadınlarına? Onlar aynı zamanda sizin kardeşiniz, ablanız, anneniz, komşunuz değil mi?
Kadın dediğin varlık uzaydan mı geldi? Farklı bir tür mü?
Kendisini savunurken, kurtulmaya çalışırken karşısındakine zarar veren kadınların ifadelerini, hayat hikâyelerini dinlemek, yaşadıkları çaresizlikleri anlamaya çalışmak bu kadar mı zor?

O KADINLARIN SESİ OLMAK

Ortalık toz duman...
Dört bir yandan farklı uğultular yükseliyor.
Her yanımız şiddet ve umutsuzlukla çevriliyken, İstanbul Feminist Kolektif bence çok değerli bir şey yapıyor. Kadınların hayatlarına
sahip çıkıyor.
İnatla, hayatlarına sahip çıkan kadınların sesi olmaya çalışıyor.
Gazete haberlerinde satır aralarına sıkışmış cümlelerin peşindeki hikâyeleri bulup çıkarıyor.
Helal olsun onlara!


NEVİN, ÇİLEM VE DİĞERLERİ


Ağustos 2015’te, çeşitli şiddet haberleriyle gazetelerde yer almış kadınların hikâyelerini bir rapor haline getirmişler.
Ki bunlar sadece bir bölümü, gazetelere yansıyanlar...
Yansımayan yüzlercesini siz düşünün artık...
Kimisi boşanmak istediği için, kimisi cinsel ilişkiye girmek istemediği için, kimisi gördüğü şiddete daha fazla dayanamadığı için hayatlarını savunmaya çalışan kadınların hikâyesi...
Nevin, Yasemin, Çilem, Eda ve daha birçokları...
Onlar, önleyemedikleri erkek şiddetine duydukları öfkeyi artık gizleyemeyen kadınlar...
İşte size geçen ay kendilerini korumaya çalışan bazı kadınların hikâyeleri...
İFK, her ay rapor halinde sunarsa, ben de her ay yayınlayacağım...
Yeter ki, şu erkek şiddeti azalsın!
Yeter ki, yargı kadınlara da erkekler kadar anlayışlı davransın!

Niye meşru müdafaa değil

İŞTE İFK’nın ağustos raporundan bazı örnekler... Mahkemeler sonuçlanmadı, raporlar geldikçe ben de yayınlamayı sürdüreceğim...
Vildan... 5 Ağustos’ta kocası Mustafa Kandemir’le Kütahya’da pikniğe gidiyor. Dönüşte tartışmaya başlıyorlar. Mustafa Kandemir, Vildan’a fiziksel şiddet uyguluyor. Vildan da eline geçen bıçakla kendini korumaya çalışıyor. Mustafa Kandemir göğsünden ve kollarından yaralanıyor. Vildan, 112’yi arayarak ambulans çağırıyor. Olay yerine gelen polisler tarafından gözaltına alınan Vildan, tutuklanarak Kütahya E Tipi cezaevine konuluyor.
Eda... Kendisine şiddet uygulayan kocası Hasan C.’nin evden uzaklaştırılması talebiyle mahkemeye başvuruyor. Mahkemenin tanıdığı süre dolar dolmaz Hasan C., 10 Ağustos’ta eve damlıyor. Eda, Hasan C.’ye gitmesini söylüyor. Hasan C. oralı olmuyor. Eda’nın üzerine yürüyor, Eda da kendini savunmak için mutfaktan aldığı bıçakla Hasan C.’yi sırtından bıçaklıyor. Hasan C.’nin hayati tehlikesi bulunmazken, Eda savcılığa sevk ediliyor.
Songül... 18 Ağustos’ta Kayseri’de bir parkta Durmuş K. ile buluşuyor ve ona artık ayrılmak istediğini söylüyor. Durmuş K. Buna karşı çıkarak, ailesine çıplak fotoğraflarını göstermekle tehdit ediyor. Tartışmaya başlıyorlar ve Songül kendisini savunmak için çantasından çıkardığı bıçakla Durmuş K.’yı göğsünden yaralıyor. Emniyetteki ifadesinde şunları söylüyor: “Çıplak fotoğraflarımı aileme ve akrabalarıma göstermekle tehdit etti. Şantajla benimle yeniden birlikte olmak istedi. Ben de bıçakladım.” Sorgusundan sonra adliyeye sevk edilen Songül tutuklanarak cezaevine gönderiliyor.
Damla... 22 Ağustos’ta kocası Fikret K.’yı öldürdü. 15 yıldır fiziksel şiddet gördüğü kocasından o gün de feci dayak yiyor. Damla’yı yaralıyor ve sonra da uykuya dalıyor. Damla, Fikret K.’yı uyurken öldürüyor. Fikret K.’nın şiddet uygulaması üzerine yaralanan Damla önce hastaneye götürülüyor, tedavisi tamamlandıktan sonra da polis merkezine. Damla ifadesinde, yıllarca maruz kaldığı feci şiddetten ve işkenceden bıktığını söylüyor.

UMUT VEREN İKİ KARAR


BU arada adil yargı konusunda umudumuzu artırabilecek iki karar da oldu.
Hem de beraatla sonuçlanan iki karar.
Sakarya’da dört yıl önce kocasını öldüren G., Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin suçu meşru müdafaa sınırları içinde işlediği kararıyla beraat etti. G.’nin vücudunda yıllarca gördüğü işkenceye bağlı morluklar bulunuyordu.
Kararın onaylanmasının ardından G., haksız yere tutuklu kaldığı süre için tazminat davası açtı. Davanın sonucunda ise G.’ye cezaevinde kaldığı her gün için 65 lira ödenmesine hükmedildi. Komik ama olsun, en azından kadınların hakkını teslim eden bir karar...
Diğeri ise, Isparta’nın Yalvaç ilçesinde kocası Osman Tokmak’ı öldürmekten tutuklu yargılanan Gönül’ün davasıydı.
Olay günü Osman Tokmak’ın kendisine cinsel tacizde bulunduğunu belirterek, “Yemek hazırladığımı, yemesini söyledim. O ise tatlı yiyeceğini söyledi. ‘Tatlı’ dediği ise cinsel ilişkiydi. Boğazıma sarılınca, cinnet getirip öldürdüm” dedi. 5 Ağustos tarihinde görülen duruşmada savcı, Gönül’ün gerek savcılık aşamasında gerek mahkemede, “Cinayeti kendisinin işlediğini samimi şekilde itiraf ettiğini” göz önünde bulundurarak tutuksuz yargılanması için tahliyesine karar verilmesini talep etti.

X