"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Kadın futbolcu desteklenmeli!

Huzurlu bir bayram geçirmenizi dileyerek sizi kadın rol modellerimizden biriyle tanıştırıyorum: Didem Karagenç FIFA Kadınlar Dünya Kupası’nın finalini birlikte izlediğim futbolcu Karagenç, genç kızlar için nefis bir rol modeli. Çünkü erkeklere özgü olduğu düşünülen bir sporu, futbolu icra ediyor. Hem de çok başarılı bir şekilde... İnsan onu sahada izlerken, “Kadın şunu yapar! Bunu yapamaz!” gibi ayrımların sadece kafada olduğunu anlıyor. Kadınlar futbol da oynar, hem de kralını oynar! Kadınlar her şeyi yapabilir. Yeter ki istesinler ve çalışsınlar...Didem, Şampiyonlar Ligi maçları dolayısıyla Hollanda’daydı. Beşiktaş kadın futbol takımında oynuyor. Aynı zamanda Türk Milli Kadın Futbol Takımı’nın da kaptanı. 1993 Ankara doğumlu. Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği mezunu. 4 senedir hem beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapıyor hem de Futbol Federasyonu’nda ‘analiz uzmanı’ olarak çalışıyor. Aynı zamanda Bahçeşehir Üniversitesi’nde master yapıyor. Bir elinde on marifet bir kadın. Bodrum’da buluştuk. Futbol kariyerini ve kadın futboluna bakışını konuştuk...

Nasıl bir aile?

Mutlu bir aile! Babam öğretmen, annem ev kadını. Benden 6 yaş büyük bir ablam var. Birbirimize çok düşkün bir aileyiz...

Sporcu olmanı desteklediler mi?

Hem de nasıl! Ailemi bu konuda tek geçerim. Babam, antrenmanlar nedeniyle kaçırdığım tüm derslerin tekrarını evde, bana özel derslerle telafi ettirirdi. Oturur benimle çalışırdı. İnanılmaz destek oldular. Benimle de ablamla da hep gurur duydular.

Bugüne kadar elde ettiğin başarılar?

Türkiye Kadınlar Futbol Ligi’nde 9 kere Türkiye Şampiyonluğu yaşadım. 3 kere Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde görev aldım. 2012-13 sezonunda, Konak Belediye Spor Kadın Futbol Takımı’yla Şampiyonlar Ligi’nde son 16 takıma kalan ilk Türk takımı olduk. Ama kararlıyız, daha büyük başarılara da imza atacağız.

Hangisi seni ağlattı peki?

Milli takım formasını ilk giydiğimde 15 yaşındaydım. İnanılmaz duygulandım. Maça çıktığımızda, İstiklal Marşı’mız okunurken birden ağlamaya başladım. Gururdan ve mutluluktan. Müthiş bir gurur milli olmak, ülkeyi temsil etmek. İşin ilginci yanı, ne zaman marşımız okunsa hâlâ gözlerim doluyor.

Kaç kare milli oldun?

Farklı yaş gruplarında 90 kere! Şu anda da halen milli takımda göre yapıyorum. A Milli Takımı kaptanıyım.

Kadın futbolcu desteklenmeli

Ülkemizde en iyi futbol oynayan kadın sen misin?

(Gülüyor) Valla onu bilemem. “Sol ayaklı” olduğum için her zaman avantajlı bir futbolcu oldum. Mevkisel olarak, “sol bek”te görev alan en iyi oyunculardan biriyim. Ama ne kadar iyi olduğumu ben değerlendiremem.

Futbol maceran nerede, ne zaman, nasıl başladı?

Ankara’da. Ankara doğumluyum. Beni sporun her dalına teşvik eden bir ailem oldu. Pek çok farklı spor denedim. Ama en çok futbolu sevdim. Âşık oldum bu oyuna. Kuzenimle beraber evimizin karşısındaki okulun bahçesinde erkeklerle futbol oynardık. Çünkü futbol oynayan kız yoktu pek o yıllarda. Sonra babamın Sakarya’ya tayini çıktı. Orada da okul takımında oynamaya başladım. Ama kız futbol takımında değil...

Nasıl yani?

Okulda kız futbol takımı yoktu çünkü! Sırf benim için özel bir izin alındı. Sonra da Avrupa’da olduğu gibi erkeklerin arasındaki tek kız olarak takımdaki yerimi aldım! Kornerden gol attığım bir gün, bir futbol antrenörü beni görmüş, demek ki beğenmiş. “Bizim bir takımımız var, oynar mısın?” dedi. İstekli olduğumu görünce de eve gelip bizimkilerden izin aldı. Ben annemle her akşam, antrenmanlar için Sapanca’dan Sakarya’ya gidip gelmeye başladım. Annem bir gün olsun söylenmedi. Yani küçük yaşlarda sokakta başlayan futbol hayatım, 11 yaşında bir kulübe taşındı ve futbol hayatıma lisanslı olarak devam ettim.

Futbolun en çok nesi seni büyülüyor?

Nesi büyülemiyor ki? Kendini en iyi hissettiğim yer, çim sahalar. Müthiş güçlü ve özgür hissediyorum. Zekâ oyunu aslında futbol. Sadece bedeninizle oynamıyorsunuz yani. Bana inanılmaz zevk veriyor. Sosyolojik boyutu da olan bir oyun. Farklı kültür ve sosyal statüdeki 3 milyar insanı aynı noktada buluşturabilen bir şey! Yani futbol, sadece bir spor değil... Modern dünyada star futbolcuları, antrenörleri, teknik direktörleri, çalışanları, taraftarları, yüksek transfer ücretleri, donanımlı stadyumları, televizyon kanalları, uzmanları, yorumcuları, kupa, tişört, forma gibi şeylerin satıldığı butik mağazalarıyla hayal gücümüzü zorlayan çok çok büyüleyici dev bir alan!

KADIN FUTBOLUNUN TÜRKİYE’DEKİ ÖNCÜLERİYİZ

Türkiye’de kadın futbolu sence ne kadar ciddiye alınıyor?

Daha yolun başındayız! Pek ciddiye alınmıyor. Avrupa seviyelerine gelebilmek için epey yolumuz var. Ben ve arkadaşlarım bu yüzden kadın futbolunun Türkiye’deki öncüleriyiz. “Kadın futbolcu” algısının benimsemesi için medyanın ve kurumların bizi desteklemesine ihtiyacımız var. Verilen her röportaj, her mesaj kadın futbolu için çok kıymetli. Kadın futbolu, kadın futbolunu ciddiye alan, kadınların da her şeyi erkekler gibi yapabileceğine inanan insanlar ve kurumlar sayesinde gelişiyor. Gereken desteği aldığımızda, rakiplerimizle daha eşit bir platformda yarışabileceğiz.

‘TOPA AYAĞINIZLA MI VURUYORSUNUZ?’

Futbolcu olduğunu söylediğinde nasıl reaksiyonlar alıyorsun?

Mutlaka soruyu tekrar soruyorlar. Çünkü yanlış duyduklarını düşünüyorlar! “Ne dedin? Voleybolcu musun?” “Hayır, futbolcuyum!” deyince de “Nasıl yani? Kadın futbolu mu var? Bildiğimiz futbol mu? Elle mi oynuyorsunuz? Topa ayağınızla mı vuruyorsunuz? Sizin saha daha mı küçük?” gibi sonsuza kadar uzanan sorular...

Gerçekten mi?

Tabii tabii. “Siz 60 dakika mı oynuyorsunuz!”, “Aynı antrenmanları mı yapıyorsunuz?”, “Sizin oynadığınız top normalden küçük mü?”, “Ofsayt ne demek biliyor musun?”... Ben de sabırla tek tek bütün soruları cevaplıyorum. Bir kişinin bile kadın futbolu hakkında bilgi sahibi olması bence çok önemli. Belki bu sayede o da başka insanları bilinçlendirir ve çevresinde bir kız çocuğu daha futbola başlar, futbolcu olur...

X