"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

İstikrar dediğiniz bu mu

AKP’nin seçim kampanyasında kullandığı bir slogan var, Allah muhafaza, her gördüğümde tüylerim diken diken oluyor.

İstikrar için AK Parti! 

Slogan bu.
Bir de değişik versiyonu var:
İstikrar sürsün istiyorsanız, AK Parti’yi seçin!


DALGA GEÇİYORLAR DEĞİL Mİ?


Seçim söz konusu olunca, sallamak serbest demek ki!
Ama yine de bu insanları salak yerine koymak değil mi, hepimiz aynı ülkede yaşamıyor muyuz, hangi istikrardan bahsediyorlar Allah aşkına!
Ne istikrarı?
“İstikrar mezarda!” bile daha anlamlı bir slogan olabilirdi.


DURUMUMUZA BİR BAKALIM


Suriye’yle savaştık, savaşacağız.
Rusya’yla kafa kafaya gelmemiz an meselesi.
Bu kış kaloriferler yanacak mı, yanmayacak mı belli değil. Dolar şahlandıkça şahlanıyor. Fiyatları, zamları durdurabilene aşkolsun!
Siyasi değil, ciddi ekonomistler, Game of Thrones’un ikide bir tekrarlanan meşhur “Winter is coming-Kış geliyor!”u gibi durmadan “Kriz geliyor!” diyorlar.
Listesi poliste kayıtlı onlarca “canlı bomba”, turist kompozisyonunda memleketi geziyor. Ellişer, yüzer insan parçalıyorlar ama ülkenin başbakanı başka zaman asla aklına gelmeyen hukuktan söz ediyor, “Hukuk var” diyor, “Eylem yapmayan canlı bombayı tutuklayamayız!”
Bu durumda, bu ülkede hukuk sadece Cumhurbaşkanı, hükümet, AKP, polis ve bir de IŞİD için var oluyor, öyle mi? Bu mu istikrar! Sürdürülmek istenen istikrar bu mu? Sağlanacağı vaat edilen istikrar bu mu?!


MEZARDA İSTİKRAR


Şehit cenazelerinde, çocuklarıyla birlikte ruhen ölen annelerin feryatları yedi kat göğü deliyor artık.
AKP hâlâ bizden “İstikrarı sağlayacağım!” diye oy istiyor!
Ağaç kesimlerinin, orman ve doğa katliamının, AVM ve benzeri inşaatların, dere tepe düz gitmenin, hukuksuzluğun, adaletsizliğin istikrarından söz ediliyorsa...
Ona bir diyeceğim yok.
Mutlak iktidarla, demokrasinin feci bir oksimoron olduğunu anladık sonunda.
Bu ülkede iktidar ve temsil hakkı paylaşılmazsa, bizi bekleyen istikrar ancak “mezarlık istikrarı” olacak.
Hepimizi yavaş yavaş öldürüyorlar.
Bence Türk halkı, istikrar diye diye bu ülkeyi getirdikleri hal için AK Parti’ye tavrını pazar günü gösterecek.
Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, bütün AKP’lilere, “İstikrarı boş verin, paylaşmayı tercih edin!” diyecek.

 


226 kadınerkekler tarafından öldürüldü

 

HEPİMİZ seçime kilitlenmiş durumdayız, nefesler tutuldu, resmen hayat durdu, herkes gergin bir bekleyiş içinde, öyle mi olacak, böyle mi olacak...
Durmayan, kadına karşı erkek şiddeti.
Ne fena değil mi?
Kadınlar öldürülmeye devam ediyor.
Erkek şiddeti tam gaz gidiyor.
Bu yılın başından beri tam 226 kadın, erkekler tarafından katledildi.
İki yüz yirmi altı!
Ve hâlâ bir önlem alınmıyor.
Ne yazık ki hayatını kaybeden kadınlar için yapılabilecek bir şey yok. Ama onların hayatlarına kıyan erkeklerin, hak ettikleri cezaları almalarını istemek, bunun için yasal düzenlemelerin bir an evvel hayata geçmesini talep etmek en doğal hakkımız!
Kadın, erkek, genç, yaşlı hepimiz bunun takipçisi olmalıyız. Artık biliyoruz ki, kadınların hayatlarını savunma mücadeleleri karşısında bu ülkede yargı ikiyüzlü.
Çünkü bu ülkedeki adalet, erkek adaleti.
Kadın cinayetlerinde fail erkekler, haksız tahrik yalanına ya da kravat indirimine sığınarak birkaç yılla kurtuluyor, ama canını kurtarmak için kendisine şiddet uygulayan kocasını bıçaklayan kadına nah indirim!
Bas müebbedi gitsin!
İsyan etmemek mümkün değil!
1000 kere yazdık, bu ülkede bir şeyler değişene kadar yılmadan 100.000 kere daha yazmak gerekiyor.
Ama o orada kaç kadın daha ölecek, pardon öldürülecek bilmiyoruz!!!!

 

HAMİŞ: Bu arada İstanbul Feminist Kolektif, çok anlamlı bir şey yapıyor. Her ay erkek şiddeti karşısında, hayatını savunma mücadelesi veren kadınların hikayelerine erişiyor, o haberlerden bir rapor hazırlıyor ve yayınlıyor. Google’a, “İstanbul Feminist Kolektif Eylül 2015 Raporu” yazdığınızda karşınıza çıkıyor. Okuyun. Okutun. Bu ayki rapora baktığımızda, kendisini kaçırmak isteyen minibüs şoförünü kamera ile kayıt altına alan, çocuğunu parkta taciz eden erkekleri vurmak zorunda kalan, sokakta uğradığı tacizi çevreye duyurarak destek isteyen, yıllarca kocasından gördüğü şiddetten tek kurtuluşu onu öldürmekte bulan kadınların hikayelerini görüyoruz. Evet, ne yazık ki adalet, erkeklerin lehine gerçekleşiyor. İFK de bu adaletsizliği ifşa ederek, kadın dayanışması başlatarak, direnmeye çalışıyor. Bizler de öyle yapmalıyız…

X