"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Fırtınalar önce sakin rüzgârlarla başlar!

Emine Ülker Tarhan ile daha önce de birkaç kere röportaj yaptım. Ahmet Hakan'ın " Meltem bile yaratamadı" lafına bakın nasıl yanıt verdi.

O benim saygı duyduğum bir siyasetçi.

Fırtınalar önce sakin rüzgârlarla başlar


İnsan olarak da kadın olarak da.
Ha eleştirdiğim yanları yok mu?
Olmaz mı! Ama ortalıktaki bir sürü basiretsiz erkek mi, o mu derseniz, o!
Kimseye eyvallahı olmayan halini seviyorum.
Cesaretini, kafasının dikine gitmesini, kadınlarla ilgili tespitlerini, o bilge halini ve sükûnetini...
Anadolu Partisi’ni kurdu, kadınlar ve gençler onu destekliyor.
Ama bu kemikleşmiş siyasi arenada ve dengesini kaybetmiş ülkede bir şansı var mı, bilmiyorum.
Ben yine de herkesi şaşırtmasını diliyorum.
Bu röportaj yarın da devam edecek...

Fırtınalar önce sakin rüzgârlarla başlar


Bir süre önce partinizden istifa ettiniz ve yeni parti kurdunuz. Memnun musunuz hayatınızdan?
-Elbette memnunum. Siyasi gerilim, temsil ettiğimiz insanların umutsuzluğu, seçeneksiz bırakılması, muhalefetin acizliği ve yeni bir ufuk açma isteği bu kararda etkili oldu. Arkadaşlarımla birlikte yeni bir kilometre taşı olmak üzere yola çıktık.

İLGİYİ GÖRDÜKÇE HEYECANIM VE TABİİ SORUMLULUĞUM ARTIYOR

Fırtınalar önce sakin rüzgârlarla başlar

Sıfırdan bir siyasal hareket başlatmak kolay olmasa gerek...
-Değil. Üstelik herkesin şikâyet edip, sadece klavye kahramanlığı yaptığı günlerdeyiz. Herkes konuşuyor ama bir şey yapmıyor. Böyle bir dönemde sıfırdan bir siyasal hareket başlatmak, temsil edilmeyen önemli bir kitlenin sesi olmaya çalışmak çok kolay bir şey değil. Ama Anadolu Partisi’ne olan ilgiyi gördükçe heyecanım ve tabii sorumluluğum artıyor.

SANDIKTA GÖRECEKSİNİZ, TÜRKİYE’Yİ ÇOK ŞAŞIRTACAĞIZ...

Nasıl peki tepkiler? Katılım hızlı mı?
-İki ay önce kurulmuş bir partinin 62 ilde örgütlenmesi, katılım ve destek sorunumuzun olmadığını gösteriyor! Özellikle de kadınların ve gençlerin ilgisi, bu ülkedeki gelecek kaygısının hangi boyutlarda olduğuna da işaret ediyor. Telefonlara, mesajlara yetişmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin her yerinden arıyorlar. Tekirdağ ile Van’da eşzamanlı örgütlenmek, üstelik bu kadar kısa sürede kolay değil. Kuruluş süreci bir halk hareketi ve genç bir hareket. 20’li yaşlarında il ve ilçe başkanlarımız var. Birdenbire büyük bir aile olduk. Ortak dertlerimiz var. Türkiye’nin nasıl bir uçuruma götürüldüğünü görüyoruz. Herkes baskıcı rejimin etkilerini hissediyor. Hukukun sadece güçlünün lehine işlediğinin, yapanın yanına kâr kaldığının farkında. Özgürlüklerin yok edildiği bu ara rejimden bunaldı insanlarımız. Bize ulaşıyorlar, “Yıkın bu çürümüş düzeni!” diyorlar. Yaratılan korku düzeninde yüreği bizimle olup da hâlâ çekinen ve sessiz duran bir kitle var. Sandıkta göreceksiniz, Türkiye’yi çok şaşırtacağız...

Fırtınalar önce sakin rüzgârlarla başlar


YELKENLERİ ŞİŞİRMEKLE MEŞGULÜZ


Sizin için “Büyük rüzgâr yaratacağı bekleniyordu” dendi. Ama Ahmet Hakan, “Meltem bile yaratamadı” diye yazdı. Ne diyorsunuz?
-Partimizin hedefleri arasında rüzgâr güllerini uçurmak yok zaten! Ama madem rüzgâr metaforu üzerinden konuşuyoruz, biz şu anda yelkenleri şişirmekle meşgulüz. Kaldı ki, fırtınalar önce sakin rüzgârlarla başlar. Kuruluşunu, örgütlenmesini tamamlamak için kapanıp çalışmış, kimseden medet ummamış, kimseye biat etmemiş, ne medyaya ne sermayeye eyvallahı olmayan, arkasında hiçbir güç bulunmayan, imece usulü çalışan, daha sokaklara dahi çıkmamış bir parti, adını iki ayda duyurabiliyorsa bu hafife alınacak bir meltem olmasa gerek!

CHP’DEN AYRILDIĞIMA PİŞMAN DEĞİLİM

Sizce partiniz barajı aşabilecek mi?
-Evet, buna inanıyoruz.

Siyasi arenada kendini kanıtlayabilecek mi?
-Kendimize ve hedeflerimize inanıyoruz.

CHP’den ayrıldığınız için pişmanlık duyduğunuz oldu mu?
-Asla! Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın karşısına çıkmaktan aciz, her yenilgiyi zafer gibi gösterip koltuğa yapışan, Atatürk’ün partisine, ona hakaret edenleri davet eden bir anlayıştan ayrılmak zor olmadı zaten. Ayrıca, herkesin birbirinin gözünü oymaya çalıştığı çürümüş bir yönetim anlayışına daha fazla tahammül edemezdim...


BİZE AİT OLANI ALACAĞIZ!

Fırtınalar önce sakin rüzgârlarla başlar

‘Safları böldüğünüz’ suçlamasına karşı kendinizi hangi gerekçelerle savunuyorsunuz?
-Öyle bir savunmaya ihtiyacımız yok. Öyle bir saf yok çünkü. Size bir şey söyleyeyim mi? Biz, nerede olursa olsun, bize ait olanı alacağız! Bu yüzden kendilerine ait olmayanları da elinde tutanlar bizden korkmakta haklılar. Korksunlar. İyi, dürüst, ülkesini seven, iktidardan da muhalefetten de umudu olmayan, kutuplaşmadan rahatsız olan, çocuklarının geleceğinden endişe duyanlar bize oy verecek. Bakın, çok basit bir matematik hesap var. Bugün Meclis’te 3 parti var. Eğer 7 Haziran’da da 3 parti Meclis’e girerse geçmiş olsun, bu düzen sürer gider. Anadolu Partisi, yüzde 10.01 oy dahi alsa, AKP iktidarı sona erer. Yani, parti devletini yok etmek için, halkın halk için ve halk tarafından yönetiminin bu topraklardan silinmemesi için Anadolu’ya geçmek gerekiyor. Bu kadar basit.

X