Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Zor günler...

Suratlar asık, diken üstünde oturuyoruz.

Kapı gıcırdasa korkuyoruz, acaba ne oldu diye. Tez zamanda suratlarımızın yine gülmesi dileğiyle deyip biraz kafamızı dağıtacak bir şeyler yazdım bugüne...


İki anne...

Biri Bergüzar Korel biri Yeşim Salkım...
İkisini de sever, duruşlarına saygı duyarım.
İkisi de hakaret yediler sosyal medya üzerinden. Hele Bergüzar’a söylenenler, aman Allahım...
“Evladın ölsün!” dediler resmen... Neymiş, Bergüzar Korel kendinden beklenilen tepkileri vermemiş! Allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın e mi...
Ya Yeşim Salkım?
Sokakta gördüğü üstü başı çıplak çocuklara kıyafet aldı, annelerinin eline harçlık verdi...
Ona da hakaret ettiniz, hem de kadındınız üstelik. Sizi de Allah’a havale ediyorum, yazık günah. İnsanlığınız nerede diyorum...


Nazlı Hamarat’a da laf etmeyin...


Nazlı Hamarat adını bir yarışma programında duyurmuştu.
Lüks yaşamıyla olduğu kadar yarışmadaki performansıyla da dikkat çekmişti.
Sonrasında ise, eşinin Ukrayna’da korkunç şekilde öldürülmesiyle gündeme geldi.
Dışarıdan bakıldığında durum çok abes durabilir evet bir şey diyemem.
Ama insanları yargılamadan önce şöyle bir düşünmek ve de biraz araştırmak gerek.
Ben araştırdım.
Nazlı’nın ne annesi ne de babası varmış.
Yalnız başına bir kadınmış. Bazı insanlar acılarını yalnız başlarına yaşayamazlar.
O program, onun için kafa dağıtmak anlamında bir kurtuluş yeri olabilir.
Ayrıca evlilikleri neydi, nasıldı biz bilemeyiz.
Onu da geçin, vefat eden kocasından kendisine ne kaldı, bu kadın ne içecek ne yiyecek?
Belki büyük bir sıkıntı içindedir?
En popüler olduğu şu günlerde bu fırsatı değerlendirmek işine de gelebilir.
Her insanın karakteri de kendine göre değişir.
Kimseye çamur atmamak, yargılamamak bence en güzelidir.


Levent Kırca ve Aslı Çetiner


Levent Kırca’nın hastalığına üzüldüm ama iyileşeceğine inanıyor içim.
Hastalığına üzüldüğüm kadar bizleri senelerce güldürmüş bu adamın, ekonomik durumunun bu derece kötü olmasına ve yasaklarla boğuşmasına çok üzüldüm.
Ama sanırım Levent Kırca o yüreği çok büyük eşlerden.
Eski eşine “Yahu sen mal mülk ne varsa al rahat et, ben başımın çaresine bakarım” diyenlerden.
Aksi takdirde eski eşi yalıda yaşarken, zamanında aynı ekmeği paylaştıkları ortadayken, kendisinin bu derece sıkıntıda olmasının başka bir açıklaması izahı yok!
Ama hayat insanlara bazı yönlerden şansızlık sunarken, Levent Kırca’ya da harika bir şans sunmuş.
Karşısına Aslı Çetiner gibi bir kadın çıkarmış.
Aslı Hanım’ı az çok bilirim tanışmasak bile.
Yanlış biliyor olabilirim ama babası da gazeteciydi sanki.
Çok düzgün ve kaliteli bir aileye mensup, düzgün bir kadındır.
Bu kadar aşkının arkasında duran, hiçbir polemiğe girmeyen, yaptıklarını anlatıp böbürlenmeyen bu kadına helal olsun. Bu aşk ve sevgi, bu hastalığı yener.
Çok geçmiş olsun, geçsin ve inşallah bitsin...


X