"Ayşe Aral - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Aral - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Aral - Kelebek

Gitsin kilolar......

Başıma ilk kez geliyor.

Sabahları kalkar kalkmaz banyoya koşuyorum, aynaya bakıyorum, aman Allahım ben kendime ne yaptım?
Allah sizi inandırsın hamile gibiyim. 
Düz duruyorum, sağa dönüyorum, sola dönüyorum hep aynı. 
Karnımı içime çekiyorum ama çekemiyorum, ben o sınırı geçmişim. 
Yani göbeğim o kadar büyümüş ki izin vermiyor bana.
Ya tamam aldım beş, altı kilo ama bunun hepsi de karnımda mı toplandı?
Hiç yayılmazlar mı aşağıya yukarıya?
Bir tek göbekten mi alınır kilo?
Ölçüyorum hemen sonra. 
Kalçam aynı eskisiyle, göğüslerim yine öyle. 
Yahu diyorum Ayşe, senin her şeyin bir tuhaf, kilo almayı bile bilmiyorsun.
Kazulet gibi bir karın, altında çırpı bacaklar, incecik kollar aman Allahım şahtım şahbaz oldum.
Eskiden çok zayıf olduğum için beş, altı kiloluk yerim müsaitti. 
Gelin dedim gelin, şöyle balıketli bir hatun olayım! 
Kalçam, sıska bacaklarım bir şeye benzesin!
Yok olmadı, hepsi karnıma gitti.
Sinirlerim çok bozuldu tabi. 
Geçen gün birisi AVM’ye girerken bana yol verdi hem de bayan!
“Buyurun siz geçin.”
“Yok teşekkür ederim” dedim, “Buyurun siz öndesiniz.”
Kadın aval aval baktı, ben de ona pis pis...
Sonradan çaktım durumu, tam ben hamile değilim diyecektim sustum. Susmak bazen en güzeli.
Hani erkekler vardır ya, içki göbekli, zayıf. Al işte benden de o kadar yani.
Peki nasıl oldu bu, aldım kiloları?
Hah dedim, ondan olmasın.
Aradım doktorumu.
“Ya ben ne oluyorum, sabah akşam şişip şişip duruyorum?” 
Doktordan cevap: “O ilaç biraz kilo yapabilir, iştah da açar ama hastalık sonrası sinirleriniz çok bozuktu, bu nedenle bir ay daha için sonra başka bir ilaca geçeriz.”
Hakikaten öyle olmuştu. 
Ben ki tatlı sevmem, sabah akşam tatlı yiyordum. 
Hatta gece uykumdan kalkıp yiyorum.
Rejim yapmaya karar verdim.
Nasıl olsa ben çabuk kilo veririm.
Denedim, ne yaptıysam olmadı. 
Zayıf kadın resimlerine bakar oldum, kendi eski resimlerime de...
Sonra karar verdim ben bu işi kendim yapamayacağım. 
Etraftan numaralar, isimler topladım. 
Bilmem kim 10 günde iki kilo, bir diğeri üç kilo, bir tanesi var ki dayanabilirsen her gün bir kilo verdiriyormuş...
Aradım birini, gittim konuştum. 
“Sizi pek methediyorlar” dedim. “Aman teveccühünüz” dedi evime yolladı yemekleri.
Sabah alkali su, öğlen üç salatalık, iki zeytin, akşama iki çorba kaşığı semizotu, yanında bir kaşık yoğurt.
Görünce bunları haliyle şok oldum ve de başladım kendimle dalga geçmeye.
Bunları yesen ne olur yemesen ne olur. 
Yesem daha çok acıkacağım, yemesem bir yerleri parçalayacağım. 
Ödediğim para da akıllara ziyan.
Vazgeçtim hepsinden, daha o kadar delirmedim. 
Kendime tekrar bir liste yaptım, ona da uyamadım.
Çıktık kızımla alışverişe, bol üst, tayt, bol bol hırkalar aldım. Hepsi XLarge.
Begüm dedi ki, “Anne sen ne yapıyorsun, iki tane Ayşe girer bunların içine.”
Begüş dedim, “Kaldı şurada ilacı bırakmaya bir ayım, şu an bırakamıyorum, sinirlerim bozulabilirmiş doktor öyle söyledi anladın mı, he anladın mı?”
Dükkânda nasıl bağırdıysam Begüm hemen dedi ki; “Yok yok o ilacı sakın bırakma, bak şu dükkânda da büyük beden satıyorlar gel oraya da bakalım!”
Biraz daha zamanım var zayıflamaya, 30 güncük. 
Her şey gibi o da geçer, öyle değil mi?

X