Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gerçek yaprak dökümü

Ayıp valla, yakışıksız, çirkin.

Beklenmeyen.
Uymayan.
Ben yazacaktım, Cengiz yazdı, bari üstüne kadınca ekleyeyim ben de.
Ha bir de birdi, iki oldular şimdi.
Güven Hokna Hanım, valla ayıp, billa ayıp ötesi.
Siz yıllarını, emeğini, bu işe vermiş bir sanatçısınız. Duayen deriz bizler size...
Hani babadan, amcadan, öyle biliriz işte.
Annesinizdir, o kesin, hatta anneanne, belki babaanne...
Gökçe evladınızı oynadı değil mi uzun süre?
Siz de harika bir oyuncusunuz.
İnsan kaptırıverir kendini be...
Ben kaptırıyorum mesela bazen kurduğum hayale bile.
Ben olsam Gökçe’yi sahiplenir, kucaklardım ömür içinde.
Laf etmek, hele bir de elaleme, yani basına, taş olsam daha iyiydi, neyse.
Gökçe’nin kimseye ihtiyacı yok, ayrıca Ali Sunal öyle aklı başında, biridir ki hemen anlar, merak etmeyin. Hem Gökçe’yi hem Ali’yi üzdünüz.
Ha gelelim şimdi Fahriye Evcen’e... (ülkede başka dert, tasa yok, bunları yazıyorsun diye yazmayın sevgili okurlarım.)
Oya Aydoğan da Fahriye’ye kızmış.
“İlk ben keşfettim” gibi...
Helal olsun Oya...
Fahriye hakkını bir gün verir, sana gelir ama Güven Hanım’ın üzerine, şimdi ağır olmuş yani... Deniz de instagrama bir resim koymuş, kızın içine edildi zaten...
Yaprakları döktünüz şimdi rahat bırakınız bu kızları.
Anasınız, yani kendi evladınıza yapılmasını istemediğinizi başka evlada yapmayınız, değil mi?
Çok geçerli bir sebep de yok ki.

Şok oldum yahu...

Niran, bizimle dalga mı geçiyorsun acep?
Daha dün türbanla poz verdin ve sürü sepet de demeç...
“Oğlum imam hatipte okuyacak”, “çocuklarıma besmelesiz su vermem” falan diye.
Eee, şimdi gazetelerde fotoğraflarını gördüm, uçakta başın açık, saçlar özenle taratılmış, dalgalı, açık. Altyazı, “Niran konser maratonunda” diye. Ayol bu türban çocuk oyuncağı mı?
Tak, çıkar, poz ver, “çocuklarımı böyle yetiştiriyorum” de, işin fenası çocukların da kafası karışacak.
Ya tak, çıkartma ya da hiç takma.
Seninki de klip misali demek ki...
O zaman ne yapacağız, kliplere kafayı takmayacağız.

Mehmet Ali ve Yasmin

Mehmet Ali Erbil, kızı Yasmin’in şortlu bir fotoğrafını instagramda paylaşınca yer yerinden oynadı.
Nasıl olur diye.
Bir baba kızının şortlu fotoğrafını nasıl olur da paylaşır diye.
Yahu sizler, “nasıl” diyenler iyi misiniz?
Bir kere Yasmin onaylıyorsa size ne? Baba çocuğunun kötülüğünü ister mi be?
Adam gururlanmış evladıyla, koymuş işte.
Sizler şorta, bluza nasıl bakıyorsanız onu değiştireceksiniz işte. Orada sadece bir genç kız görmeyi becereceksiniz, o gün tamam diyeceksiniz, ben artık oldum.
Haa Mehmet Ali sana da iki çift sözüm var... Sana bir şeyi hiç yakıştıramadım.
Bu mahalle baskısı yüzünden o fotoğrafı değiştirmişsin, hata. İnadına o orada kalacaktı.
Ayıplar laf eden, küfür edenlerindi, onlarda kalacaktı.
Keşke fotoğrafı değiştirmeseydin.


X