Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Burger King ve çocuklar

Gurger King’in Şirinevler Şubesi’nde Suriyeli üç çocuğa müşterilerden kalan artık yemekleri almak istedikleri için müdür tarafından uygulanan şiddeti hatırlıyorsunuz, zaten unutmak ne mümkün değil mi?

Perşembe günü olmalı, olayın görüntüleri ana haberlere, internete düştü, yayınlandı.
Bu iğrençliğe bir de gözlerimizle şahit olduk, içimizdeki sinir, nefret, kızgınlık ve üzüntü kat be kat arttı.
Olayı ilk duyduğumuzda Burger King’i boykot ettik, “yemeyeceğiz artık” dedik. İlk tepkimiz buydu.
Sonra mantıklı düşününce, tek bir şuursuzun, kendini bilmezin, hasta ruhun yaptığını, orada çalışan, evine ekmek götüren masumlardan çıkarmak akılsız bir davranıştı.
Ama Burger King’in belki şurada bir hatası vardı ve belki nice işyerlerinin de...
Siz müdür yaptığınız adamı ya da diğer çalışanlarınızı nasıl işe alıyorsunuz?
İlk başvuru formunuza baktım. Çok az şey talep ediyorsunuz. Bu insanların ruh sağlığını araştırıyor musunuz?
Bir sürü ülkede teste tabi tutuluyorlar mesela.
Bu adam belli ki ruh sağlığı yerinde olmayan, öfke kontrolü bulunmayan, merhametsiz, saldırgan bir tip.
Sokakta köpek görse onu da tekmeler, kafasına taş bile atar. Yani suçunuz var.
Bir de mesela şöyle bir şey yapsanız; bir günlüğüne tüm bayileriniz sokak çocuklarına bedava yemek versin, ne hoş olur ama.
Kimbilir ne yapıyordur o Suriyeli çocuklar o günden sonra?
Ne büyük travma...
Allah kimseyi aç bırakmasın, bir somun ekmeğin bile kıymetini bilmek lazım.

Butona karşı “mahallenin namusu”

Kadına karşı şiddeti önlemek için mecliste kurulan komisyonda, Ak Partili İsmet Uçma demiş ki “Şöyle bir şey geliştirebiliriz; mahalle namusu diye...
Panik butonunun yerine mahalle modelini yaratalım.
Butonları biz örnek aile ve insanlardan oluşturabiliriz mesela.
Bir rönesans yapalım.”
Dedikleri uzayıp gidiyor. Benim de aklım, havsalam almıyor. Sayın Uçma ne rönesansı, bu direkt Ortaçağ zihniyetinde bir teklif. Kadını korumak bunun neresinde?
Bizde mahalle namusu diye bir şey var hâlâ.
Sokağa çık bakayım kocan evde yokken, yürü şöyle mahallende, başlar dedikodular (bütün mahalleler alınmasın üstüne)...
Her mahallede örnek aile mi var, yoksa her mahallede bir sürü evde kavga dövüş mü? Acep ne dersiniz bu işe?
Ahmet, Ayşe’yi dövecek.
Ayşe “Gelin mahalleli yardıma” diyecek.
Mahallenin erkekleri gelecek, hanımlarına “Sen otur oturduğun yerde hanım, karışma kadın halinle” diye hiza verecek...
Erkekler Ayşe’ye “Yenge bizde de oluyor, normaldir, Ahmet gel koçum, biraz hava aldıralım sana” diyecek. Olay böylelikle kapanıp gidecek.
Ha ya da tersi olabilir, o da mahalle baskısının son halini ortaya serer bir tavır olur ve linç duygusunu tetikler.
Olmamış Sayın Uçma, olmamış, nerden tutmaya kalksanız elinizde kalır.
Daha çok cinayet demek sizin bu bakış açınız.

Burhan Kuzu, Allah sizi de güldürsün

Valla iyi geldi tweet’iniz. Hani klavyenin kurbanı oldunuz diyeceğim, alakası yok.
Yorgunluğa vereceğiz bu durumda, yoksa bilgisizlik olma ihtimali olmaz tabii.
Belki son günlerde Cipras mı, Tsipras mı falan çok yazıldı, çizildi, o bir karışıklığa sebebiyet verdi.
Yoksa Anayasa Komisyonu Başkanı bir milletvekilinin, bir partinin adını (Syriza) başbakanın adı sanması olacak iş değil yani.
İnsanlık hali.

X