"Aynur Tartan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aynur Tartan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aynur Tartan

ATIŞMALI 10 MADDEDE BODRUM-ÇEŞME 2018 KIYASLAMASI! Yeter artık, Çeşme’yi Bodrumlaştırmayın

Artık devir değişti. Tabii Çeşme-Alaçatı da... Sezonu tam yarıladığımız şu günlerde gelin, bu değişimin notlarına bakalım. Gün geçtikçe Bodrum’a daha da benzemek iyi mi oldu? Çeşme Bodrum’laştıkça... İyot kokusuna kebap kokuları karıştıkça... Bizim de, Çeşme’nin de, Alaçatı’nın da tadı kaçtı.

ATIŞMALI 10 MADDEDE BODRUM-ÇEŞME 2018 KIYASLAMASI Yeter artık, Çeşme’yi Bodrumlaştırmayın

1 -
 “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” demiş Herakleitos.
Benden de tam destek. Değişim tazeliktir; candır, canandır... Çeşme’nin çocukluk günlerine, Alaçatı’nın köy içi zamanlarına tanıklık ettiğimizden, değişimin ilk yıllarında heyecanımız tavandı. Ama oteller gibi hayatlar da butikleştikçe, evler gibi kalpler, ruhlar da taşlaştıkça... Bahçelerde sohbetler tükenip kalabalık mangal sofralarından el ayak çekilince... Evimizin önündeki deniz ‘beach’ olunca... Ezcümle Çeşme Bodrumlaştıkça... İyot kokusuna kebap kokuları karıştıkça... E haliyle bizim de, Çeşme’nin de, Alaçatı’nın da tadı kaçtı. Tamam, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir ama bu kadarı da gına getirtti, “Pes!” dedirtti.

ATIŞMALI 10 MADDEDE BODRUM-ÇEŞME 2018 KIYASLAMASI Yeter artık, Çeşme’yi Bodrumlaştırmayın

2 - Değişim dediğiniz sadece otelle, plajla, mekânla, club’la olmadı elbet.
Eğlence anlayışı da değişti, değiştirildi. Eskiden eğlence neydi? Eğlence sanattı, eğlence müzikti, sohbetti, lezzetti. Her şeyin ve herkesin bir sınırı, bir kalitesi vardı. Şimdi? Bir davul-zurna var, sanırsın asker uğurlaması! Eğlence dansöz oldu, gazino oldu, mekânlarda eller havaya oldu, bangır bangır müzik oldu. Sonra herkese bir kendini kaybetme hali, “Burada olan burada kalır” kafası geldi. Eğlence demek, avazınız çıktığı kadar bağırmak, dağıtmak, dağılmak değil. Alaçatı’da unutulan, unutturulan bir hayat var. Tüm eğlencenin, gürültünün ve çemberin dışında kalan. Saygı, sadece birazcık saygı... Hem kendimize hem de Alaçatı’ya...

3 - Müziğin fendi mekânları yendi... Alaçatı Turizm Derneği’nin hayat verdiği #alacati75desibel projesi son kalemiz, umudumuzdu. Eğlence olacaktı ama huzur da olacaktı. Kulaklarımız yangın yeri değil, bayram yeri olacaktı. Peki, sonuç? Mekânlar müzikle, müzik mekânlarla yarışa girdi. Filler tepişir, çimenler ezilir hesabı, olanlar yine bize, yerlisine, Alaçatı’ya, Çeşme’ye oldu. Hepimize geçmiş olsun. Geçerse tabii.

ATIŞMALI 10 MADDEDE BODRUM-ÇEŞME 2018 KIYASLAMASI Yeter artık, Çeşme’yi Bodrumlaştırmayın

4 - Arnavutkaldırımlı seyyar sokakta... Ah biri dili olsa da bir konuşsa... Anlatırdı masumca seyyarları bana... Mısırcısı, turşucusu, baloncusu, pamuk helvacısı... Ne ararsanız, kimi ararsanız almış tezgâhını koşmuş Alaçatı’ya. Antikacılardan, Alaçatı’nın ruhuna ayna dükkânlardan, dost yüzlerden, dost sohbetlerden eser yok şimdi.

5 - Adım atabilene aşk olsun... Biz eskiden de Alaçatı sokaklarında itiş tepiştik...

Kimimiz ezilme tehlikesi atlatır, kimimiz kurtulur, olan yine ayaklara olurdu. Ama bu kadar da değildi! Alaçatı sokakları hangi ara bu kadar kalabalıklaştı? Hangi ara böylesine istila edildi? Bir gece uyumak ve şöyle bir Alaçatı’ya uyanmak istiyorum: Sıra bekleyerek değil salınarak yürüdüğümüz... Ağız ağıza değil rahat rahat yemeğimizi yediğimiz, sohbetimizi ettiğimiz... Alaçatı’nın ruhuna, bedenine, sokaklarına zarar vermeden, kırmadan, incitmeden yaşadığımız, yaşayacağımız bir Alaçatı’ya uyanmak istiyorum. Alaçatı Bodrum değil, Yunan adaları hiç değil!

ATIŞMALI 10 MADDEDE BODRUM-ÇEŞME 2018 KIYASLAMASI Yeter artık, Çeşme’yi Bodrumlaştırmayın

6 - Topuklularla seke seke geçenlerden, full makyaj, full kostüm beach’lere, mekânlara akanlardan, abartıdan, şatafattan siz de benim gibi topuklayanlardan mısınız? Islak saçlara, sıfır makyaja, tiril elbiselere, yalınayaklara selam olsun... Alaçatı’nın sonbaharını iple çekenlere de sabır olsun...

7 - Ağzımız yanıyor ama biz yine yoğurdu üfleyerek yemiyoruz.
Bir yemeğe bir maaş kilitlemeden rahat edemiyoruz. Fiks mönülerle keyifleri de fiksliyoruz. 500 TL’lik pizzalarla kendimizden geçiyoruz. Girişiydi, çıkışıydı, yemesiydi, içmesiydi derken asıl ‘happy hour’ları kart ekstrelerinde yapıyoruz. Yine de hiçbir şeyden geri kalmıyoruz. 

8 - Oteli geçtim; beach, mekân, kahvaltı, öğle yemeği, akşamüstü drink’i ya da akşam yemeği... Rezervasyonsuz asla hiçbir yere gidilemiyor! Hatta artık telefonla falan da değil. Rezervasyonlar da internet üzerinden
online olarak yapılıyor, daha baştan kaparosu alınıyor.

9 - Kendime soruyorum; eşe, dosta soruyorum; “Alaçatı son bir yılda nasıl bu hale geldi? Nasıl bu kadar yıprandı, yıpratıldı, dejenere oldu? Kalabalıklar içinde nasıl bu kadar yalnız bırakıldı?” Ama benim hâlâ umudum var. Yeniden el ele vereceğiz, Alaçatı’nın, Çeşme’nin gözyaşını sileceğiz.

10 - Son söz Çeşme-Alaçatı’da: “Eski günleri özlüyorum...
Site hayatını, komşuluğu, denizin sakinliğini, yanık tenli, aheste akşamları, ilk dostlukları, arkadaşlıkları, aşkları... Akşam serinliğinde çarşıyı, Ilıca’yı turlamayı... Acıkınca lokmayla, midyeyle, kumruyla bayram yapmayı... Geçecek. Eski günler geri gelecek. Gelecek değil mi?”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI