"Aynur Tartan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aynur Tartan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aynur Tartan

İzmir’de yarın akşam

30 Aralık 2017

◊ Kaya İzmir: Kaya Otel hep iddialı, tam iddialı. Kiminle konuşsam, kime kulak kabartsam yarın akşam Berkay’da.

◊ Swiss Otel: Balo salonlarında bütün neşesiyle Ayhan Sicimoğlu ve beş dilde şarkılarıyla Funda Öncü... Bitti mi? Bitmedi! Equinox’ta Cenk&Derya Trio Band... Aquarium’da Forte Akustik... Her daim 18’liklere Sky Bar’da canlı DJ performansla sabahlar olmasın!

◊ Hilton: Bir İzmir klasiği: Engin, olgun ve deneyimli. Ruha gıda Egean Band, Diamond Dans Grubu ve DJ Çiçi.

◊ Noches: Alsancak’ın beyaz atlı prensi 2018’e dört nala girecek, benden söylemesi. Fi dizisinin müzik aranjörü DJ Dimitri ve Jazz Orkestrası...

◊ Loco: Küba havaları, dansçı kızları, ateşli, alevli ambiyansıyla Alsancak’ın gözdesi.

◊ La Cigale: Gelişti, değişti, dönüştü. Yeni yüzü ve lezzetleriyle kalbimizi yine, yeniden fethetti. Yarınki mönüsü çok renkli, bol lezzetli.

◊ Babayani: Yılbaşı mönüsünün liste başı hindi tandırı ve tabii çeşit çeşit Girit mezeleri...

◊ Eski Usul Meyhane:

Yazının devamı...

2018’in dilek ağacı

23 Aralık 2017

İlk ve en büyük ihtiyaç yuva, aile
Çünkü bu iki kelime, şifadır. İyileştirir, birleştirir. Ve her şey aileyle başlar. Ailede artar, çoğalır, kök salar, hayat bulur... Dedesiyle, ninesiyle, anneannesiyle, babaannesiyle çok renkli, çok sesli, kalabalık aileler güzeldir. Kalpler, hayaller, sevgiler kocamandır, çoğalandır.

Hepimiz için aidiyet
Aidiyet sahiplenme ya da sahip olma duygusu değil, bir şeyin parçası olarak hareket etmektir. Hepimizin kanatları var. Ama özgürlüğüne düşkün insan ruhu hep güvenli bir liman, yaslanacak bir omuz arar. Bir kalbe, bir kente, bir eve, bir aileye ait olmak ister. Huzur, güven, emniyet, mutluluk, dayanak ister, aidiyet ister.

3 S formülü: Sevgi, saygı, sadakat
Sevgi zor bir şey, keza sevilmek de öyle. İnsan hayatı boyunca hep sınanır. Sevdiğiniz kişiye sabırlı olmak zorundasınız. Hem sevip, hem sayıp hem de sadakat göstermelisiniz. Ama bunlar da yetmeyecek. Annenizin, babanızın, eşinizin, arkadaşınızın sorumluluğunu almak zorundasınız. Oturduğunuz yerden sevemezsiniz. Bir şekilde hissettirmeniz, göstermeniz, düşünmeniz gerekir.

En iyi rehber: Vicdan

Yazının devamı...

Dünya kazan, ben kepçe geni: Wanderlust

16 Aralık 2017

-- Wanderlust geni... Bilimsel adıyla DRD4-7R. Dopamin molekülünü hücrelerle tanıştıran, hücrenin dopaminden etkilenmesini sağlayan, molekülü sentez eden bir gen. Merak ve hareketlilikle sıkı fıkı olduğundan, ortamlarda ‘seyahat tutkusu geni’, ‘yolculuk tutkusu geni’ olarak da nam salmış.
DRD4 kodlu genin uzantısı. Heyecanlandıran, risk aldıran durumların, olayların altında da gene bu genin parmağı var. Avcı-toplayıcı atalarımızdan, göç eden kavimlerden bize miras.

-- Bir yerden bir yere gitmek, yeni yüzler, sesler, insanlar tanımak, tanışmak, kaynaşmak, merak etmek, keşfetmek... Hepsi ve daha fazlası bu genin alt metni. Kimilerinde seyahat etmek ağır basarken kimilerinde de gidilen yeri, oranın tarihini, kültürünü, doğasını, insanını, mutfağını keşfetmek ağır basıyor.
Yapılan çalışmalara göre gezmek için doğanlar, ne kadar gezerse gezsin içindeki gezgini, keşfetme açlığını bastıramayanlar, dünya nüfusunun yüzde 19-20’siymiş. Bence bu oran çok daha fazla.

-- Yaşı, cinsiyeti yok. Ancak kazanılan deneyimlerden etkileniyor. Yaşa ve duruma göre form değiştiriyor. Yani genç yaşlarda dağlara, tepelere tırmanırken, safarilerde vahşi yaşam peşinde koşarken ileri yaşlarda daha sakin, daha çiçek-böcek yerler sahneye çıkıyor. Yaş arttıkça alınan riskler ters orantı yapıyor.

-- Hangi özelliklerinden tanırız? Seyahat etmek, gezmek, keşfetmek cepte. Peki, ya başka? Yaratıcılık, beceriklilik, liderlik, gözükaralık, risk alma eğilimi... Hayatta, aşkta meşkte sınırları zorlayan tipler. Her güzelin bir kusuru vardır hesabı dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, içki ve kumar bağımlılığına da neden olabiliyormuş, aman diyeyim.

-- Çok gezenler daha mı mutlu? Evet, daha mutlular. Hedef konulan aktivitenin gerçekleşmesi beynimizin ödül mekanizmasını tetikliyor. Kendimizi ödüllendirdiğimizde de mutlu oluyoruz. Daha aktif, daha enerjik, daha hayat dolu, daha empatik, daha sempatik olmak ve anı yaşamak da işin bingosu.

Yazının devamı...

İzmir’in aralık ajandası

9 Aralık 2017

Koşun, son gün!
ULUSLARARASI GASTRONOMİ TURİZMİ KONGRESİ
3’üncüsü düzenlenen kongrenin ev sahipleri İZFAŞ, TÜRSAB, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi. Destinasyon sponsorları ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’yle Edirne, Hatay, Kastamonu belediyeleri. Yani memleketin en leziz köşeleri. Gaziantep’in kebabı ve baklavası, Kastamonu’nun oğmaç çorbasıyla çekme helvası, Edirne’nin ciğeri, Hatay’ın enfes mutfağı… Kongrenin ağır topu da İtalya’nın yıldızlı lezzet üssü, Slow Food ve Slow City akımının merkezi, Délice Network üyesi Torino. Bugün programda şunlar var: Koku deneyimleri tasarımcısı Cansu Şekular’dan ‘Mutfak Mirasımızda Duyusal Bir Deneyim’. Tadım uzmanı Selçuk Azman’dan ‘Çayın Hikâyesi’. Zeytinyağı someliyesi Emmanuelle Dechelette ve gıda mühendisi Müge Nebioğlu’ndan ‘Zeytinyağı Tadımı’. Japon şef Ippei Uemura ve şef Yunus Emre Akkor’dan ‘Cooking Story’ workshop’ları... Organizasyon Fuar İzmir’de, biletler Biletix’te..
fuarizmir.com.tr

Perde dün açıldı
ULUSLARARASI İZMİR TİYATRO FESTİVALİ

Yazının devamı...

Sekiz soruda zekâya dair her şey

2 Aralık 2017

1) Zekâ nedir, ne değildir?
En yalın haliyle birçok zihinsel yeteneğin değişik durum ve koşullarda kullanılması... Bilinç gibi, düşünce gibi zekâyı da beynimiz ‘üretiyor’. “Zekâmı yarıştıracağım, hava yapacağım, caka yapacağım” diye hemen IQ testlerine davranmayın. Çünkü Yılmaz’ın anlattığına göre zekâ, testlerle ölçülenden çok daha fazlasıymış. İlk bakışta engelli, otistik diyebileceğiniz pek çok çocuğun üstün zekâlı olduğu da aşikâr.

2) Anneden mi babadan mı geçer?
Hem anneden hem babadan... Bir nevi genetik miras yani. Ama sadece genetik mirasla da iş bitmiyor. Çevresel faktörler, beslenme, uyku, spor ve başkalarıyla etkileşim de önemli.

3) Daha zeki çocuklar için kaç yaşında anne, baba olmalı?
Malum ebeveynlik yaşı aldı başını gitti. Nöroloji uzmanı Yılmaz, en uygun yaş aralığının 25–35 olduğunu söylüyor. Yani ne kadar genç, o kadar iyi gen kalıtımı. Ama geç anne, baba olduysanız da dövünmeyin çünkü ileri yaşlardaki ebeveynlerin çocuklarının zekâlarını geliştirmeye yönelik ilgi, alakaları daha yüksekmiş.

4) Zekâyı nasıl geliştiririz?

Yazının devamı...

Ne şeker şeysin sen!

18 Kasım 2017

Tanışalım; diyabet... En yalın haliyle kan yoluyla taşınan glikozun hücrelerin içine girememesi. Nedeni de pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi ya da ürettiği insülinin fonksiyonlarında bozukluk olması. Kanda şeker yükselirken, hücre içinde yeterli şeker olmadığından enerji üretimi bozuluyor. Kronik şeker hastalığı bir ömür sürüyor.

Bana tipini söyle... Kaç tip diyabet var? Eskiden iki tip varmış. Çocukluk diyabeti Tip 1, yaşlılık diyabeti Tip 2 olarak adlandırılırmış. Artık hamilelik şekerinden gizli şekere, genetik hastalıklara bağlı diyabetlere, bazı endokrin hastalıkların seyrinde ortaya çıkan kan şekeri yüksekliğine, LADA, MODY gibi özel isimli diyabet tiplerine kadar isim yelpazesi almış başını gitmiş.

Yaşı, cinsiyeti var mı? Tip 1 diyabet seçici değil, cinsiyet ayrımı yapmıyor. Tip 2 diyabet erken yaşlardaki erkekleri daha fazla etkiler, ileri yaşlardaki kadınlara pek dokunmazmış. Son yıllarda tavan yapan beslenme bozuklukları, çok erken yaşta başlayan obezite sonucunda gelişen insülin fonksiyon bozukluğu Tip 2 diyabeti çocuklarda bile görülür hale getirdi.

Türkiye’den bildiriyorum... Türk Endokrinoloji Derneği’nin 2016 yılı verilerine göre Türkiye’de her 10 kişiden 1’i diyabetli.

Genetik mi? Genetik etki önemli ama genetik yatkınlık şart değil. Hareketsiz yaşam tarzı, stres, kilo fazlalığı gibi çevresel faktörler genetik yatkınlığı hiç olmayan bir kişide şeker oluşumuna yol açabilir. Genetik yatkınlığı olan kişi de riskleri azaltacak bir yaşam tarzıyla diyabeti hayatından uzak tutabilir. Yani her şey bizde bitiyor.

Diyabet ve gebelik... Gebeliğe bağlı insülin direnci ve genetik yatkınlık yan yana gelince hele bir de kilo fazlalığı varsa ortaya gestasyonel diyabet çıkıyor. Doğumla birlikte sıklıkla düzelse de sonraki gebeliklerde tekrarlayabilir. Doktorumuz, son yılların popüler tartışma konusu gebelik döneminde şeker taramaları için de “Zorunlu ve hayat kurtarıcıdır. 50 gr. şeker içilerek yapılan bir şeker tarama testi yaklaşık bir simit yemekle eşdeğerdir” diyor.

Cinsel hayatı nasıl etkiler? Diyabetle barışıksanız, şeker düzeyiniz ideal seviyelerdeyse, kendinize özen gösteriyorsanız sıkıntı yok. Kadınlar normal şekilde hamile kalıp sağlıklı bebekler doğurabilir. Ama olur da şekeriniz uzun süre tavan yaparsa işte o zaman başınız dertte.

Yazının devamı...

5 maddede çocuk kalma rehberi

11 Kasım 2017

1) Merak et, keşfet, hayal et... “En son ne zaman merak ettiniz, keşfettiniz, hayal ettiniz?” Ama öyle sosyal medya meraklarından, keşiflerinden, hayallerinden bahsetmiyorum. Mesela her şeye merak... Gördüğünüz, duyduğunuz, dokunduğunuz... Sonra keşif... Arayarak, tarayarak, çabalayarak hatta yoktan var ederek, keşfederek... Ve hayal! Ruhun şifası... Hepimize iyi gelen, insanı, doğayı, dünyayı var eden, iyileştiren...

2) İki karpuz bir koltukta... Karpuzun biri içimizdeki çocuksa, diğeri olgunluk. Biri olmadan diğeri yoksunluk. Sanmayın ki en olgun, en dolgun sizsiniz. İçinizdeki küçüğe rahat verin, izin verin... Yeri, zamanı geldiğinde tüm sorumluluklarını yerine getirecek. Ve günün sonunda siz yine hep olgun, tam olgun olacaksınız. Ama biraz da çocuk olacaksınız.

3) Nur topu gibi sevgili... Mutlu olmayı da, mutlu etmeyi de iyi bilirler. Çünkü onlar mutluluk ülkesinden gelirler. Mutluluk kadar sevgiyi de bilirler. Sevdiler mi tam severler... Uzun lafın kısası ya ruhu çocuk birini bulun mutlu olun, ya da ruhu çocuk olun herkes mutlu olsun.

4) Anın tadı, geleceğin adı... Biz büyüyüp dünya kirlenince her şey hızlandırılmış program. Aile, dostlar, arkadaşlar, iş, aşk, hayat... Ruhunuz, bedeniniz, istekleriniz... Ne var, ne yok her şey büyüyüp serpilmeye, tükenmeye ve tüketilmeye programlı. Bir nevi fast-food kafası yani. Ayaküstü acele acele. Ama hayat kısa, kuşlar uçuyor. Geleceğin adı güzel ama anın tadı daha güzel. Bunu da en iyi öyle biraz çocuk kalanlar biliyor. Anda kalın, öyle biraz çocuk kalın... Akışına bırakın, yavaşlayın, rahatlayın.

5) Deniyorum, öyleyse varım... “Ya olmazsa... Ya rezil olursam... Ya başaramazsam... Ya yapamazsam...” Peki, ya tutarsa? Öyle biraz çocuk kalanlar olmaz demiyor, şanslarını deniyor. Hem de akıllarından, ruhlarından, kalplerinden geçen her şeyde. Siz sevgili aşırı yetişkinler, tek engel var o da kendiniz. Ruhunuza kuvvet, denemenize sağlık. Tutarsa ne âlâ, tutmazsa da canınıza sağlık.

Yazının devamı...

İzmir’de sonbahar festivalleri

4 Kasım 2017

İki boyoz, bir yumurta buluşalım Kordon’da

Her katı ayrı lezzet, çıtırtısında davet... 3’üncü Boyoz Festivali bu sene de damaklara şenlik. İzmir’in, İzmirlinin lezzet buluşması yarın (5 Kasım) saat 11.00’de Gündoğdu Meydanı’nda! Festival Radyo Romantik Türk’ün patentli projesi... Ev sahibi İzmir Büyükşehir Belediyesi... 2 boyoz, 1 yumurta, peynir ve çaydan oluşan ücretsiz kitler hazır, afiyetle yenmeyi bekler. İştahına güvenen kadın ve erkek kategorilerinde boyoz yarışlarını, sürpriz hediyeleri bekler.

Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Günleri başladı

Can zeytin, canım zeytin... Hayat zeytin, ölümsüz zeytin... Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Günleri bu sene 13 yaşında. Dün başladı, pazar son! (3–5 Kasım) Coğrafi işaretli Ayvalık zeytinyağının adı da, tadı da, kalitesi de tartışmasız. Hasat günlerinin bu seneki sloganı “Ulusal Değer: Zeytinyağı – Ulusal Hedef: Bütün Dünya”. Yani istikamet markalaşmak ve zeytinyağını bütün dünyaya tanıtmak ileri! Tam tekmil programa gelince... Akçapınar Köyü’nde geleneksel zeytin hasadı... Hasadın bereketi, nimeti, erken hasat zeytinyağının tadı, kokusu... Sunumlar, paneller, söyleşiler, çocuk oyunları, konserler, dinletiler...

Altın Kedi kime gidecek?

Yazının devamı...