Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Memlekette iyi şeyler de oluyor:

Yaz mevsimi, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi, siyasi gündemin gölgesinde geçiyor. Bir yandan gündemle ilgisi olmayan hatta hasır altı edilen gerçekler silsilesi var ki, bundan devletin kısmen haberinin olduğunu düşünüyorum: özel gereksinimli çocuklara yapılan ayrımcılık.

Özel gereksinimli çocuk büyütmenin ne kadar zor bir iş olduğunu tahmin edersiniz. Bu yazıyı okuyan engelli çocuk aileleri, özellikle anneleri bunun ne demek olduğunu, ne gibi bedeller ödendiğini bir kez daha hatırlayacaklardır. Bendeniz ise meslekten dolayı biliyorum; özel eğitim sınıflarını okul müdürlerine kabul ettirmek çok güçtür.

Okul imajının sarsılacağını iddia ederler veya okul başarı ortalamasının düşeceğini… Çoğu kez koskoca binada yer olmaz özel eğitim sınıfları için. Olsa da en köhne yer uygun görülür.
Yıl olmuş 2014, halen bodrum katından bozma yerleri özel eğitim sınıfları yapıyorlar. Neymiş, bu kadarı yetermiş, sağlıklı çocukların sınıfa ihtiyacı varmış… Ayrımcılığın bu boyutu herkese hizmet verme yükümlülüğü olan devlet okullarında yaşanıyor.
Özel okullar meselesini hiç açmayayım diyorum ama durum pek iç açıcı değil.

Oğlum için okul araştırıyorum. Gittiğim her okulda “özel gereksinimli çocukları kaydediyor musunuz” sorusunu soruyorum. Çoğu yetkili “ohh, hayır, biz böyle bir şey yapmıyoruz” diyor. Ayrımcılık istediğim, çocuğum gerçek hayattan birhaber, klinik ortamda steril büyüsün isteyenler ebeveynlerden sanıyor olabilirler. Bu durumda ben de ters köşeden şut çekiyorum: “Niye, oğlumun sınıf veya sıra arkadaşı farklı gelişim gösteren bir çocuk olabilir. Bunun ona ve sınıf arkadaşlarına çok şey katacağını düşünüyorum. Bence bu fikrinizi bir kez daha gözden geçirmelisiniz”. Sizi bilmem ama gündem adına küçük, özel eğitim adına büyük bir meseleyi dile getirdiğimi düşünüyor, bir nebze hafifliyorum.
Bunlar özel gereksinimli çocuklara yapılan ayrımcılığa karşı b,reysel çabalar. Bir de sivil toplum örgütlerinin yaptığı çalışmalar var ki sıkı takipçisiyim.

Geçtiğimiz haftalarda Aylin Yüksel Sezgin’ in ile güzel bir kahve sohbetimiz oldu. Özel eğitim ve bizim çocuklarla ilgili konuştuk. Kendisinden bizzat duyunca çok mutlu olduğum bir haberi sizinle paylaşmak isterim: Tohum Otizm Vakfı San Joseph Fransız Lisesi’ nde ÖZEL EĞİTİM SINIFI açıyor. Vakıf bu haberi internet sitesinde ve sosyal medyada paylaştı. Bence çok güzel bir başlangıç bu.

Otizm tanısı almış 14 yaş ve üzeri çocuklar için oluşturulacak özel eğitim sınıfı hakkında bilgi almak istiyorsanız 212. 244 75 00’ dan bilgi alabilirsiniz.
İsim yapmış, köklü bir eğitim kurumu bünyesinde özel eğitim sınıfı açması, özel okullar için yeni bir standart kriteri olacak gibi gözüküyor. Özel gereksinimli çocuklar için eğitimde fırsat eşitliği açısından bakıldığında büyük, ülke gündemi açısından bakıldığında küçük bir adım.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde kime oy vereceğinizi, komşu ülkelerle ile ilişkileri, kanayan Gazze’ yi konuşuyorken belki aklınıza bu haber de gelir. Artık özel gereksinimli çocuklar için “istenmeyen” gözüyle bakılamayacak.
Memlekette iyi şeyler de oluyor, darısı gündemdeki her konunun başına olsun.

X