Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emenike'nin sonrasını da düşünmek lazım

Oyuncular bir eşyanın parçaları değil. Birini çıkarıp birini sahaya sürmek zor karar... Böyle durumlarda teknik direktör açısından karar vermek hayli sıkıntılı. O anı düşünmek kadar sonrasını düşünmek gerekiyor.

DÜNKÜ maçta Emenike’nin taraftarla yaşadığı sıkıntı, fazlaca ön plana çıktı. Hemen şunu söyleyeyim, bu, antrenörler açısında yönetmesi kolay bir durum değil. Benim çalıştığım dönemde her seferinde maç sonu konuşmalarımda söylediğim bir şey var: Oyuncular bir eşyanın parçaları değil. Onu çıkar, onu sok kararları o kadar kolay verilmiyor. Böyle durumlarda antrenör açısından karar vermek kolay değil. O anı düşünmek kadar sonrasını düşünmek gerekiyor. İsmail Kartal’ın bu pozisyondaki hamlesi doğru olarak görülse bile bu kararın ileriki zamanda nasıl sonuç vereceğini gözlemlemek gerekiyor.

Tempo standartların üstünde

F.Bahçe, çok pozisyon bulamasa da lig standartlarının üstünde bir ilk yarı oynadı.

KARŞILAŞMA öncesinde bakıldığında iki takım, 2-3 hafta itibarıyla yan yana gözüküyorlardı. Puanları eşit, averajları eşitti ama Fenerbahçe’nin oturmuş kadrosu, ortaya koyduğu oyunu ve kendi sahasında oynama avantajı, bu eşitlik durumunun sadece dönemsel olduğunu gösteriyordu. Yani bu veriler, Fenerbahçe’nin maça çıkarken sürprize yer bırakmayacak kadar önde olduğunu işaret ediyordu. Gaziantepspor’da son dönemlerde bir kadro aşınması var. Yine yeni bir kadro ile sezona iyi başladılar. Ancak kadrolarına bakıldığında genç oyuncular ağırlıktaydı.

Sürprize yer yoktu

Dediğim gibi iki takımın fotoğrafın bakıldığında, maç sürprize yer vermeyecek şekildeydi. Ancak karşılaşma böyle olmadı. İlk yarı, Fenerbahçe özellikle Trabzonspor maçına göre çok yüksek tempoda oynadı. Net gol pozisyonları olmasa da Türkiye Ligi standartlarının çok üstünde bir tempo ile oynadı. Buna Gaziantep de gücü oranında karşı ataklarla cevap vermeye çalıştı.

İbrahim’in boşluğu...

Özellikle maçın 10. dakikasından sonra Emre’nin ve Diego’nun etkili ve hareketli oyunları, Gökhan’ın ve Caner’in kenarları iyi kullanmaları, Fenerbahçe’nin oyunu Gaziantep yarı alanına doğru taşımasını sağladı.
Bu da Fenerbahçe adına baskının fazlalaşmasını sağladı. Burada belki Gaziantep adına en etkili oyuncu olan İbrahim’in hücuma çıkarken bıraktığı boşluğu, Caner daha etkili kullanabilse, Fenerbahçe tehlikeli pozisyonlarını daha da artırabilirdi.

Acelecilik oyunu bozdu

MAÇIN 65. dakikasına kadar Fenerbahçe, kenarları kullanmaya ve etkili oyununa devam etti. Ancak 65’te Oğulcan’la yakalan pozisyondan golün geldiği ana kadar, sarı lacivertlilerin oyundaki kompakt yapısı dağıldı.
Bir an evvel sonuca gitme arzusu, Fenerbahçe’nin kontrolü yitirmesine ve etkisizleşmesine neden oldu.
Artık oyunda her skorun düşünülmeye başladığı anlarda gelen penaltı, özellikle ligin başlarında çok daha fazla öneme sahip olan kıymetli 3 puanın Fenerbahçe tarafına doğru gelmesini sağladı.

FUTBOL DIŞI FAKTÖRLER HER ZAMANKİNDEN DAHA ETKİN

SORU: Yeni sezonda büyük çoğunluk bir şeylerin yanlış gittiğini söylüyor. Sizde de böyle bir hissiyat içinde misin? Futbol tat vermiyor, cezalar havada uçuşuyor, tribünler boş. Neler oluyor?
YANIT: BEŞİKTAŞ’ın Avrupa Ligi maçı öncesinde tribünlerin o terkedilmiş halini gören herkes, “Bu maçta seyircisiz cezası mı var” diye düşünmüştür herhalde. Diğer maçlarda da tablo buna yakındı maalesef. Böyle bir şey sebebi ne olursa olsun görmezden gelinemez.
Bizler, malum dönemde bir yandan deyim yerindeyse canımızla uğraşırken, bir yandan da ısrarla, her fırsatta bu yaşatılanların futbolu temizlemeye değil bitirmeye yönelik sonuçlar doğuracağını dile getiriyorduk. Gelinen nokta ortada...
Seyirci yok, sponsorlar kaçıyor, futbol tat vermiyor, futbolcularda huzur yok. Medya yazacak bir şey bulamıyor, hır gür peşinde koşuyor. Milli Takım’ın durumu ortada. Sahalar bozuk, güzel görünsün diye boya ile makyaj yapılıyor, vesaire vesaire.
Yanlış anlaşılmasın bu durum hiç bir zaman futbolun özüne bir zarar vermez, veremez. Futbol, tüm sihri ve güzelliğiyle yerinde duruyor. Ancak futbol dışı faktörlerin her zamankinden çok daha fazla etkin olduğu bir dönemin normal sonucunu yaşıyoruz.

Top kaybetme hastalığı!

MAÇIN özeti F.Bahçe, oyunun hemen hemen tamamındaki üstün futbolunun karşılığını aldı. Gaziantep beklentinin çok üstünde bir dirençle oyuna tutunmaya çalıştı ama tecrübesizlik onlar için en büyük handikaptı. Maçın temposuyla ilgili sadece ben değil birçok kişi 60-65 dakikalık periyodun çok yüksek olduğunu söyleyecektir. Ama bu tempo topun kullanım hızından kaynaklanmadı. Bu futbolumuzun kronik ve bir türlü gideremediğimiz rahatsızlığı olan top kaybı nedeniyle oluştu. Yani tempo basit ve kolay top kayıplarından kaynaklanıyordu, organize ataktan değil.

GAZİANTEPSPOR NASILDI?

Tecrübesizlik zaafiyeti

ANTEP için söylenecek şey, F.Bahçe’nin etkili ataklarından kesebildikleri toplarla, özellikle de 2-2.5 yılı elinden alınmış, istekli oyunu ile takımını yöneten İbrahim Akın’ın ayağıyla etkili kontralar yapmaya çalıştılar. Ama İbrahim’in yanındaki üç oyuncu, Oğulcan, Mustafa ve Muhammed’in genç ve tecrübesiz olması onlar adına zafiyet odu.

X