"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Zorluklar kahramanlık için bir fırsattır

Günaydın yepyeni bir günden ve yepyeni bir haftadan. İşinizin gücünüzün su gibi aktığı, engelleri aştığınız bol gülücüklü bir hafta diliyorum.

Bu hafta diğer haftalara göre biraz daha önemli ve heyecanlı olabilir. İş veya projeleriniz de önemli adımlar atabilirsiniz. Ekonomik anlamda bu hafta bazı inişler veya bazı çıkışlar öngörülebilir. Bunu iyi bir şekilde denge de tutmak isteyeceksiniz.

Ay Boğa burcunda ilerken Mars ile kavuşum sergiliyor. İnsanlara karşı nazik ve sevecen olmanız sizleri bir adım öne taşıyacaktır. Ne olursa olsun asla bir başka insanı kırmak için konuşmayın. Bilinçli olarak kimseyi üzmeyin ve kendi acınızı hafifletmek için bir başkasını asla yaralamayın.

Mesleğinizin ya da yaptığınız işin en iyileri arasına girmeye karar verdiniz mi, yapacağınız şey, sıraya girmek ve orada kalmaktır. Bir ayağınız daima diğerinin önünde olsun. Her gün, her hafta, her ay yeni beceriler geliştirin, yeni bilgiler edinin.

Eninde sonunda mesleğinizin ön sıralarına geleceksiniz. Kendinizi mükemmelliğe adadıktan ve bu yoldan asla ödün vermedikten sonra, mutlaka en yetenekli ve en çok kazanan insanlar arasına gireceksinizdir.

 Gelelim günün Tavsiyesi;

Bir öğretmen derse girmiş ve elinde tuttuğu su dolu bardağı göstererek öğrencilere sormuş; “Elimdeki bardağın ağırlığı ne kadar tahmin edebilir mi siniz?” Öğrenciler birer birer fikirlerini söylemişler; “100 gr, 150 gr, 200 gr, 75 gr, 90 gr, 300 gr, 400 gr, 500 gr..”

“Tartmadan ben de bilemem, ”diye devam etmiş öğretmen. Ve tekrar sormuş; “Bu bardağı birkaç dakika tutsam ne olur sizce?” “Bir şey olmaz öğretmenim merak etmeyin,” demiş öğrenciler. “Peki! Onu bir saat tutarsam ne olur?”

 “Kolunuz yorulur ve ağrımaya başlar,” demiş öğrenciler.

“Ya bir gün boyunca bırakmadan tutarsam ne olur?”

“Aman öğretmenim ne yapıyorsunuz siz, kolunuz iyice ağrır ve hatta felç olup sakatlanırsınız, vücudunuzda başka arızalar oluşabilir, hatta kalp krizi bile geçirebilirsiniz,” diye cevaplamış öğrenciler.

Öğretmen bir kez daha sormuş: “Tüm bunlar olup biterken bardağın ağırlığı değişti mi?” “Hayır!” demiş öğrenciler. “Peki! Bütün bu olumsuzlukların, ağrının, muhtemel felcin ve kalp krizinin sebebi neydi?”

“Bardak tabii ki!” diye hep bir ağızdan yanıtlamış öğrenciler. “Öyleyse bu acı, sıkıntı ve olumsuzluklardan kurtulmak için ne yapmak gerekir?”

“Bardağı bırakın öğretmenim, rahatlarsınız, sıkıntıdan kurtulursunuz,” diye bir kez daha bağırmış öğrenciler.

“Haklısınız,” demiş öğretmen, “işte streste böyle bir şeydir. Bardak misali onu oluşturan sebepleri, etkileri, taşıdığımızda bırakmadığımızda sonuçlarda böyle olur. Yük her saniye artar da artar ve onu taşıyamayacak hale gelip ağır bedeller öderiz.

Dememiz o ki; O halde hayatınızda elinizde gereksiz yere tuttuğunuz içi stres dolu bardakları, kapları taşımayın, bırakın, atın.

Diyorsunuz ki şu an dile kolay Aygül Hanım siz buradan yazıyorsunuz da o iş nasıl olacak.  Ya olacak ya olacak diyorum.

Yaşamda, kişiye onu gerçekleştirme gücü verilmemiş hiçbir istek yoktur.

Anthony Robbins

Mutlu günler dilerim…

 

X