"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Yeniay haftasına giriş yapıyoruz. Kalbinizi ve sesinizi yumuşatın.

Günaydın yepyeni bir haftaya tüm hızımızla başlıyoruz. Bu hafta oldukça hareketli ve şaşırtıcı şeylere şahitlik edebiliriz. Toprak elementlerinin gökyüzünde bu kadar fazla olması ise güven arayışımızın oldukça artacağının da sinyallerini veriyor.

Gezegenlerin dengesini yeryüzünde doğru ve pozitif yönde kurmalıyız. Bunun içinde gökyüzünde neler olduğundan biraz size bahsedeceğim.

 

Ay yengeç burcunda ilerliyor ve bugün kuzey düğüm ile kavuşuyor. Güneş, Mars, Venüs gezegenlerine ise aynı zamanda yarım bir meydan okuma çabası içinde olacak. Yani şöyle düşünün. İçinizde bir şeyler var “ha söyledi söyleyeceksiniz” ya da içinizde bir şey var tam diyeceksiniz ama yanlış anlaşılacağından korkuyorsunuz. Belki hafta sonunun geçmesini çok zor beklediniz. Bir pazartesi olsa da söylesem söyleyeceğimi dediniz.

 

Bugün mümkün oldukça konuşmadan önce düşünmeyi başarmalısınız. Aksi takdirde korktuğunuz şey başınıza gelebilir. Şu an bir şeye çok sinirliyseniz içinizden 10'a kadar sayın ve sonra duygularınızı sakince ifade edin. Bu sadece doğru kelimeleri bulma meselesidir. Merhamet, zihninizin önünde olmalıdır.

 

Bu hafta önünüze gelen konular şifa noktasındadır. Başlayacağınız yeni işler ya da başlatacağınız yeni ilişkiler size yararlı gelişmeler sağlamaya hazırlanıyordur. Daha önceki yazılarımda defalarca yazdığım üzere başak burcu gibi davranmak ve bu şekilde bir tarz ile ilerlemek size kazandırır. Stratejik ve hesaplı, planlı olmalısınız. Aynı zamanda başak burçları için her ne kadar duygusuz vs gibi söylemler edilse de ben her seferinde bu dönemlerin çok büyük aşklara ve romantik duygulara şahitlik ettiğini gördüm. Hem de çok kalıcı ilişkilerin başlangıçları söz konusu olabilir.

 

EMİNE BULUT unutulmayacak!

 

Bu arada gökyüzü ve yeryüzünün beraberce utandığı milyonlarca olay yaşadığımız şu günlerde, hafızalardan çıkması mümkün olmayan “Emine Bulut” olayının bazı araştırmalarını ve buna benzer olayların yaşanmaması için neler yapılması gerektiğine dair bazı araştırmalar içindeyim. Kalıcı ve sağlam adımlar atmak adına bazı girişimlerde bulunmak ve bu noktada yürümek için sizlere bir gazeteci olarak buradan bilgiler vereceğim. Neden buna gereksinim duyduğumu izah edeyim. Sosyal medyam da “EMİNE BULUT” paylaşımından sonra 73 tane bayan profilden mesaj aldım. Hepsi şu an aynı sorun ve durumdan şikayetçiydi. Son olarak mesajlarının sonlarına yazdıkları şuydu: “Bir serüvene giriyorum Aygül Hanım, belki bende öyle öleceğim” …

 

Sanatçılar, fenomenler veya ünlüler olarak herkes bu duruma ses getirebilir ama sadece ses getirebilir. Ses getirmekte önemlidir elbet ama gerçekçi adımlar atılması oldukça önemlidir. Bu gerçekçi adımları sadece gerçek siyasetçiler ve devlet adamları yapabilir. Bende gazetecilik kariyerimin yanı sıra 15 yıllık bir devlet görevlisiyim. Bununla ilgili bazı şeyleri kendimce üstlendim. Çok ilginç ve bilinmeyen bilgiler öğrendim. Mesela bununla ilgili bir telefon uygulaması bile yapıldığını öğrendim. Bu bilgileri tamamen ve doğru bir şekilde tamamlayıp hafta içi köşe yazısında paylaşacağım. Sizin yapmanız gereken o gün yayınladığım o yazıyı çevrenizdeki tüm kadınların duyması için yayıyor olmanız olacaktır. İnsan bazen hastalığının çaresiz olduğunu sanır ama belki küçücük bir ilacın onun hayatını değiştireceğini bilemeyebilir. Ben öğrendiklerimi paylaşacağım ve bunu içeriden çeşitli projelerle doğru kişilere ulaştıracağım. Tekrar söylüyorum ki Emine Bulut olayı unutulmayacak!

 

Gelelim günün Tavsiyeli hikayesine;

 

Afrikalı yerlileri arasında hizmet etmek üzere, her türlü rahatlık ve konforu terk eden genç doktora, yakınları, yolundan çevirmek için dil döküyorlar:

 

- “Sen orada koca bir milletin çektiği ıstıraplara karşı tek başına ne yapabilirsin ki? Sen o muazzam insan denizinin ortasında kaybolup gideceksin? Onlardaki salgın hastalıkları önlemek için, elinden ne gelir? Savaşı, açlığı, su baskınlarını nasıl durdurabilirsiniz?” diyorlardı. İdealist genç doktor, kendini hizmet yolundan döndürmek isteyen yakınlarına, şu düşündürücü cevabı vermişti:

 

- “Ben, çevrem karanlık olduğu zaman, karanlığa küfretmem. Hemen kendi kendimi yakarım...”

 

Dememiz o ki; bu olaydan sonra yakın gitsin…

 

Mutlu günler dilerim.

X