"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Vicdan pusula gibidir. Ona uyarsan doğru yolu bulursun…

Günaydın yepyeni bir ay ve yepyeni bir haftaya merhaba diyoruz. Mayıs ayı içeresinde önemli gökyüzü olayları var.

Pazartesi günü boyunca Ay Yengeç burcunda ilerliyor olacak. Ayın bu konum da hareket etmesi genelde bağımlılıklarımızı sorgulayacağımız bir zaman dilimi içerisinde olduğumuzu gösteriyor. Yengeç burcunun en önemli zaafı herkese annelik yapma duygusunu abartma eğilimidir. Asıl hayat amaçları kendilerine acı veren insanlara karşı aşırı merhamet ettiklerinden dolayı kendi bağımlılıklarının arkasına saklanmalarıdır. Çünkü bu mazeret onları duygusal anlamda rahatlatmaktadır. Ay-Jüpiter karesinin de aktifleşmesiyle kişisel riskleri üzerimize almaktan kaçarak, yerine geçmişimizdeki insanları suçlayarak bundan kurtulmaya kendimizi itebiliriz. Vicdanlı olmakla başkasına acımak arasında ise önemli bir çizgi vardır. Bunu iyice ayrıştırmalıyız. Aynı zamanda bu hafta Venüs’ün tekrar Koç burcuna geçmesi ve yönetici gezegeni marsın ikizler burcunda hareket ediyor olması aşk ve ilişkiler konusunda cesurca davranabileceğinizi ve sürpriz heyecanlar yaşayabilme ihtimalini de sizlere sunuyor olacak. Merkür’ün gerileme hareketinin de 3 Mayıs sonrası son bulması biraz daha olsun rahat bir nefes aldıracak bizlere diyebiliriz. Mutluluğunuz için gerekli deneyimlerin neler olduğunu bulup cesurca üzerine gidin. Sizi nelerin motive ettiğini tam anlamıyla keşfedin. Kendi duygularınızdan uzaklaşarak başka insanları büyüten ve onların ihtiyaçlarını sınırsızca karşılayan biri olmak yerine, kendinize önem ve değer veren bir insan olmaya dönüşmektir.

Günün Tavsiyeli Hikâyesine gelecek olursak;

Konfüçyus, bazı insanlara bir şey öğretmenin en iyi yolunun bunu örneklerle göstermek olduğunu biliyordu. Bu yüzden sınıfın tam karşısına geçti. Eline bir vazo aldı, tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde bir elma vardı. Öğrencilerin meraklı bakışları arasında, elmayı vazonun içinde bıraktıktan sonra, vazoyu yere koydu ve şöyle dedi: "Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı  yiyebilir." Çocuklardan biri açıkmıştı, ilk o davrandı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu. Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalışıyor, ama başaramıyordu. 

"Elimi çıkaramıyorum!",

Konfüçyüs; “Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmediğin sürece, elini çıkarman mümkün olmayacaktır," dedi. Çocuk elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda zorunlu olarak bıraktı. Elini vazodan çıkardığında, yüzünde şaşkınlık  okunuyordu. Elmanın vazodan nasıl çıkarılabileceği konusunda sizin bir  fikriniz var mı? Konfüçyüs, vazoyu yerden alıp ters çevirdi. Elma vazonun içinden yuvarlanıp avucunun içine düştü. Çocukların hepsi gülmeye başladı. Aslında o kadar basit bir şeydi ki bu! 

Konfüçyüs, "Fakat bu, göründüğü kadar basit değil," dedi. Elmayı havada tutuyordu konuşurken. "Bazen bir şeyi gerektiğinde bırakabilmek, zor bir iştir. Onu bırakabilmek de bir beceridir. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız. Eğer yanlış bir şey yapıyorsanız, o zaman buna son vermelisiniz. Eğer kendinize ve başkalarına karşı dürüst  davranmıyorsanız, bu hilekarlığı hemen durdurmalısınız. İşte, ancak o  zaman hedefinize ulaşabilirsiniz. Mutlu günler dilerim…

X