"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Topla kendini! Geçici bir hüznün kalıcı hasarlar vermesine izin verme...

Hem haftanın, hem de Temmuz Ay’ının sonuna gelmiş bulunmaktayız.

Adım adım hayatımızda önemli bir dönem başlatacak olan 7 Ağustostaki Kova burcunda gerçekleşecek Ay tutulması etkilerine girmeye başlayacağız. Dün twitter da bahsettiğim gibi güneş-Mars kavuşumu oldukça doğal afetler ile ilgili olaylarla bizi imtihan etti. Allah beterinden korusun diyor herkese ayrıca geçmiş olsun diliyorum.

Gün boyunca Ay Terazi burcunda hareket edecek. Sevdiklerimizin kalplerini nezaket ve incelikli yollarla kazanabileceğimiz bir gün. Ay, uyum, denge ve barış arzusunu uyandıran Terazideyken, zaman zaman bunun arayışı içerisinde olurken bazı gerginlikler de yaşayabiliriz. Bu sabah etkisi altında olmaya başlayacağımız Merkür-Plüton dinamiği, başkalarına güvenmenin zorluklarını gösteriyor. Sorumlulukları birden üzerimize almak yerine önce araştırmaya yönelmeliyiz. Bu enerjiyi bir konunun altına inmek için strateji geliştirmek için kullanabiliriz yalnız bunu gerçekleştirirken stres ve agresyon yaratmamamız gerekmektedir.

Ay, Jüpiter ile kavuşması Plüton’a bir kare oluşturarak yaklaşan süreçte kendimizi gerçekleştirmek, elde etmek ve ilerletmek için baskı hissi uyandırarak kendimizi zorlayabiliriz. Kendimize baskı yaratmak yerine duygusal anlamda hazırlıklar içerisinde olup, ufak adımlarla bugün yeni girişimleriniz de bulunup 4-5 Ağustos sürecinde bu tür konular ile ilgili cevaplar bulabilirsiniz.

Gelelim günün tavsiyeli hikâyesine;

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun ortaöğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken öğretmeni, büyüdüğü zaman ne olmak istediğini bir kompozisyon halinde yazmasını istedi.

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi. İki gün sonra öğretmen ödevi geri verdi. Kâğıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "sıfır" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı.

Çocuk öğretmenine merakla sordu:

- Neden "sıfır" aldım?

Öğretmeni:

Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal dedi, paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkânsız. Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.

 - Çocuk evine döndü, bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini öğretmenine hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü. - Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin, "ben de hayallerimi"... O, orta 2. sınıf öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı.

 

Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine: - Sana simdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah “tan ki sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın.

 

Dememiz o ki; Gelecek sizin sonsuz evrende bulunan sonsuz seçenek içinde her an değişen adımlardan birisini seçmeniz demektir. Siz düşüncelerinizle, hareketlerinizle yaşadığınız ve yaşayacağınız dünyayı belirlersiniz. Egonuzu tatmin edecek düşünceler, kararlar ve davranışlar sizi düzensizliğin olduğu dünyaya taşır. Fakat tepkisel ve egonun isteğinin dışında düşünce ve davranışlara yönelirseniz bambaşka bir dünyaya adım atarsınız. Bu sıçrama sizi huzur, dinginlik ve mutluluğun bulunduğu, evrenin farklı bir katına götürür. Egonun dışında tepkisel hareketleri denetleyerek, bu yolda çıkan fırsatları fark ederek düzensizliğin, kaosun olduğu yerden karmaşanın bittiği yere geçeriz. Geleceği görmek işte bu sıçramayı yapabilmek demektir. Bu yetenek gelecek denen zamanın bizim şu anda yaptığımız eylemlerin içinde olduğunu görmektir. Bilinç seviyesindeki yükselme farkındalığın artması ve ne tür düşünce ve davranışlar içinde olduğunu görmektir. Bu sayede sonsuz gerçekliğin olduğu sürece girmiş olursunuz.

 

Mutlu günler dilerim.

X