"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Sessizliği korumak, konuşmaktan daha güven vericidir

Günaydın haftanın son gününden hepinize dostlar.

Geçenlerde şöyle bir şey okudum ve hemen benimkilere bir sorayım dedim:

 

“Çıkarları uğruna seni çakıyla son model arabayı çizer gibi çizecek binlerce insan var. Kanını emecek bir sürü vampir. Sana kullanılıp köşeye atılmış pis bir mendil gibi hissettirecek bir sürü katil”

 

Çok sert sözler değil mi?

 

Bu sözleri düşündüm ama bana bunları yapanlar kimdi diye düşünmedim.

Kendim bunu yaptım mı diye düşündüm.

Biri benim hakkımda bunu düşünüyor mu?

Ya da bunu hissettirdim mi? Diye uzun uzun düşündüm.

 

Yaşam enteresan bir döngü. Zaten yaşattığın varsa yaşıyorsun bu kaçınılmaz bir son ama işte maksat işin sonunda aklının başına gelmemesidir.

 

Dünya olarak öyle bir yere gidiyoruz ki artık.

Eskisinden daha fazla mutluluğu sorguladığımız bir döneme ilerliyoruz.

Eskiden gerçekten çevremde insanların mutlu olduğunu görüyordum.

Pazardan dönerken annem arkadaşıyla karşılaştığında mutlu olurdu mesela,

Ya da karşı komşu bizi kahveye çağırdığında ıslak çikolatalı kek de var yanında dediğinde çığlık atar başka bir evi görmenin sevincini yaşardık.

 

Şimdi bakıyorum yeni nesil çocuklarda mutsuz. Kimse mutlu değil.

Dün bir yazı okudum. Çok etkilendim.

 

Twitter'ın kurucusu ve CEO'su, milyarder Jack Dorsey'in günlük rutinleri ve mutlu olmak için yaptıklarını.

- Güne çok soğuk suyla dolu banyoya girerek başladığını belirten Dorsey "Hiçbir şey bana, oda sıcaklığından çıkıp buz gibi banyoya girmenin verdiği zihinsel özgüveni veremez. Eğer bu kadar küçük görünen ama can yakan bir şeyi yapmaya iradem varsa, hemen her şeyi yapabileceğimi hissediyorum" diyor.

 

- Dorsey gün içinde ise hiç yemek yemiyor. İlk ve tek yemeğini akşam 6 ile 9 arası yiyor. Menüde balık, tavuk ya da et ile yanında roka salatası, ıspanak ya da brüksel lahanası var. Ardından tatlı olarak orman meyveleri ve bitter çikolata yiyor, yanında kırmızı şarap içiyor. Cuma akşamı ise yemek yemiyor ve pazar akşamına kadar "oruç tutuyor". Nedeni mi? Çünkü ona göre "Günlerimiz çok yemek odaklı geçiyor".

Dorsey hafta sonu yemek yemeyi ilk bıraktığında garip hissettiğini ama sonra alıştığını anlattı: "İlk yaptığımda, sanırım 3. günüydü, halüsinasyon görüyormuş gibi hissettim. Garip bir histi. Ama sonraki yapışlarımda günlerimizin ne kadar yemek odaklı geçtiğini fark ettim. Ne kadar uzun oruç tutarsam zaman o kadar yavaşlıyor".

- 8 km mesafedeki ofisine yürüyerek gidiyor. Yürümenin ona düşünme ve podcast dinleme şansı verdiğini söyleyen Dorsey "Yürümekten çok koşuyor gibi görünüyorum. Olabildiğince çok güneş ışığı almaya çalışıyorum ve 9'da çalışmaya başlıyorum" diyor.

Düşünsenize;

 

Belki bundan 15-20 yıl sonra küçük minik hapların içine elektronik cipler koyacaklar ve sizler o hapları yutacaksınız. Bu cipler sizi kontrol edecek. Çünkü mutlu olmak isteyeceksiniz. Tek derdiniz burnunuzun dibinde göremediğiniz ruh eşiniz, o büyük aşk ya da sizi mutlu edeceğini düşündüğünüz itibarınızı nasıl bulmak olacak.

Artık psikologlara ya da psikiyatristlere de ihtiyaç kalmayacak. İnsanlar yapay zekâ hapları ile yönetilebilecek. Belki o haplarla bilgisayarların sizi yönetmesini ve mutluluk duygunuzu yükseltmenizi isteyeceksiniz. Biri yeter ki sizin kendinizi iyi hissetmenizi sağlasın isteyeceksiniz. Bu kendi kendinize gelişecek ve siz bunu fark etmeyeceksiniz. Çünkü zamanla çaresizliği öğreniyoruz. Lütfen kendinizi bir şekilde toparlamayı, az yemeyi, çok yürümeyi, âşık olmayı, sevdiğinizin peşinden gitmeyi, sevdiğiniz işi yapmayı, işinize yakın bir yerde yaşamayı düşünün.

 

Kendinizi gelişen bu yapay dünya üzerinde telef etmeyin. Her şey çok zengin olmak ve itibarlı olmak olsaydı emin olun hayal ettiğiniz hayatı JACK DORSEY yaşıyor olurdu. Kendi çözümlerinizi kendiniz bulun. Kendi mekanizmanızı kendiniz tanıyorsunuz. Bunu başarabilirsiniz. Hayatınızdaki fazlalıkları atın ve yeni bir düzen oluşturun. Gökyüzü sizi bunun için davet ediyor.

GÖKYÜZÜNDE NELER OLUYOR?

Ay Yengeç burcunda ilerliyor ve Kuzey düğüm ile kavuşup Satürn gezegenine karşıtlık yapıyor. Hem kendi yaralarınızı hem de sevdiklerinizin yaralarını sarmak, ilişkinizi içtenlikle gözden geçirip duygularınızı yenilemek için harika bir gündesiniz. Kariyerinizi yeniden düzenlemek için bazı fırsatlarla karşılaşabilirsiniz veya eskisinden daha fazla sorumluluklar üstlenebilirsiniz. 

 

 

Not: Astroloji ile ilgili paylaşımlarım www.mahmure.com sayfasında bulunmaktadır. Burçlarınıza göre yorum okumak isterseniz bu alanda okuyabilirsiniz. Bu köşe yazısında yazılan yazılar gökyüzünün durumuna göre sizlerin sorguladığı şeyleri tespit ederek yazdığım makalelerdir. Tekrar hatırlatmak isterim.

Çok sevgiler.

 

 

X