"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Seçenekleriniz korkularınızla sınırlıdır.

Günaydın haftanın sonuna yaklaşmaya başladık. Güne Ay Aslan burcunda devam edeceğiz. Egomuz ve isteklerimizin ön planda olacağı bir sürece giriyoruz. Sevmek ve sevilmek duygusu oldukça önem kazanacak. Sabah saatlerinde görüşmeler veya toplantılarınız adına keyifli bir süreç olabilir. Bu zaman diliminde yeni fırsatlar yaratmak size iyi gelecektir.

Bugün enerjinizi yüksek hissedeceğiniz için bunu doğru bir şekilde kontrol etmenizi tavsiye edebilirim. Pozitif yönde olan bu enerjiniz doğru kullanılmadığında abartılı ve aşırılık noktasına gelebilir. Bu da sizin hiç istemediğiniz gergin sonuçlara neden olabilir.

İşlerimizde oldukça uyum ve denge yakalamayı tercih etmeliyiz. İlişkilerimiz adına ise olumlu bir gün. Eğer yarım kalmış, kafanızı kurcalayan problemleriniz varsa bunları konuşmak için değerlendirebilirsiniz.

Bazı insanlar hayatta hiçbir gayeye sahip olmadan yaşarlar. Bu tipten olanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler. Onlar gitmez; ancak suyun akışına kapılarak akarlar. Sen ne için hazırsan o da senin için hazır olur. Yani hayatınızın olumsuz yönde gittiğini düşünüyorsanız belki de suyun içinde kayboluyorsunuzdur. Bugün hedeflerinizi ve taleplerinizi değerlendirmek için uygun bir zaman. Ne yapmak istiyorsanız bunun için kararlı bir duruş sergilemeniz size sonrasında iyi başarılar getirecektir.

Hayatta başarılı olmanın esaslı vasıtası karakter ve ahlak sağlamlığıdır. Eğitim kafayı geliştirmek demektir, belleği doldurmak değil. Eğitim her şeydir, şeftali bir vakitler acı bir bademdi. Karnabahar yüksek lisans ve master yapmış bir lahanadan başka bir şey değildir J

Mümkün oldukça hedeflerinizi belirleyin ve kendinizi geliştirecek konulara doğru cesur bir şekilde hareket edin. Kendiniz için insanlık için daha fazla ne yapabilirsiniz bunu iyice düşünün ve harekete geçin.

Gelelim günün Tavsiyeli Hikâyesine;

Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi. Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile. Bu adam, bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor? Birisi nasıl olduğunu sorsa; “Bomba gibiyim” diye yanıt verirdi hep.

“Bomba gibiyim.”  Jerry bir doğal motivasyoncuydu…

Yanında çalışanlardan biri, o gün, kötü bir günündeyse, Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı.

Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni… Bir gün Jerry’ye gittim.

Anlayamıyorum dedim.. Nasıl olur da, her zaman, her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun…

Nasıl başarıyorsun bunu?

Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerry bugün iki seçimin var: Havan ya iyi olacak, ya kötü derim. Havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda gene iki seçimim var: Kurban olmak, ya da ders almak.

Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim. Birisi bana bir şeyden şikâyete geldiğinde, gene iki seçimim var. Şikâyetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını göstermek. Ben hayatın olumlu yanlarını seçerim. Yok yahu, diye protesto ettim. Bu kadar kolay yani?

Evet. Kolay dedi Jerry..

Hayat seçimlerden ibarettir. Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının iyi ya da kötü olmasını seçersin…

Yani sen, hayatını nasıl yaşayacağını seçersin!

Jerry’nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu, uzun yıllar görmedim. Ama hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek yerine, seçim yapmayı tercih ettiğimde hep onu hatırladım. Yıllar sonra, Jerry’nin başına çok tatsız bir şey geldi. Soygun için gelen hırsızlar, paniğe kapılıp, Jerry’yi delik deşik etmişler… Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış.Taburcu edildiğinde, kurşunların bazıları hala vücudundaymış. Ben onu, olaydan altı ay sonra gördüm.

Nasılsın?  diye sorduğumda, Bomba gibiyim dedi Bomba gibi.

Olay sırasında neler hissettin Jerry dedim. Yerde yatarken, iki seçimim var diye düşündüm. Ya yaşamayı seçecektim, ya ölümü.

Ben yaşamayı seçtim.

Korkmadın mı, şuurunu kaybetmedin mi?

Ambulansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı. Bana hep iyileşeceksin merak etme dediler.

Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla sürerlerken, doktorların ve hemşirelerin yüzündeki ifadeyi görünce ilk defa korktum. Bu gözler bana; Bana adam ölmüş diyordu. Bir şeyler yapmazsam, biraz sonra ölü bir adam olacaktım gerçekten.. Ne yaptın? diye merakla sordum. Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak herhangi bir şeye alerjim olup olmadığını sordu.

Evet diye yanıt verdim.

Var..

Doktorlar ve hemşireler merakla sustular..

Derin bir nefes alarak kendimi toparladım ve bağırdım: Benim kurşunlara alerjim var!

Doktorlar ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım. Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin. Otopsi yapar gibi değil.

Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları sayesinde değil, kendi olumlu tavrının büyük katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana yeni ders oldu. Her gün, hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim ve her şeyin kendi seçimimize bağlı olduğunu.

Bu yazıyı okudunuz. Şimdi iki seçiminiz var: 1. Unutup gitmek. 2. Kesip saklamak, fotokopisini çıkarıp, dostlarınıza dağıtmak. Belki de ekran görüntüsü alıp göndermek, Ben, ikincisini seçip bunu sizlerle paylaşmayı tercih ettim.

 

Mutlu günler dilerim…

 

 

X