"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Önyargılarından kurtulamayanlar, hiçbir insanı anlayamaz

...

Günaydın yepyeni haftadan hepinize!

Kimi için stresli bir hafta, kimi için harika bir hafta, kimi için hiçbir anlamı olmayan bir haftaya daha giriş yapıyoruz.

Kiminiz bu köşeyi okurken elinde kâğıt kalemle okuyor not alıyor,

Kimi okurken aman gene ne yazmış bu çok bilmiş kadın diye okuyor,

Kimi okurken ben böyle şeylere inanmıyorum ama işte sadece öyle zaman geçsin diye bakıyorum diyor,

Kimi her gün köşeyi okuduktan sonra Allah razı olsun deyip bir de üzerine mailler atıyor, mesajlarla bir şekilde üzerimizde hakkınız var helal edin diyor,

Yani daha birçok şekilde bunu çoğaltabiliriz.

Niye mi böyle sıraladım?

Çünkü insanoğlunun olaylara nereden baktığı ile nasıl baktığı arasında çarpışma yaşamadığı sürece konun inceliğini anlamıyor.

Sizlerin de hayatı böyle aslında.

Birçok insan size bambaşka yerlerden bakıyor.

Hangi biriyle uğraşabilirsiniz? Soruyorum hangi biri?

Geçenlerde şöyle bir şey yaşadım.

Bir arkadaşımla bir cafe de oturuyorduk. Yaklaşık 1 saat sigarayı bırak, zaten çocukta düşünüyorsun zaten bırakacaksın, şimdiden bırak diye telkinli bir konuşma yapıyordum.

Bu konuşmayı yapmaya tetikleyen en önemli unsurlardan birisi de dışarıda titreyerek bir soba başında oturmaya çalışmamızdı.

Kendisi iki dakika lavaboya kadar gitti. Bende telefonumla oynuyordum. Birden mekânda ufak bir hareketlenme oldu. Meğerse mekânın dışında da sigara içilmesi yasakmış ve bu yüzden uzmanlar denetime gelip kontrol yapıyorlarmış. Sigara içenler profesyonel olduğu için bu konuda hemen sigaralarını topladılar. Tabi ben olayı anlamadım. Masada sigara paketi ve çakmak duruyordu. Direk bizim oturduğumuz masaya geldi resmi çekti ve söylenmeye başladı.

Direk dedi ki: “kızım yazık genceciksin neden içiyorsun şu pis şeyi, At şu sigarayı içme bırak gitsin dedi. Bende cevap olarak beyefendi ben içmiyorum arkadaşımın sigarası. Herkesin kendi tercihi bir şey denmiyor. Şimdi gelecek kaldırır” dedim.

Bana cevap olarak şöyle dedi: “Evet kızım hep öyle zaten hep başkası içer. Kimse içtiğini kabul etmez. Biz sorarız, başkası içer. Siz içmezsiniz dedi.”

Hobaaa, buyur buradan yak!

Dedim ki: “Ben gerçekten içmiyorum”

Sonra bunu derken bu adamcağıza neden hesap verdiğimi anlamaya çalışıyorum.

Savunma sistemim harekete geçti.

Amca kararlıydı. Beni zorlamaya devam ediyordu.

“Bari içiyorsunuz arkasında durun be kızım” demez mi?

İçimden dedim ki üzerine birde yalancı olduk görüyor musun?

Neredeyse teste girip hiç içmediğime dair belge sunacağım, o kadar zoruma gitmiş durumda konu.

Allahtan bizim kız geldi masaya. Ne oluyor burada dedi. Dedim denetim yapıyorlar, böyle böyle. Kendisi bir yay kadını olarak size ne, hesap mı vereceğiz neyse cezam öderim dedi. Falan filan toparlandık gittik.

Yani konuyu uzatmadan kısaca şunu demeye çalışıyorum. Ben yıllarca sigara içmeyen ve karşı olan bir kişi olarak, arkadaşımın birden masadan kalkmasıyla amcanın önyargısıyla mücadele vermek durumunda kaldım. Düşünsenize sizi tanımayan bilmeyen birinin sadece o an masa da gördüğü şeyle net bir fikri olması.

Şimdi konuya hemen içmek suç mu ne var diye bakabilirsiniz. İçersin içmezsin buna kimse karışamaz. Olayı tutupta bu noktadan dar bir bakış açısı ile değerlendirmeyin. Yani sigara içenler kızmasın demeye çalışıyorum. Burada anlatmak istediğim başka bir konu var. Buna odaklanın.

Ben bu hikâyede, aslında hiç size ait olmayan şeylerle nasıl suçlanabileceğinizi ve bir insanın önyargısının nasıl sonuçlar getireceğini ifade etmeye çalışıyorum.

Yani sigara paketi birinin önünde diye o sigara içiyor anlamına gelmiyor ya da bir kadınla erkek konuşuyor diye onlar sevgili olmuyor, ya da sizi bir arkadaşınız aradı diye diğer arkadaşınıza söylemediğiniz için sinsi biri değilsiniz. Sevgilinizi arayamadığınız için ya da eşiniz telefonunu size vermediği için hayatında başka biri var demek olmuyor.

Bu örnekleri milyon tane çoğaltabiliriz.

Hiç kimseye karşı bir inancımız kalmamış durumda.

Tahammülümüz yok.

Hayatımız ve iç dünyamız o kadar gürültülü ki, Biri bir şeyi ben içmiyorum ya da ben yapmadım derken kesinlikle doğru olmadığını düşünüyoruz. 

Tükenmişlik yaşıyoruz.

İlişkiler ve nice sevgiler bu sebepten bitiyor.

Empati yeteneğimiz artık yok.

Kabul ediyorum şartlar zor ve şartlar bizi bu noktaya getiriyor.

Ben size her önünüze gelene ya da her olaya inanın demiyorum.

“Ben size her gördüğünüze hemen inanmayın” diyorum.

Her olay genelinde bambaşka bir şekilde gelişmiş olabilir. Bir şeylere zaman verin.

Mesela o amcanın benim hayatımda en büyük öğretisi buydu. Çünkü ben kendi hayatım içinde birkaç saat önce bir olay hakkında empati yapmadan bir önyargıda bulunmuştum.

Amca tarafından, bana ait olmayan bir suçlama ile karşı karşıya kalınca her şeyi o an anladım. Büyük bir aynaydı benim için.

Benimde kendi hayatım içinde yaşadığım olaya bakış acım “gerçekten sigara paketini birinin önünde görüp evet bu sigara içiyor” demem gibiydi.

Aradan 3 gün geçtikten sonra gerçekten o düşündüğüm olayın öyle gerçekleşmediğini öğrendiğim de amca aklıma geldi. Büyük bir farkındalıktı. Ne kadar teşekkür etsem az.

Gökyüzü, bilim ve hayatı anlamak nasıl büyük bir sakinlik.

Matematikte nasıl biliyorsanız 2 çarpı 2’nin dört edeceğini ve sonucun başka bir sayı çıkma ihtimali olmadığını?

Işte Allah’ın kurduğu bu mekanizmada da hayatınızdaki olayları neden yaşadığınızı anladığınız da çıkan sonucun eninde sonunda iyi olacağını bilmek böyle bir huzur…

Dememiz o ki; bu aralar bu amcalardan çok olabilir. Malum 12-13-14-15 Şubat tarihlerinde Mars ve Uranüs son kavuşumlarını gerçekleştirecek. Gökyüzünde bir anlam ve bir farklılık var. Bir değişim başlıyor. Ama sizin bu değişimi bulmanız için birileri olacak hayatınızda. Bu amca belki eşiniz belki sevgiliniz belki kardeşiniz vs…

Bu değişimi tek başına yapamazsınız. Birinin sizi tetiklemesi gerekecek. Sakince durun ve yaşadıklarınızı anlamlandırın. Hırçın, öfkeli ve duygusuz olmayın.

Hiçbir şeyi görmezden gelmeyin.

Yaşantınıza uğrayan her insanın sizin hayatınızda bir sebebi ve bir nedeni var.

Bunları idrak edin. Kimsenin peşinden koşmayın. Kimseyi hayatınızda körü körüne tutmak için ısrarcı olmayın.

Birden terk edilebilirsiniz,

Birden işyeri ile kavga edebilirsiniz,

Birden şehir değiştirme kararı alabilirsiniz,

Birden evlenebilirsiniz,

Birden ayrılabilirsiniz,

Birden yepyeni bir ilişkiye başlayabilirsiniz,

Birden ile başlayan hikayenize göre birçok cümle kurabilirsiniz.

Benim temennim BİRDEN yaşantınızın en güzel günlerini yaşamaya başlıyor olmanız olacaktır. Aşk dolu, huzur dolu, sağlık dolu bir şekilde diliyorum.

Şairin dediği gibi; 

“Bir daha yüzüme kapanan hiçbir kapının arasına elimi koymayacağım”

Koymayın…

Mutlu günler dilerim… 

BUGÜN GÖKYÜZÜNDE NELER OLUYOR?

Ay Boğa burcunda ilerliyor. Bugün huzurunuzu bozan ve dikkatinizi dağıtan şeyler önemini yitirmeye başlıyor. Daha sabırlı ve istikrarlı davranarak konforunuza öncelik vereceğiniz bir gün geneli. Kendinizi harekete geçirmek için cesareti kırılmış hissedebilirsiniz. Bazı insanların olumsuz yargılarına karşı kulak tıkamanız yerinde olacak. Önyargılarınızdan sıyrılmayı başarırsanız çok daha büyük işler başarıyor olacaksınız.

 

 

X