"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Okuyucu: Astrologlar psikolojimi bozuyor

Günaydın hepinize yeni bir haftaya başlıyoruz tüm hızımızla. Bu sefer başlık neden böyle bakalım.

Ay tutulması gelmiş çatmış tüm astrologlar felaket senaryoları içinde diye şikâyetçisiniz ve ne yapacağınız bilemez halde her şeyi okuyorsunuz.

Tek anladığınız şey dikkatli olacaksınız.

Tam dikkatli olacaksınız ve kesin kararlısınız eski sevgiliniz elinde güller ve cebinde bir tek taşla evlilik teklifi etmeye gelmiş. İşte 5 yıldır beklediğiniz an geldi çattı. Ama bir açtınız ki falan astrolog evlenme teklifini kabul etmeyin Merkür geriliyor dedi. Eee ne olacak şimdi?

Hayatının teklifi gelmiş çatmış?

Ne yapacaksınız?

Astrolojiyi biz mi size anlatmayı başaramadık siz mi bizi anlayamadınız bilmiyorum ama en büyük sorunun kendi aklımıza güven duyarak ilerliyor olmamızdan ötürü olduğuna artık eminim.

Yani sanırım ailelerimiz, ya da okul dönemi öğretmenlerimiz bizlere kriz yönetmeyi veya herhangi bir kriz anıyla nasıl başa çıkabileceğimizi, aklımızı nasıl kullanacağımızı bahsetmek yerine hep hazır olanı sundular.

Siz kendi içinizde başa çıkamadığınız sorunlar yüzünden veya yaptığınız hatalar yüzünden astrologların verdiği uyarılardan bunalabilirsiniz. Bu çok doğal. Çünkü astrologlar sizlere 18 yaşını geçmiş yetişkin bir birey gibi davranamıyorlar. Sizlere hayatı yeni öğrenmeye çalışan 3 yaşındaki çocuk gibi davranıyorlar.

Şöyle düşünün çaydanlık sıcak ve ortada duruyor. 18 yaşındaki bir birey buna dokunur mu?

Dokunmaz!

3 yaşındaki çocuk buna dokunur mu?

Evet, koşa koşa gider dokunur ve ağlar…

Çünkü biri aklını kullanır, tecrübelerini kullanır ve bununla ilgili bir yaşanmışlık vardır bu alanda muhakeme eder. Diğer 3 yaşında korunmaya ihtiyacı olan çocuk için bir sınırlandırma getirilir. Oraya dokunma, yanarsın denir. Hatta sırf dokunmasın diye çaydanlıktan öcü çıkacak bile denilir. Çünkü amaç çocuğun oraya dokunmamasını sağlamaktır.

 Edgar Cayce şöyle der:

İstatistik, matematiksel bir bilim dalıdır.

Fizik ve diğer bi­limsel çalışmalarda sık sık kullanılır. Bu bilim yardımıyla rast­lantı sonucu toplanan çeşitli veri biçimleri işlenmektedir. Veri kümesinin dağılımı düzenli ya da düzensiz olabilir ve her iki­si de bu bilim dalının kapsamı içine girer. İstatistiğin bir dalı (Gauss dağılımı), eşit dağılan olasılıklardan söz etmektedir. Toplanan rastlantısal veri miktarı yeterince büyükse ve "normal" bir dağılıma sahipse, uygun denklemler kullanarak bunun olası sonuçlarını öngörmek mümkündür.

Gerçekte istatistik bir çeşit entelektüel gelecek öngörmektir.

Madeni parayla oynanan yazı tura oyununda olduğu gibi, tüm değişkenler için eşit olasılıkla yazı ya da tura geleceği varsayılır.

Hatırlarsınız matematikte konu anlatımı vardır olasıklar ve faktöriyeller üzerine.

Yazı mı gelir? Tura mı gelir?

Hangi olasılık?

Bu nedenle söz konusu matematiksel bilimin öngörüleri, tıpkı astrolojik öngörülerde olduğu gibi sık sık sorgulanır. Öyle de olsa, istatistikle birçok yararlı iş başarılmıştır.

Yaşamın sadece maddi ya da fiziksel bir ifade tarzı olmadığını görebilen kişinin, (manevi yaşamın) var olduğuna inanması zor olmasa gerekir. Yolunu yitiren kimseler ya da el yordamıyla, kuşku ve korku içinde ilerlemeye çalışanlar, yaşlanma sürecinde (yılları yıllara eklerken) ve cezaya çarptırılma endişesiyle kendilerine yardım gelmesini bekliyorlar; huzur içinde yaşamak, umut etmek ve inanmak istiyorlar. Oysa yaşamın bizatihi kendisi ve maddi alemdeki görüntüsü elektronik bir enerji niteliğidir.

Şimdi bir çoğunuz içinizden “bırak Aygül Hanım Edgar Cayce filan, sen söyle evlilik teklifini yukarıdaki kız kabul etsin mi etmesin mi?”  der gibisiniz. İşte oldunuz mu 3 yaşındaki bebek!

 Sizler kendi kararlarınızı verebilen, kendi ortam şartlarınızı koşullarınızı sizi doğuran anne ve babalarınızdan bile daha iyi bilen insanlarsınız. Bir astroloğun size orası geriliyor burası ileri gidiyor, yok tutuluyorsun dediği için hayallerinizi ertelemesine sizi sınırlandırmasına izin veremezsiniz.

Astrolojinin böyle bir ahlakı ve kültürü yok.18 yıldır bu iş içindeyim. Astroloji beni asla engellemedi aksine bugün ki konumumu, Allah’ın bana bahşettiği bu ilme borçluyum. Sizlerde bu ilme daha saygın ve akıllı bir yaklaşım içinde olmalısınız. Hayatınızın değişmesi için buna emek verin. Astroloji kendini bilmektir,

Kendinizi anlayın.

Tasavvufta çok güzel bir söz vardır…

Kendini bil, rabbini bil ve tekâmül et…

Oğlak burcundaki ay tutulması yazısını mahmure.hurriyet.com.tr sayfasından okuyabilirsiniz. Yarın gerçekleşecek olan Ay tutulmasını ise sevgili Yazar dostum Cengiz Semercioğlu’nun TV100’deki programında sabah 10:30’da izleyebilirsiniz.

Diğer detayları takip etmek isterseniz sosyal medya hesabım instagram ve twitterdan @astromatik  takip edebilirsiniz.

 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günün 3.yıl dönümünü ve bu vatan için canını hiçe saymış, şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.

 Mutlu günler dilerim…

X