"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Ocak 2020, 500 yılda görmediğimiz yönleri getiriyor.

Günaydın hepinize yepyeni bir günden ve yepyeni bir haftadan…

 

Düşünsenize 2020 yılına gireli sadece 13 gün oldu…

Görmediğimiz ve duymadığımız şeylere tanıklık ediyoruz.

Hepinizin aklında deli dolu sorular var. Evvela astroloji okuyucuları bunlara çok öncelerden bile hazırdı. Çünkü hepimiz defalarca yazdık, çizdik.

Tabii bir yandan da bir o kadar da bilgi kirliliği var.

Bana öyle mesajlar atıyorsunuz ki gerçekten şaşkın bir ifade ile okuyorum. Diğer astrologlar “işte bu gece titreşim yüksek dikkat edin deprem olur” demiş.

Kimi demiş ki şu tarihte şu olacak vs… gibi tüm hayatınızı alt üst edecek şeylerle karşı karşıya sizler bırakmış gibi panikliyorsunuz.  

 

Paniklemeyin!

Böyle şeyleri bilmek gerçekten mümkün değil. Öncelikle bu fikre tüm samimiyetinizle inanmalısınız. Bir doktor bile kan değerlerine bakarak ne hastalığı olduğuna kişi üzerinde karar veremiyor. Birçok neden ve koşula bağlı yaşıyoruz. İnsanoğlunun önceden doğal afetleri bilmesi gerekseydi eminim ki Allah buna izin verirdi. Ama bunu bilmemiz istenmemiş. Sadece bunu öngörerek akıllıca yaşanmamız istenmiş. Tedbir bizden takdir Allahtan…

 

Bir astrolog yazdığı makalenin içinden aldığı bir bilgiyi, “bakın ben bildim bunu” diye paylaşıyorsa doğru yerde olmayabilirsiniz. Burayı bir daha sorgulayın. Lütfen rica ediyorum sizlere korku veren ve bakın ben nasıl biliyorum diye kendini anlatmaya çalışan içsel olarak güç zehirlenmesi yaşayan kişilere karşı belli ölçüde hareket edin. Kimse bir şeyi bilemez.

 

Sadece bir öngörüde bulunursunuz ve iyi bir okuyucu zaten bunu tespit eder. Takdir görmek için bunları yayınlamanın doğru olmadığını düşünüyorum.

 

Milyonlarca insan buralara gelip yazılar okuyor. İçlerinden psikolojik durumu biraz bozuk olan biri buradaki olumsuz bir yorumu çok kötü algılayabilir. Bu yüzden hem meslektaşlarıma rica ediyorum hem de okuyucularıma rica ediyorum. Bazı konuları ve durumları ayrıştırıp sadeleştirerek gidin. Mutlaka kendi doğum haritanızı öğrenme yönünde girişimlerde bulunun!

 

Twitter da Astronom ve bilim kadını bir öğretim görevlisi benimle dalga geçmiş!

Bir hanımefendi ve üniversite milyonlarca genç yetiştiren bilim kadını sosyal medyada benim twitter profilimin görselini almış, resmimin üzerine balkabağı resmi koymuş. Benim hesabımda bilim insanı, araştırmacı, yazar ifadeleri yazıyor. Bunu yuvarlak içine alıp şu şekilde alıntılamış.

 

Üzerine de şöyle yazmış:

 

“Defalarca sahte bilim seminerlerine katıldım ve astronomlardan ayrıntıları öğrendim. Gerçeği birinden öğrenmesem de mantığımla astrolojinin safsata olduğunu anladım. Bir kişi hem astroloji ile halkı aldatıp hem de bilim insanı olamaz. Lütfen bunlara kanmayın” diye ifşa ediyorum demiş.

 

Altındaki utanç verici ve kalbim sıkışarak okuduğum yorumları ben size yazamayacağım ama kısaca çoğu üniversitede öğretim görevlisi olan bir kitle bu hesabı ifşa edelim vs diye devam etmişler. Aynı zamanda benim twitterdaki profilimdeki sabit twittim ile de dalga geçmeye devam etmişler.

 

Sabit twittim de şu yazıyor: “Bilim insanı hemen sonuç almayı hedeflemez. Fikirlerinin hemen kabul görmesini beklemez. Onun işi çiftçinin işine benzer. İstikbal için çalışır. Görevi gelecek nesil için temeli kurup yönü işaret etmektir. Yaşar, emek verir ve umur eder. Astrolojide gelecek yıllar içinde umut vadediyor.” Bu yazdığımın da ekran görüntüsünü alıp şöyle devam ediyorlar: Şuna bak bide ajitasyon yapıp milleti iyice dolandırıyor.

 

Şimdi ben size bunları niye paylaştım. Evet kısa bir süre “Astroloji” adına bu duruma üzüldüm ama Astrolojinin bu tür durumları hiç umursamadığı aklıma geldi ve atlattım.

 

Beni düşündüren daha vahim bir konu vardı.

Bizler zaten astroloji bilimdir demiyoruz. Astrolojinin bilim olması için bir çiftçi gibi deneylerle çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaları yaparken incecik bir kalbimiz ve güçlü bir ruhumuz oluyor. İnsan olma savaşı seviyoruz. “Bilim insanı” olma kavramında sadece bilim kısmında kalmak yerine gerçek bir insan olmak için savaş veriyoruz.

Geçelim şimdi astroloji var yok kısmını.

Tamam sizin dediğiniz olsun…

 

Peki soruyorum şimdi size?

Üniversitede ders veren ve bilim insanı olduğunu söyleyen biri için bu kadar yargılayıcı ve insanı aşağılayıcı bir ifade ile rencide etmek yakışıyor mu? Toplum önünde bu şekilde konuşmanız ve aşağılamanız ne kadar bilimsel?

 

Bugüne kadar 1000’den fazla makale yayınlamışım ve bu işi defalarca ifade etmişim.

Hiçbir yazımı ve görüşümü okumadan öyle oturduğunuz yerden bu üslup ile yazmak neden?

 

Şimdi asıl soruya geldim.

 

Sizin gencecik pırıl pırıl öğrencileriniz neler yapıyor?

Şahsi egonuzu onların üzerinde acaba nasıl kullanıyorsunuz?

Attığınız twitte demişsiniz ya “gerçeği birinden öğrenmeme gerek bile yok, aslında mantığım bana aptalca olduğunu söylüyor” diye…

 

Siz gerçekleri öğrenmeden sadece mantığınızla kaç öğrencinizi üzdünüz…

 

Boşverin astrolojiyi, bilimi, tarihi vs…

Her gün yaşamı nasıl gözü tok ve mutlu bir şekilde bırakabilirim diye düşünün.

Sevginizi verin...

Umursamaz bir kibrin boşluğunda anlamsızca savrulmayın…

O kibrin içinden kendinizi çekip kurtarın…

Aslında astrolojiyi de beni de tanısanız seversiniz :)

Kim bilir belki astrolojiye çok ihtiyacınız vardır…

Mutlu günler dilerim…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

X