"Aygül Aydın" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aygül Aydın" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Aygül Aydın

Korkularınıza yenilmeyin, yenilirseniz kalbinizle konuşamazsınız!

Ve haftanın son gününe gelmiş bulunuyoruz. Bir haftayı daha hızlı bir şekilde geçirdik. Cuma günü boyunca Ay Başak burcunda hareket edecek. Dün ki konuların ve hissedilen duyguların daha güçlü bir şekilde önünüze gelmesi söz konusu olabilir.

Sözsel ifadelerimize dikkat etmemiz gereken bir zaman dilimindeyiz. Olumlu anlamda bu etkiyi kullanacak olursak insanlar üzerinde etkili konuşmalar yapabiliriz. Olumsuz anlamda kullanmak isterseniz de geri dönüşü mümkün olmayan sözler sarf etmeye açık bir zaman dilimi de diyebiliriz. Her şeyin kontrol altında olduğuna kendinize inandırmak isterken kontrolsüz davranışlar içerisine girebilirsiniz. Bugün gerekli olanı kabullenip uyum sağlamaya doğru yönelik olmalısınız. Düzene ve mükemmele düşkünlüğünüzü eleştiri bağımlılığı ile birleştirip hoşgörüsüz davranışlar içerisinde olmamalısınız. Değişken koşullara ancak ayrıntılı bir incelemeden sonra yaklaşım sergilemeyin. Değişken durumlara hızlı adaptasyon sağlayın. Bir şeyi sevmeniz veya kabul etmeniz için şartların illaki uygun olması gerekmemektedir. Özellikle akşam saatlerinde kusur bulmaya, vazgeçmeye, imrenmeye ve küsmeye eğilimli davranışlardan kaçının. Akşam saatlerinde ilişkilerimize bakış açımız daha hırslı bir pencereden bakmaya yönelik olabilir. Bir anda ümitsizliğe kapılıp, kendimizi çaresiz hissedebiliriz. Aynı zamanda hatalarımızın da farkına varacağımız bir zaman dilimi. Eğer bugün umutsuzluk, baskı ve tatminsizlik duygularını yenebilirseniz önünüzde hiçbir engel kalmayacaktır. Korkularınıza karşı daha güçlü ve cesur durun. Eski bağımlılıklarınızı tekrar sorgulamanız size iyi gelmeyecektir. Bundan emin olup kendi motivasyonunuzu korumalı ve korkularınızı yenerek kalbinizle konuşmalısınız. Cevap orada mutlaka olacaktır.

Günün Tavsiyeli Hikâyesine gelecek olursak; Bu hepimizin bildiği ama çok kolay unuttuğu güzel bir hikâye. Naçizane ufak bir hatırlatma olarak bahsediyorum.

Thomas Edison bir gün eve geldiğinde annesine bir kâğıt verdi ve “Bu kâğıdı öğretmenim verdi ve sadece sana vermemi tembihledi”. Dedi.

Annesi kâğıdı okurken gözyaşlarına hâkim olmakta oldukça zorlandı. Oğlu sordu ne yazıyor diye. Oğlunun meraklı olduğunu bildiği için bu durumu düzgün anımsaması adına sesli olarak okudu: “Oğlunuz bir dahi. Bu okul onun için çok küçük ve onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz yok. Lütfen onu kendiniz eğitin.”

Aradan uzun yıllar geçtikten sonra Edison’un annesi vefat ettiğinde, o artık yüzyılın en büyük bilim adamlarından biriydi ve bir gün eski aile eşyalarını karıştırırken birden bir çekmecenin köşesinde katlı halde bir kâğıt buldu ve alıp açtı.

Kâğıtta “Oğlunuz “şaşkın” (akıl hastası) bir çocuktur. Artık kendisinin okulumuza gelmesine izin vermiyoruz…” yazılıydı.

Edison saatlerce ağladıktan sonra günlüğüne şu satırları yazdı: 

Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dâhisi haline getirilmiş, “şaşkın” bir çocuktu.

Dememiz o ki; Düşlerini neyle suladığına dikkat et. Ya da kimlerin senin düşlerini sulamasına izin verdiğine, belki de senin kimlerin düşlerini sulama ihtimalin olduğuna… Düşlerini endişe ve korkuyla sularsan, yaşamını adeta boğan yabani otlar biçersin. Şayet iyimserlikle, çözümlerle sularsan, başarı seçersin. Negatif olanı eleştirip karşı çıkarken bile hayatta dengeyi muhafaza ediniz ve pozitif olanı seçiniz. İnsan bu hayata iki şey için doğmuştur düşünmek ve eyleme geçmek için. Herkes hata yapabilir asıl büyük hata o hatada ısrarcı olarak devam etmektir. Sorunlarını tanımla ama gücünü ve enerjini çözümlere ver! Unutma acı çektikçe büyürsün kaçtıkça küçülürsün…

Mutlu günler dilerim.

X